ne yiyerek diyet yapmalıyım ? nasıl kilo verebilirim ? kilo verme hakkında önemli ipuçları burada !!!!
1: Patates ve ekmek tüketmek kilo aldırır:
Aslında tam tersidir diyebiliriz. Nişasta içeren sebzeler ve ekmek (sadece kepek ekmeği), vücudunuzda beyinden kaslara kadar ihtiyacınız olan kaliteli karbonhidratı içerirler. Elbette ekmeğinizin üzerini tereyağı ile kaplar veya patatesi haşlanmış değil de kızartma olarak tercih ederseniz, kalorileri üçe dörde katlarsınız.
2: Yemekten önce bir bardak su içmek iştahı keser:
Hem evet hem de hayır diyebiliriz. Su eğer yemekle birleştirildiyse, iştahı hafifletmekte yardımcı olur. Örnek olarak, çorba ve meyve suyunu gösterebiliriz. Yapılan bir araştırmada, bir grup kadına tavuk çorbası içirilirken, diğer gruba ise bir bardak su ve pirinçli tavuk yemeği yedirildi. Dr. Elizabeth Somer önderliğinde yapılan bu çalışmada, tavuk çorbası içen grup kendini daha doymuş hissederken, bunun yanında yüzde 27 daha az kalori almış oldu. Bu kuralın sadece bir istisnai durumu bulunuyor... Bazen açlık ve susuzluğu karıştırıyor olabilirsiniz. Kendinizi çok aç hissettiğiniz zamanlarda büyük bir bardak su için. Biraz bekledikten sonra hala açlık hissetmiyorsanız, vücudunuzun o an neye ihtiyacı olduğunu çözüp, gerekeni yapmışsınızdır.
3: Karides, istiridye gibi su kabukluları, kolestrol açısından çok zengindir:
Bir tarafta bu önermenin doğruluk payı vardır. Bir avuç karidesin, günlük kolestrolünüzün 3/1 fazlasına denk geldiği de doğrudur. Fakat ilginç olan bir durum var ! Karidesler doymuş yağ oranı açısından düşük değerlere sahiptir ve sağlıklı omega 3 yağ asitlerini bünyelerinde bulundururlar. Güney Kaliforniya Üniversitesi kapsamında yapılan çalışmada, karides ve diğer su kabuklularının her hafta 1 kez tüketilmesinin, kalp krizi riskini %59 azalttığı ortaya çıkıyor
4: Ara sıra yenilen fast-food zararlı değildir:
Aslında bu noktada 'ara sıra' teriminin sizin için ne ifade ettiği önemlidir. Eğer 'ara sıra' sizin için her Cuma akşamı demekse, bu önerme sizin için doğru olmaz. Eğer her birkaç ayda bir anlamına geliyorsa ve vücut ölçüleriniz sağlıklı değerlerdeyse, hatta bol sebze, badem, ve tam buğday tüketiyorsanız doğrudur. Ama çok azımız tamamen istediğimiz vücutlara sahibiz. Eğer canınız çekiyor ve fast-food yemek istiyorsanız, sonrasında 1-1.5 saat yürümeyi kesinlikle ihmal etmeyin.
5: Kadınlar menapoz sonrası doğal olarak kilo alırlar:
Evet suçlanabilecek birçok şey var! Akneden tutun da pre-menstural sendromun dahilindeki hormon değişikliklerine kadar! Bu noktada, fiziksel egzersizlerin kesilmemesi gerekiyor. Eğer ki düzenli egzersize devam edilirse, birbirini takiben aynı sonuçları veren çalışmaların ışığında, kadınların menopoz sonrası kilo almamaları sağlanabiliyor. Tek sır egzersizde!
6: Gazlı içeceklerin diyetleri zarar vermez:
İlk olarak size gerçek öneriyi verelim. Su, taze sıkılmış meyve suyu ve yeşil çaydan asla vazgeçmeyin. Bu içecekleri diyet gazlı içeceklerin yerine mümkün olduğunca fazla tüketin. Hem diyet hem de diyet olmayan gazlı içecekler, böbrek rahatsızlıkları ve kalp hastalıkları riskini artırır, bununla beraber diş minelerine zararlı asitleri barındırırlar.
haber3
Nisan 2008 içindeki 82 yayından en yeni 40 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Nisan 2008 içindeki 82 yayından en yeni 40 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
yaşlanmayı durdurmak, genç kalmak ve genç görünmek mümkün mü ?
Yeni geliştirilen dermatokozmetik ürün grubu AFA'lar; kırışıklıkların giderilmesini sağlıyor, yeni kırışıklıkların oluşmasını engelliyor ve cilt lekelerini tedavi ediyor.Y ılların birer kanıtı olarak yüzümüzde beliren çizgilere meydan okuyan kadınlara müjde!
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar; çok yeni geliştirilmiş dermakozmetik ürün grubu 'AFA'larla uygulanan peeling yönteminin, ciltte çok güçlü antiaging etki yarattığını belirtti. AFA Peeling sisteminde, 6 seans sonunda ciltteki kırışıklıkların azaldığını ve lekelerin tedavi edilebildiğini vurgulayan Dr. Dündar, medikal cilt bakımında etkili bir seçenek olan 'AFA'larla ilgili bilgiler verdi:
'AFA'lar nedir? 'AFA'lar; çok yeni geliştirilmiş dermatokozmetik ürün grubudur.
Cildi yaşlanmaya karşı koruyor ve yaşlılık belirtilerini geriletiyor. Çeşitli nedenlere bağlı gelişen cilt lekelerinin ve akne vulgarisin tedavisinde, gerek tek başına gerekse mevcut tedaviye destek olarak kullanılabiliyor.
Ciltte nasıl etkiler bırakıyor?
Çok güçlü anti-aging etki yaratır.
Cildi yeniler, kırışıklıkları azaltır.
Cilde yoğun nem tutucu etki sağlar.
Etkileri hızlıdır.
Cilt üzerindeki soyucu etkileri güçlüdür.
Cilt lekelerinde üstün terapötik etki sağlar.
Herhangi bir yan etkisi olur mu?
En hassas ciltlerde dahi güvenle kullanılır. Güneş hassasiyeti de yaratmaz.
'AFA'lar hangi alanlarda kullanılabilir?
Güneş, yaşlılık ve hamilelik gibi çeşitli nedenlere bağlı oluşan cilt lekelerine karşı koruyucu ve tedaviyi destekleyici etkidedir.
Kırışıklıkların giderilmesini sağlar, yeni kırışıklıkların oluşmalarını engeller.
Akne tedavisi sonrası oluşmuş izlerin tedavisinde etkilidir.
Cildin yenilenmesi, daha sağlıklı ve canlı görünüme ulaşmasını sağlayan genel cilt bakımında anti-aging etkileri nedeniyle önerilir.
En sağlıklı sonucu alabilmek için AFA Peeling sistemi nasıl uygulanmalı?
Bir uzman gözetiminde başlayan ve daha sonra yine uzmanın önerdiği ev ürünleriyle devam eden AFA Peeling sisteminde hedeflenen sonucun alınması için şu kurallara uyulmasında fayda var:
En az 6 kez AFA Gel seansı uygulanmalı. n Seanslar haftada bir ya da iki haftada bir kez uygulanmalı.
6 seanslık kür tamamlandığında, hastalar AFA GEL EV programına kaydırılarak, uzmanın önereceği ev ürünleri ile tedavisine kendi kendine devam edebilir.
6 kürlük muayenehane uygulaması 6 ayda bir tekrarlanabilir.
AFA Peeling programı öncesinde dikkat edilmesi gereken noktalar var mı?
Uygulamadan bir önceki gece hasta, AFA Gel ve/veya Retinoik asit gibi soyucu ürün kullanmamalı.
Erkekler işlemden hemen önce tıraş olmamalı.
Kadınlar son bir hafta içinde tüy dökücü işlem uygulamamalı.
bugün
Yeni geliştirilen dermatokozmetik ürün grubu AFA'lar; kırışıklıkların giderilmesini sağlıyor, yeni kırışıklıkların oluşmasını engelliyor ve cilt lekelerini tedavi ediyor.Y ılların birer kanıtı olarak yüzümüzde beliren çizgilere meydan okuyan kadınlara müjde!
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar; çok yeni geliştirilmiş dermakozmetik ürün grubu 'AFA'larla uygulanan peeling yönteminin, ciltte çok güçlü antiaging etki yarattığını belirtti. AFA Peeling sisteminde, 6 seans sonunda ciltteki kırışıklıkların azaldığını ve lekelerin tedavi edilebildiğini vurgulayan Dr. Dündar, medikal cilt bakımında etkili bir seçenek olan 'AFA'larla ilgili bilgiler verdi:
'AFA'lar nedir? 'AFA'lar; çok yeni geliştirilmiş dermatokozmetik ürün grubudur.
Cildi yaşlanmaya karşı koruyor ve yaşlılık belirtilerini geriletiyor. Çeşitli nedenlere bağlı gelişen cilt lekelerinin ve akne vulgarisin tedavisinde, gerek tek başına gerekse mevcut tedaviye destek olarak kullanılabiliyor.
Ciltte nasıl etkiler bırakıyor?
Çok güçlü anti-aging etki yaratır.
Cildi yeniler, kırışıklıkları azaltır.
Cilde yoğun nem tutucu etki sağlar.
Etkileri hızlıdır.
Cilt üzerindeki soyucu etkileri güçlüdür.
Cilt lekelerinde üstün terapötik etki sağlar.
Herhangi bir yan etkisi olur mu?
En hassas ciltlerde dahi güvenle kullanılır. Güneş hassasiyeti de yaratmaz.
'AFA'lar hangi alanlarda kullanılabilir?
Güneş, yaşlılık ve hamilelik gibi çeşitli nedenlere bağlı oluşan cilt lekelerine karşı koruyucu ve tedaviyi destekleyici etkidedir.
Kırışıklıkların giderilmesini sağlar, yeni kırışıklıkların oluşmalarını engeller.
Akne tedavisi sonrası oluşmuş izlerin tedavisinde etkilidir.
Cildin yenilenmesi, daha sağlıklı ve canlı görünüme ulaşmasını sağlayan genel cilt bakımında anti-aging etkileri nedeniyle önerilir.
En sağlıklı sonucu alabilmek için AFA Peeling sistemi nasıl uygulanmalı?
Bir uzman gözetiminde başlayan ve daha sonra yine uzmanın önerdiği ev ürünleriyle devam eden AFA Peeling sisteminde hedeflenen sonucun alınması için şu kurallara uyulmasında fayda var:
En az 6 kez AFA Gel seansı uygulanmalı. n Seanslar haftada bir ya da iki haftada bir kez uygulanmalı.
6 seanslık kür tamamlandığında, hastalar AFA GEL EV programına kaydırılarak, uzmanın önereceği ev ürünleri ile tedavisine kendi kendine devam edebilir.
6 kürlük muayenehane uygulaması 6 ayda bir tekrarlanabilir.
AFA Peeling programı öncesinde dikkat edilmesi gereken noktalar var mı?
Uygulamadan bir önceki gece hasta, AFA Gel ve/veya Retinoik asit gibi soyucu ürün kullanmamalı.
Erkekler işlemden hemen önce tıraş olmamalı.
Kadınlar son bir hafta içinde tüy dökücü işlem uygulamamalı.
bugün
Akşam bir partiye davetlisiniz ve kuaföre gitmek içinizden gelmiyorsa, belki de saçınızı kendiniz yapmalısınız. İlk yapmanız gereken, saçlarınızı düzgün bir şekilde taramak. Eğer saçlarınız dalgalı ise, fön kullanarak düzleştirebilirsiniz...
SAÇLARINIZI KABARTIN!
Saçlarınızın tam tepede kalan kısmını, topladığınızda daha düzgün görünmesi için kabartmalısınız. Bunun için yapmanız gereken tek şey, saçlarınızı ince tutamlar halinde alarak, ters yöne doğru taramak. Yandaki fotoğrafta bu işlemin nasıl yapılacağı görülüyor. Sabitlemek için sprey kullanın. Saçlarınızın arka kısmını kabarttıktan sonra, kötü görünmeini önlemek için, ön taraftan ince bir saç tabakasıyla kapatın. Daha sonra yine ince tutamlar halinde ayırdığınız saçlarınıza sprey sıkın. Kullandığınız sprey saçlarınızı çok fazla sertleştimeyen bir ürün olursa, şekil vermek daha kolay olur.
AT KUYRUĞU YAPIN
Saçlarınızı spreyledikten sonra, düzgün bir şekilde tarayarak arkada, at kuyruğu şeklinde toplayın. Saçlarınızı toplarken ince bir lastik toplayın. Topladıktan sonra, saçınızdan ince bir tutam ayırın ve lastiği kapatacak şekilde üzerine dolayarak sarın.
SIRA SON RUTUŞLARDA...
Son olarak saçlarınızın sarkan kısmını toplamanın zamanı geldi. Resimde de gördüğünüz gibi, saçlarınızı ufak tıtamlar halinde, tel tokalardan yararlanarak yukarıda toplayın. Eğer saç renginize uygun tel tokalar kullanırsanız, topuzunuzda çok dikkat çekmeyecek ve daha güzel görünecektir. Ve geceye hazırsınız! İşte bitti bile... Ne kuaförde sıra beklediniz, ne de gereğinden fazla oyalandınız. Şimdi kendi hazırladığınız topuzunuzla geceye hazırsınız.... Bir başka topuz önerisi için, tıklamaya devam edin! Yine ilk olarak saçlarımızı tarayarak başlıyoruz, fakat bu model dalgalı saçlarada kolayca uygulanabileceğinden, fön çekip düzeltmenize hiç gerek yok...
TUTAMLARA AYIRIN!
Saçlarınızın daha dalgalı bir form kazanası gerekiyor. Bunun için saçlarınızı küçük tutamlar halinde ayırın ve spreyleyin. Spreylediğiniz her tutamı parmağınıza dolayarak döndürün ve bir tel toka yardımıyla sabitleyin. Fönle kurutun. Saçlarınızı tel tokalarla tutturduktan sonra, fönle kurutun. Bu sayede saçlarınız çabuk kurur ve şekil alır. Bu işlemi yaptıktan sonta saçlarınız sertleşecektir. Dert etmeyin! Olması gereken tam olarak bu...
TOPLAMA ZAMANI
Saçlarınızdaki tel tokaları çıkartın. Ayırdığınız tutamların iri iri dalgalar halinde olduğunu göreceksiniz. Saçlarınızı tepeden toplayın. Ve az önce açtığınız tutamları saç tokasını gizleyecek şekilde, tokanun üstüne ve hafifçe önlere gelecek şekilde yerleştirin ve tekrar sprey sıkın...
HAZIRSINIZ...
Saçlarınız hazır bile, eğer siz de hazırsanız dışarı çıkıp eğlenmenin tam zamanı...
Takvim
SAÇLARINIZI KABARTIN!
Saçlarınızın tam tepede kalan kısmını, topladığınızda daha düzgün görünmesi için kabartmalısınız. Bunun için yapmanız gereken tek şey, saçlarınızı ince tutamlar halinde alarak, ters yöne doğru taramak. Yandaki fotoğrafta bu işlemin nasıl yapılacağı görülüyor. Sabitlemek için sprey kullanın. Saçlarınızın arka kısmını kabarttıktan sonra, kötü görünmeini önlemek için, ön taraftan ince bir saç tabakasıyla kapatın. Daha sonra yine ince tutamlar halinde ayırdığınız saçlarınıza sprey sıkın. Kullandığınız sprey saçlarınızı çok fazla sertleştimeyen bir ürün olursa, şekil vermek daha kolay olur.
AT KUYRUĞU YAPIN
Saçlarınızı spreyledikten sonra, düzgün bir şekilde tarayarak arkada, at kuyruğu şeklinde toplayın. Saçlarınızı toplarken ince bir lastik toplayın. Topladıktan sonra, saçınızdan ince bir tutam ayırın ve lastiği kapatacak şekilde üzerine dolayarak sarın.
SIRA SON RUTUŞLARDA...
Son olarak saçlarınızın sarkan kısmını toplamanın zamanı geldi. Resimde de gördüğünüz gibi, saçlarınızı ufak tıtamlar halinde, tel tokalardan yararlanarak yukarıda toplayın. Eğer saç renginize uygun tel tokalar kullanırsanız, topuzunuzda çok dikkat çekmeyecek ve daha güzel görünecektir. Ve geceye hazırsınız! İşte bitti bile... Ne kuaförde sıra beklediniz, ne de gereğinden fazla oyalandınız. Şimdi kendi hazırladığınız topuzunuzla geceye hazırsınız.... Bir başka topuz önerisi için, tıklamaya devam edin! Yine ilk olarak saçlarımızı tarayarak başlıyoruz, fakat bu model dalgalı saçlarada kolayca uygulanabileceğinden, fön çekip düzeltmenize hiç gerek yok...
TUTAMLARA AYIRIN!
Saçlarınızın daha dalgalı bir form kazanası gerekiyor. Bunun için saçlarınızı küçük tutamlar halinde ayırın ve spreyleyin. Spreylediğiniz her tutamı parmağınıza dolayarak döndürün ve bir tel toka yardımıyla sabitleyin. Fönle kurutun. Saçlarınızı tel tokalarla tutturduktan sonra, fönle kurutun. Bu sayede saçlarınız çabuk kurur ve şekil alır. Bu işlemi yaptıktan sonta saçlarınız sertleşecektir. Dert etmeyin! Olması gereken tam olarak bu...
TOPLAMA ZAMANI
Saçlarınızdaki tel tokaları çıkartın. Ayırdığınız tutamların iri iri dalgalar halinde olduğunu göreceksiniz. Saçlarınızı tepeden toplayın. Ve az önce açtığınız tutamları saç tokasını gizleyecek şekilde, tokanun üstüne ve hafifçe önlere gelecek şekilde yerleştirin ve tekrar sprey sıkın...
HAZIRSINIZ...
Saçlarınız hazır bile, eğer siz de hazırsanız dışarı çıkıp eğlenmenin tam zamanı...
Takvim
Birçok kadın daha önce hiç orgazmı tadamadığından şikayetçi. Peki ya siz?
Dürüst olalım. Her kadın kendi orgazmının yeterince uzun, yeterince doyurucu, kısaca yeterince iyi olup olmadığın merak eder. Üstelik birçok kadın eğer geç orgazm oluyorsa, frijit olma korkusu yaşar. Bunca meraka rağmen neden hala bu konuya öcü muamelesi yapılıyor?
Belki de kadınlar bu konuda yeterince konuşmuyor, ya da utandıkları için soramıyorlar. Şimdi tabuları bir kenara koyma vakti geldi, orgazm hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevapları burada…
Soru: Orgazmım çok kısa sürüyor. Bunu uzatmak için bir yol var mı?
Cevap: Uzmanlara göre, evet. Bunun için egzersiz yapıp pelvik kaslarınızı geliştirmeniz gerekiyor. Mesela günde 10 – 20 kez birkaç saniye süreyle kalçalarınızı sıkıp, bırakın. Eğer yapabiliyorsanız daha sık ve çok yapın. Bu sayede orgazmınız daha uzun sürecektir.
Bunun bir diğer yolu da hemen sonuca ulaşmaya değil de, eğlenmeye de çalışmak. Örneğin, tam orgazm olacakken kendinizi geri çekin, bunu birkaç kere yapın. Böyle durumlarda daha belirgin ve uzun orgazmlar yaşayabilirsiniz.
Soru: Ben asla ilişki sırasında orgazm olamıyorum. Orgazm olabilmem için oral ilişkiye ihtiyaç duyuyorum. Bu değişebilir mi?
Cevap: Kulübe hoş geldin. Bu kadınların çoğunun yaşadığı bir problemdir. Cinsel ilişki her ne kadar hamile kalmak için iyi bir yol olsa da, kadının bu yolla orgazma ulaşması oldukça zahmetlidir. Tabii ki bunu değiştirmek için birkaç ipucumuz var. Örneğin ilişkiye girmeden önce ön sevişmeye ve oral ilişkiye öncelik verir. Aceleci ver sert olmaktansa, yavaş olun ve partnerinizin ihtiyaç duyduğunuz zamanı size tanımasını sağlayın.
Soru: Birden fazla orgazma ulaşmanın en iyi yolu nedir?
Cevap: bu basit değil, fakat mümkün. Bazı kadınlar orgazm olduktan sonra daha duyarlı hale geliyorlar. Bu arabayı ilk kez çalıştırmanızdan sonra, motorun daha çabuk ısınmasına benzer. Birinciden sonra orgazm daha kolay gelir. Hatta sonraki orgazmların 15 saniye gibi kısa sürelerde geldiği bile olur.
Soru: Sadece G noktası sayesinde orgazm olabilir miyim ve G noktası nerededir?
Cevap: G noktası genellikle uyarıldığında kadınlardaki cinsel isteği arttırır. Ve her kadının bir g noktası vardır. Bu alan vajinanın önünden servikse uzanan bölümdedir. Kadınlar bu nokta sayesinde orgazm olduklarında, daha etkili ve derin hissederler. Fakat bazı kadınlar bundan hoşlanmaz, G noktası oldukça siniz bozucu olabilir.
Soru: Orgazm olmam çok uzun zaman alıyor. Acaba nasıl daha çabuk olabilir? Partnerimi nasıl yavaşlatabilirim?
Cevap: Birçok çift için sadece erkeğin orgazm olması daha kolaydır. Erkeğinizi yavaşlatmak için ona bir akıl oyunu yapabilirsiniz. Ona batmakta olan bir botta olduğunu ve o sonra mutlaka geleceğini anlatın. Şelaleden eninde donunda düşecektir ama bunu geciktirebilir. Tam şelalenin ucuna geldiğinde durmasını söyleyin. Bu durumda içinizde hareket etmesin. Böylece kasılan kasları rahatlayacak ve devam etmeye gücü olacaktır.
Soru: Kimse bana orgazm yaşatamadı. Yardım edin!
Cevap: İlk olarak orgazm bir doğum günü hediyesi değildir. Kimse size veremez. Bu surumda biraz gizliliğe ihtiyacınız olacak. Vücudunuzda nelerin işe yaradığını öğrenmelisiniz. Ayrıca partnerinizi nasıl yönlendireceğinizi de öğrenmelisiniz. Onunla birlikte yataktayken ona kibar iltifatlar yerine, daha kirli iltifatlarda bulunun. Sevişirken bir erkeğe ayakkabılarını çok beğendim demek komik olacaktır. Kendinize zaman verin ve sevgilinize sürekli gelip gelmediğini sormaktan vazgeçin.
leyditürk
Dürüst olalım. Her kadın kendi orgazmının yeterince uzun, yeterince doyurucu, kısaca yeterince iyi olup olmadığın merak eder. Üstelik birçok kadın eğer geç orgazm oluyorsa, frijit olma korkusu yaşar. Bunca meraka rağmen neden hala bu konuya öcü muamelesi yapılıyor?
Belki de kadınlar bu konuda yeterince konuşmuyor, ya da utandıkları için soramıyorlar. Şimdi tabuları bir kenara koyma vakti geldi, orgazm hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevapları burada…
Soru: Orgazmım çok kısa sürüyor. Bunu uzatmak için bir yol var mı?
Cevap: Uzmanlara göre, evet. Bunun için egzersiz yapıp pelvik kaslarınızı geliştirmeniz gerekiyor. Mesela günde 10 – 20 kez birkaç saniye süreyle kalçalarınızı sıkıp, bırakın. Eğer yapabiliyorsanız daha sık ve çok yapın. Bu sayede orgazmınız daha uzun sürecektir.
Bunun bir diğer yolu da hemen sonuca ulaşmaya değil de, eğlenmeye de çalışmak. Örneğin, tam orgazm olacakken kendinizi geri çekin, bunu birkaç kere yapın. Böyle durumlarda daha belirgin ve uzun orgazmlar yaşayabilirsiniz.
Soru: Ben asla ilişki sırasında orgazm olamıyorum. Orgazm olabilmem için oral ilişkiye ihtiyaç duyuyorum. Bu değişebilir mi?
Cevap: Kulübe hoş geldin. Bu kadınların çoğunun yaşadığı bir problemdir. Cinsel ilişki her ne kadar hamile kalmak için iyi bir yol olsa da, kadının bu yolla orgazma ulaşması oldukça zahmetlidir. Tabii ki bunu değiştirmek için birkaç ipucumuz var. Örneğin ilişkiye girmeden önce ön sevişmeye ve oral ilişkiye öncelik verir. Aceleci ver sert olmaktansa, yavaş olun ve partnerinizin ihtiyaç duyduğunuz zamanı size tanımasını sağlayın.
Soru: Birden fazla orgazma ulaşmanın en iyi yolu nedir?
Cevap: bu basit değil, fakat mümkün. Bazı kadınlar orgazm olduktan sonra daha duyarlı hale geliyorlar. Bu arabayı ilk kez çalıştırmanızdan sonra, motorun daha çabuk ısınmasına benzer. Birinciden sonra orgazm daha kolay gelir. Hatta sonraki orgazmların 15 saniye gibi kısa sürelerde geldiği bile olur.
Soru: Sadece G noktası sayesinde orgazm olabilir miyim ve G noktası nerededir?
Cevap: G noktası genellikle uyarıldığında kadınlardaki cinsel isteği arttırır. Ve her kadının bir g noktası vardır. Bu alan vajinanın önünden servikse uzanan bölümdedir. Kadınlar bu nokta sayesinde orgazm olduklarında, daha etkili ve derin hissederler. Fakat bazı kadınlar bundan hoşlanmaz, G noktası oldukça siniz bozucu olabilir.
Soru: Orgazm olmam çok uzun zaman alıyor. Acaba nasıl daha çabuk olabilir? Partnerimi nasıl yavaşlatabilirim?
Cevap: Birçok çift için sadece erkeğin orgazm olması daha kolaydır. Erkeğinizi yavaşlatmak için ona bir akıl oyunu yapabilirsiniz. Ona batmakta olan bir botta olduğunu ve o sonra mutlaka geleceğini anlatın. Şelaleden eninde donunda düşecektir ama bunu geciktirebilir. Tam şelalenin ucuna geldiğinde durmasını söyleyin. Bu durumda içinizde hareket etmesin. Böylece kasılan kasları rahatlayacak ve devam etmeye gücü olacaktır.
Soru: Kimse bana orgazm yaşatamadı. Yardım edin!
Cevap: İlk olarak orgazm bir doğum günü hediyesi değildir. Kimse size veremez. Bu surumda biraz gizliliğe ihtiyacınız olacak. Vücudunuzda nelerin işe yaradığını öğrenmelisiniz. Ayrıca partnerinizi nasıl yönlendireceğinizi de öğrenmelisiniz. Onunla birlikte yataktayken ona kibar iltifatlar yerine, daha kirli iltifatlarda bulunun. Sevişirken bir erkeğe ayakkabılarını çok beğendim demek komik olacaktır. Kendinize zaman verin ve sevgilinize sürekli gelip gelmediğini sormaktan vazgeçin.
leyditürk
İşte en çok görülen beş erotik rüya ve tabirleri...
Rüyanızda Johnny Depp ile birlikte olmuş ya da kız arkadaşınızı öptüğünüzü görüp korkuyla uyanmışsınızdır mutlaka. Acaba ne anlama geliyor diye aklınızı bulandırmak yerine en çok görülen beş erotik rüya ve tabirlerine bir göz atın.
Bir ünlü ile sevişmek
Rüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikliğini duyduğunuz bazı değerlerin varlığının habercisi. Birlikte olduğunuzu gördüğünüz bu ünlü kişi aslında sizin için kaliteyi temsil ediyor. Aradığınız şey daha iyi şartlar altında yaşamak başka bir deyişle. Ayrıca kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar olduğunu biliyor musunuz? Bir diğer olasılık ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmanız. Yani sadece rüya da değil günlük yaşantınızda da onu gerçekten istiyorsanız, rüyalarınıza girmesinden daha doğal ne var?
Toplum içinde sevişmek
Eğer kalabalık bir yerde herkesin önünde seviştiğinizi görüyor ve bundan keyif alıyorsanız, bu sizin bastırılmış cinsel dürtülerinizin olduğunu ve bir şok yaşamanız gerektiğini gösteriyordur. Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa cinselliğinizden utanıyor, suçluluk duyuyor ve bir türlü denge kuramıyorsunuz demektir. Günlük hayatta kendinizi daha iyi ifade edebilmenin yollarını arasanız iyi olur. Size seks hayatınızı daha eğlendirici bir hale sokmanızı öneriyoruz.
Dostunuzun erkek arkadaşıyla sevişmek
Dostunuzun erkek arkadaşıyla birlikte olmak rüya da olsa pek de hoş bir durum değildir. Hemen paniğe kapılıp onu gerçekten istediğinizi düşünmeyin. Böyle bir rüya hayatınızda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisi. Kendinize rüyada gördüğünüz ve en çok hoşunuza giden şeyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadığınız bir şey olursa şaşırmayın sakın. Küçük oyunlar, birlikte olduğunuz kişinin sosyallik yönü... İşte bunlar gibi eksiklikler size bu rüyaları gösteriyor.
Başka bir kadınla sevişmek
Rüyada başka bir kadınla sevişmek sıkça görülen bir olgudur. Eğer eşcinsel değilseniz böyle rüyalar görmek, eşcinsel olduğunuzu göstermez. Bir kadının size dokunması içinizdeki kadının daha çok ortaya çıktığını gösterir. Ayrıca daha fazla şefkate ihtiyacınızın olduğu da bir başka gerçek. Bu yüzden erkeklerle birlikte olduğunuz için yanıldığınızı sanmayın, sadece kalbinize daha çok dokunacak birine ihtiyacınız var. İsteklerinizi uygun bir dille partnerinize söylerseniz, o da sizi mutlu edecektir.
Şişman ve çirkin patronunuzla sevişmek
Evet, aslında ona karşı içten içe bir aşk besliyorsunuz, dersek inanmayın. Çünkü rüyanızda patronunuzla birlikte olmak bir tür güç hesaplaşmasından ibaret. İş hayatınızda aldığınız sorumluluklar bir yana kendinizi güçsüz hissetmenizin bilinçaltınıza yansıması bu şekilde. Yani bir tür denge kurabilmek için beyninizin size oynadığı oyun bu. Rüyanızda iğrenç bir adamla birlikte oluyorsanız bu sizin kendinizi yargıladığınız anlamına da geliyor. Ket vurduğunuz duygularınızın vücut dilinizle rüyalarınızda açığa çıkması da diyebiliriz.
leyditürk.com
Rüyanızda Johnny Depp ile birlikte olmuş ya da kız arkadaşınızı öptüğünüzü görüp korkuyla uyanmışsınızdır mutlaka. Acaba ne anlama geliyor diye aklınızı bulandırmak yerine en çok görülen beş erotik rüya ve tabirlerine bir göz atın.
Bir ünlü ile sevişmek
Rüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikliğini duyduğunuz bazı değerlerin varlığının habercisi. Birlikte olduğunuzu gördüğünüz bu ünlü kişi aslında sizin için kaliteyi temsil ediyor. Aradığınız şey daha iyi şartlar altında yaşamak başka bir deyişle. Ayrıca kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar olduğunu biliyor musunuz? Bir diğer olasılık ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmanız. Yani sadece rüya da değil günlük yaşantınızda da onu gerçekten istiyorsanız, rüyalarınıza girmesinden daha doğal ne var?
Toplum içinde sevişmek
Eğer kalabalık bir yerde herkesin önünde seviştiğinizi görüyor ve bundan keyif alıyorsanız, bu sizin bastırılmış cinsel dürtülerinizin olduğunu ve bir şok yaşamanız gerektiğini gösteriyordur. Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa cinselliğinizden utanıyor, suçluluk duyuyor ve bir türlü denge kuramıyorsunuz demektir. Günlük hayatta kendinizi daha iyi ifade edebilmenin yollarını arasanız iyi olur. Size seks hayatınızı daha eğlendirici bir hale sokmanızı öneriyoruz.
Dostunuzun erkek arkadaşıyla sevişmek
Dostunuzun erkek arkadaşıyla birlikte olmak rüya da olsa pek de hoş bir durum değildir. Hemen paniğe kapılıp onu gerçekten istediğinizi düşünmeyin. Böyle bir rüya hayatınızda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisi. Kendinize rüyada gördüğünüz ve en çok hoşunuza giden şeyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadığınız bir şey olursa şaşırmayın sakın. Küçük oyunlar, birlikte olduğunuz kişinin sosyallik yönü... İşte bunlar gibi eksiklikler size bu rüyaları gösteriyor.
Başka bir kadınla sevişmek
Rüyada başka bir kadınla sevişmek sıkça görülen bir olgudur. Eğer eşcinsel değilseniz böyle rüyalar görmek, eşcinsel olduğunuzu göstermez. Bir kadının size dokunması içinizdeki kadının daha çok ortaya çıktığını gösterir. Ayrıca daha fazla şefkate ihtiyacınızın olduğu da bir başka gerçek. Bu yüzden erkeklerle birlikte olduğunuz için yanıldığınızı sanmayın, sadece kalbinize daha çok dokunacak birine ihtiyacınız var. İsteklerinizi uygun bir dille partnerinize söylerseniz, o da sizi mutlu edecektir.
Şişman ve çirkin patronunuzla sevişmek
Evet, aslında ona karşı içten içe bir aşk besliyorsunuz, dersek inanmayın. Çünkü rüyanızda patronunuzla birlikte olmak bir tür güç hesaplaşmasından ibaret. İş hayatınızda aldığınız sorumluluklar bir yana kendinizi güçsüz hissetmenizin bilinçaltınıza yansıması bu şekilde. Yani bir tür denge kurabilmek için beyninizin size oynadığı oyun bu. Rüyanızda iğrenç bir adamla birlikte oluyorsanız bu sizin kendinizi yargıladığınız anlamına da geliyor. Ket vurduğunuz duygularınızın vücut dilinizle rüyalarınızda açığa çıkması da diyebiliriz.
leyditürk.com
Diyetin en zor kısmı canınızın bir şeyler çektiği zamanlar. Eğer siz de iştahınıza hakim olamıyor, sürekli bir şeyler yeme arzusu duyuyorsanız Diyetisyen Yasemin Batmaca'nın önerilerine kulak verin.
ATIŞTIRMA KRİZLERİNDEN KURTULUN
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
ÇİĞNEYEREK YİYİN
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!
TAT ALMA DUYUNUZU UYANDIRIN
Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
BOL BOL SU İÇİN
Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.
GÜÇ GEREKTİREN EGZERSİZLER YAPIN
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
YEME İSTEĞİ BEYİNDE BAŞLIYOR
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz.
haber3
ATIŞTIRMA KRİZLERİNDEN KURTULUN
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
ÇİĞNEYEREK YİYİN
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!
TAT ALMA DUYUNUZU UYANDIRIN
Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
BOL BOL SU İÇİN
Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.
GÜÇ GEREKTİREN EGZERSİZLER YAPIN
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
YEME İSTEĞİ BEYİNDE BAŞLIYOR
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz.
haber3
İdrar tutamama, cinsel ilişkide ağrı, isteksizlik, orgazm olamama... Kadınların hayatını cehenneme çeviren bu şikayetler pelvik organ sarkmasının belirtileri. Türkiye’de kadınların yüzde 17’si bu sorunla karşı karşıya olmasına rağmen utandığından ya da çaresiz olduğunu düşündüğünden doktora gitmiyor
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst üste normal doğum, sık sık kilo alıp verme, kronik öksürük, cinsel ilişki sırasında iki tarafında haz almaması gibi şikayetleri olan her 9 kadından birinin pelvik organ sarkması (vajina ön ve arka duvarı ile mesane) nedeniyle cerrahi müdahale geçirdiğini söylüyor. Vajinal sarkmaları vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirdiklerini belirten Prof. Dr. Uludağ, Pelvik organ sarkmalarının en büyük belirtisinin idrar tutamamak olduğunu, bunun da kadınların hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor.
Pelvik organ sarkmalarının doğum yapmamış kadınların da yaklaşık yüzde ikisinde görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Seyfettin Uludağ şunları söylüyor: “Vajinal yoldan doğum yapmış olan kadınların hemen hepsinde az ya da çok, vajina duvarı sarkmaları görülebilir. Doğum olayı pelvik organlarda sarkmaya, genişlemeye sebep olabilir. Yardımsız doğum yapanlarda uzun süre ıkınmaya bağlı olarak pelvik organların sarkması kaçınılmazdır. Pelvik organların sarkmasının en sık rastlanan belirtisi, idrar tutamamaktır. Özellikle öksürürken, gülerken ya da ağır bir şey kaldırırken ıkınma durumunda kadınlar idrar kaçırırlar.”
Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin arada sırada idrarını kaçırdığını söyleyen Prof. Dr. Uludağ, “Sarkmalara bağlı idrar kaçırma doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve tekrarlar. Yaş ilerledikçe bu oran artar. Organ sarkmaları her doğumdan sonra ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkma derecesi artar. Eğer doğum esnasında oluşan yırtıklar uygun şekilde tamir edilmez ise bu sarkmalara daha da artar” diyor.
Cinsel ilişkiye zarar verir
Uludağ, sarkmalara bağlı olan idrar kaçırmalarının vajinal yoldan yapılan ameliyatlar ile tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor: “Kadınlar organ sarkması olduğunu öncelikle idrarını tutamadıkları zaman anlarlar. Onları doktora götüren en önemli sebep idrar kaçırmadır. Özellikle havuza ve denize girdikten sonra sık sık tekrarlayan akıntılar, sık sık oluşan sistit belirtileri ve bütün bunlara ek olarak cinsel ilişki sırasında eşinin ya da kendinin eskisi gibi mutlu olamaması gibi belirtiler pelvik organ sarkmalarının işaretidir. Kabızlık ve büyük abdestini yaparken ağrı duymak ya da zorlanmak da bu belirtiler arasında yer alır. Sık tekrarlayan akıntılar, vajina yırtık ve genişlemelerine bağlı yaşanan cinsel sorunlar da ameliyatı gerektiren sebeplerdir. Vajinal sarkmalar aşağıdan vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirilir. Ancak menopozdan sonra tekrarlalama olasılığı vardır.”
Sezaryen sarkmaları azaltır
Pelvik organ sarkmalarından kurtulmanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, “Az doğum yapmak bir önlem olabilir. Doktor kontrolünde doğum yapmak, doğum süresinin gereksiz uzatılmaması, doğumu kolaylaştırıcı kesilerin yapılması ve doğum sonu oluşmuş yırtıkların dikkatli onarılması sarkmaları azaltır. Sezaryen ile yapılan doğum da sarkmaları azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü yer çekimi olduğu sürece yaşlanmaya bağlı olarak ve geçirilen gebeliklerin yaptığı değişimler sonucunda da sarkmalar oluşabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkmalar da artar.
35-50 yaş arasında sık görülür
Pelvik organ sarkmalarına sadece doğumlar sebep olmaz. Bunun dışında sigara içmek, stres, düzgün beslenmemek, özellikle yeşil sebze ve meyveden yoksun çarpık beslenme aşırı kilolu olmak, egzersiz ya da spor yapmamak, kronik öksürük ve aşırı derede ağır spor yapmak da (halter gibi) pelvik organ sarkmalarına sebep olabilir. Pelvik organ sarkmaları 35-50 yaş grubunda sık görülür. Bu yaş grubu kadının toplumda aktif olduğu çağdır.
Belirtileri:
n İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe
n İdrar yapamama
n Ciddi kabızlık
n Gaz kaçırma
n İlişkide bulunamama ya da sakınma
n İlişki sırasında ağrı
n İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama
n İlişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma
n Vajinada ağırlık, basınç ve ağrı hissetme
n Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı
n Vajinal akıntı ve kanama
Vatan
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst üste normal doğum, sık sık kilo alıp verme, kronik öksürük, cinsel ilişki sırasında iki tarafında haz almaması gibi şikayetleri olan her 9 kadından birinin pelvik organ sarkması (vajina ön ve arka duvarı ile mesane) nedeniyle cerrahi müdahale geçirdiğini söylüyor. Vajinal sarkmaları vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirdiklerini belirten Prof. Dr. Uludağ, Pelvik organ sarkmalarının en büyük belirtisinin idrar tutamamak olduğunu, bunun da kadınların hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor.
Pelvik organ sarkmalarının doğum yapmamış kadınların da yaklaşık yüzde ikisinde görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Seyfettin Uludağ şunları söylüyor: “Vajinal yoldan doğum yapmış olan kadınların hemen hepsinde az ya da çok, vajina duvarı sarkmaları görülebilir. Doğum olayı pelvik organlarda sarkmaya, genişlemeye sebep olabilir. Yardımsız doğum yapanlarda uzun süre ıkınmaya bağlı olarak pelvik organların sarkması kaçınılmazdır. Pelvik organların sarkmasının en sık rastlanan belirtisi, idrar tutamamaktır. Özellikle öksürürken, gülerken ya da ağır bir şey kaldırırken ıkınma durumunda kadınlar idrar kaçırırlar.”
Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin arada sırada idrarını kaçırdığını söyleyen Prof. Dr. Uludağ, “Sarkmalara bağlı idrar kaçırma doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve tekrarlar. Yaş ilerledikçe bu oran artar. Organ sarkmaları her doğumdan sonra ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkma derecesi artar. Eğer doğum esnasında oluşan yırtıklar uygun şekilde tamir edilmez ise bu sarkmalara daha da artar” diyor.
Cinsel ilişkiye zarar verir
Uludağ, sarkmalara bağlı olan idrar kaçırmalarının vajinal yoldan yapılan ameliyatlar ile tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor: “Kadınlar organ sarkması olduğunu öncelikle idrarını tutamadıkları zaman anlarlar. Onları doktora götüren en önemli sebep idrar kaçırmadır. Özellikle havuza ve denize girdikten sonra sık sık tekrarlayan akıntılar, sık sık oluşan sistit belirtileri ve bütün bunlara ek olarak cinsel ilişki sırasında eşinin ya da kendinin eskisi gibi mutlu olamaması gibi belirtiler pelvik organ sarkmalarının işaretidir. Kabızlık ve büyük abdestini yaparken ağrı duymak ya da zorlanmak da bu belirtiler arasında yer alır. Sık tekrarlayan akıntılar, vajina yırtık ve genişlemelerine bağlı yaşanan cinsel sorunlar da ameliyatı gerektiren sebeplerdir. Vajinal sarkmalar aşağıdan vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirilir. Ancak menopozdan sonra tekrarlalama olasılığı vardır.”
Sezaryen sarkmaları azaltır
Pelvik organ sarkmalarından kurtulmanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, “Az doğum yapmak bir önlem olabilir. Doktor kontrolünde doğum yapmak, doğum süresinin gereksiz uzatılmaması, doğumu kolaylaştırıcı kesilerin yapılması ve doğum sonu oluşmuş yırtıkların dikkatli onarılması sarkmaları azaltır. Sezaryen ile yapılan doğum da sarkmaları azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü yer çekimi olduğu sürece yaşlanmaya bağlı olarak ve geçirilen gebeliklerin yaptığı değişimler sonucunda da sarkmalar oluşabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkmalar da artar.
35-50 yaş arasında sık görülür
Pelvik organ sarkmalarına sadece doğumlar sebep olmaz. Bunun dışında sigara içmek, stres, düzgün beslenmemek, özellikle yeşil sebze ve meyveden yoksun çarpık beslenme aşırı kilolu olmak, egzersiz ya da spor yapmamak, kronik öksürük ve aşırı derede ağır spor yapmak da (halter gibi) pelvik organ sarkmalarına sebep olabilir. Pelvik organ sarkmaları 35-50 yaş grubunda sık görülür. Bu yaş grubu kadının toplumda aktif olduğu çağdır.
Belirtileri:
n İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe
n İdrar yapamama
n Ciddi kabızlık
n Gaz kaçırma
n İlişkide bulunamama ya da sakınma
n İlişki sırasında ağrı
n İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama
n İlişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma
n Vajinada ağırlık, basınç ve ağrı hissetme
n Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı
n Vajinal akıntı ve kanama
Vatan
"Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif"
Dünya Aerobic Şampiyonu Gil Lopes, dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye gelen Gil Lopes Türk kadınlarını görünce şaşırdığını söylüyor: “Çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. İtiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif.”
39 yaşında, Brezilyalı ve haliyle oldukça enerjik bir adam Gil Lopes. Bugün dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aerobic yarışmalarında dünya şampiyonlukları var. Hatta koçluğunu ve koreografilerini yaptığı pek çok ülkenin aerobic takımına da altın madalyalar kazandırmış. Bugün İtalya’da yaşıyor, başta ABD olmak üzere, Portekiz, İspanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Rusya, Japonya ve İngiltere’de masterclasslar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Hillside City Club-Trio’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Lopes ile aerobic ve fitness üzerine konuştuk.
Alanınızda iddialı bir isim olmanızı neye borçlusunuz?
GL: Adrenalini seviyorum. İnsan fazlasıyla heyecan duyduğu bir şeyi çok da iyi yapmak ister. Ben de özellikle aerobic’te en iyisini yapmak istedim. Sporcu bir aileden geliyor olmam da bana spor disiplinini çocukluktan kazandırmıştı. Severek yaptım ve başarılı oldum. Derslerimde de insanları rahatlatıyorum, sürekli espriler yapıyorum, tıpkı bir animatör gibi çalışıyorum.
Türk insanının genel görüntüsü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Buna dürüst cevap vereceğim. Beklediğim gibi değil. Kültür farklıklıklarından dolayı Türkleri hayalimde daha farklı canlandırmıştım. Ama gerçekten etkilendiğimi söyleyebilirim. Hem oryantal, hem de modern bir havaları var. Burada olduğum süre içinde çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. Hatta itiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, ülkemin yani Brezilya kadınlarının kalçalarından farksız.
Yaz yaklaşıyor. Herkesin derdi 1.5-2 ayda içinde forma girmek. Siz nasıl bir program önerirsiniz?
Bu kadar kısa sürede forma girmek mümkün. Önce gerçekten istekli olmalısınız. Sonra yediklerinize dikkat etmelisiniz. Akşam saat 6’dan sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler yememelisiniz. Yağlı, kızartma türü yemeklerden uzak durup, bol bol sebze ve meyve tüketmelisiniz. Bol su içmelisiniz. Ve mümkün olduğunca zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir. Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine etmelerini öneririm; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic...
Neden biri değil de kombinasyon öneriyorsunuz?
Çünkü tüm bu karışımlar vücutta pek çok değişik bölgeye, birçok amaca hizmet edecektir ve kişi hedefine daha hızlı ulaşılacaktır. Elbette düzenli olarak bir spor kulübüne gidiyor olmak, uzman eğitmenler eşliğinde, bilinçli spor yapıyor olmak size çok daha büyük fayda sağlayacaktır. Özellikle CoreBoard, Bosu gibi özel aletlerin bulunduğu spor kulüplerini tercih ederseniz, bu aletlerle vücudunuzda varlığından bile haberdar olmadığınız kaslarınızı dahi çalıştırabilir ve kısa sürede kendinizi fit hissedebilirsiniz.
3-4 yıl sonra pilates popülerliğini yitirir
Size göre şu sıralar en popüler spor akımları nedir?
Pilates çok eski bir uygulama olmasına rağmen şu anda dünyada bir patlama yaşıyor. Ama bence 3-4 sene içinde popülerliğini yitirecek. Zamandan tasarruf etmek için kısa sürede etkisini bölgesel olarak gösteren PowerPlate gibi vibrasyon yaratan aletler şu sıralar oldukça popüler. CoreBoard, Bosu gibi dengeye dayalı ve vücudun pek çok kullanılmayan kasını çalıştıran aletlerle egzersizler sıklıkla tercih ediliyor. Bu aletlerle çok eğlenceli grup egzersizleri de yapılıyor. Hillside’da bunlar var mesela. Bir de Hillside’da görünce gerçekten çok etkilendiğim, canlı DJ müziği eşliğinde spor yapılan kardiyo ve gym alanları...
Yabancı ve Türk kadınlarını karşılaştırsanız ne dersiniz?
Güzel her yerde güzeldir. Milliyetleri benim için önemli değil. Ve burada da gerek fizik, gerekse yüz olarak çok güzel kadınlar gördüm. Örneğin İtalya’da kadınların çoğu incecik. Skinny olmak onların hedefi. Bu benim hiç onaylamadığım bir şey. Ama gördüğüm kadarıyla Türk kadınları daha sportif, daha fitler.
Egzersizleri kombine ederek hedefe kolay ulaşın
n Akşam 18.00’den sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler tüketilmemeli.
n Zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir.
n Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine edin; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic... Çünkü tüm bu karışımlar vücutta değişik bölgelerde, pek çok amaca hizmet eder, kişi hedefine daha hızlı ulaşır.
Kadınların yapması gereken 5 spor
n Kardiyo vasküler egzersizler (koşubandı, bisiklet, vs..),
n Pilates
n Yoga
n Aletli ya da ağırlıklarla egzersizler
n Streching.
Vatan
Dünya Aerobic Şampiyonu Gil Lopes, dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye gelen Gil Lopes Türk kadınlarını görünce şaşırdığını söylüyor: “Çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. İtiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif.”
39 yaşında, Brezilyalı ve haliyle oldukça enerjik bir adam Gil Lopes. Bugün dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aerobic yarışmalarında dünya şampiyonlukları var. Hatta koçluğunu ve koreografilerini yaptığı pek çok ülkenin aerobic takımına da altın madalyalar kazandırmış. Bugün İtalya’da yaşıyor, başta ABD olmak üzere, Portekiz, İspanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Rusya, Japonya ve İngiltere’de masterclasslar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Hillside City Club-Trio’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Lopes ile aerobic ve fitness üzerine konuştuk.
Alanınızda iddialı bir isim olmanızı neye borçlusunuz?
GL: Adrenalini seviyorum. İnsan fazlasıyla heyecan duyduğu bir şeyi çok da iyi yapmak ister. Ben de özellikle aerobic’te en iyisini yapmak istedim. Sporcu bir aileden geliyor olmam da bana spor disiplinini çocukluktan kazandırmıştı. Severek yaptım ve başarılı oldum. Derslerimde de insanları rahatlatıyorum, sürekli espriler yapıyorum, tıpkı bir animatör gibi çalışıyorum.
Türk insanının genel görüntüsü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Buna dürüst cevap vereceğim. Beklediğim gibi değil. Kültür farklıklıklarından dolayı Türkleri hayalimde daha farklı canlandırmıştım. Ama gerçekten etkilendiğimi söyleyebilirim. Hem oryantal, hem de modern bir havaları var. Burada olduğum süre içinde çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. Hatta itiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, ülkemin yani Brezilya kadınlarının kalçalarından farksız.
Yaz yaklaşıyor. Herkesin derdi 1.5-2 ayda içinde forma girmek. Siz nasıl bir program önerirsiniz?
Bu kadar kısa sürede forma girmek mümkün. Önce gerçekten istekli olmalısınız. Sonra yediklerinize dikkat etmelisiniz. Akşam saat 6’dan sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler yememelisiniz. Yağlı, kızartma türü yemeklerden uzak durup, bol bol sebze ve meyve tüketmelisiniz. Bol su içmelisiniz. Ve mümkün olduğunca zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir. Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine etmelerini öneririm; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic...
Neden biri değil de kombinasyon öneriyorsunuz?
Çünkü tüm bu karışımlar vücutta pek çok değişik bölgeye, birçok amaca hizmet edecektir ve kişi hedefine daha hızlı ulaşılacaktır. Elbette düzenli olarak bir spor kulübüne gidiyor olmak, uzman eğitmenler eşliğinde, bilinçli spor yapıyor olmak size çok daha büyük fayda sağlayacaktır. Özellikle CoreBoard, Bosu gibi özel aletlerin bulunduğu spor kulüplerini tercih ederseniz, bu aletlerle vücudunuzda varlığından bile haberdar olmadığınız kaslarınızı dahi çalıştırabilir ve kısa sürede kendinizi fit hissedebilirsiniz.
3-4 yıl sonra pilates popülerliğini yitirir
Size göre şu sıralar en popüler spor akımları nedir?
Pilates çok eski bir uygulama olmasına rağmen şu anda dünyada bir patlama yaşıyor. Ama bence 3-4 sene içinde popülerliğini yitirecek. Zamandan tasarruf etmek için kısa sürede etkisini bölgesel olarak gösteren PowerPlate gibi vibrasyon yaratan aletler şu sıralar oldukça popüler. CoreBoard, Bosu gibi dengeye dayalı ve vücudun pek çok kullanılmayan kasını çalıştıran aletlerle egzersizler sıklıkla tercih ediliyor. Bu aletlerle çok eğlenceli grup egzersizleri de yapılıyor. Hillside’da bunlar var mesela. Bir de Hillside’da görünce gerçekten çok etkilendiğim, canlı DJ müziği eşliğinde spor yapılan kardiyo ve gym alanları...
Yabancı ve Türk kadınlarını karşılaştırsanız ne dersiniz?
Güzel her yerde güzeldir. Milliyetleri benim için önemli değil. Ve burada da gerek fizik, gerekse yüz olarak çok güzel kadınlar gördüm. Örneğin İtalya’da kadınların çoğu incecik. Skinny olmak onların hedefi. Bu benim hiç onaylamadığım bir şey. Ama gördüğüm kadarıyla Türk kadınları daha sportif, daha fitler.
Egzersizleri kombine ederek hedefe kolay ulaşın
n Akşam 18.00’den sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler tüketilmemeli.
n Zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir.
n Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine edin; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic... Çünkü tüm bu karışımlar vücutta değişik bölgelerde, pek çok amaca hizmet eder, kişi hedefine daha hızlı ulaşır.
Kadınların yapması gereken 5 spor
n Kardiyo vasküler egzersizler (koşubandı, bisiklet, vs..),
n Pilates
n Yoga
n Aletli ya da ağırlıklarla egzersizler
n Streching.
Vatan
Makyajda amaç yüzün güzel bölümlerini ortaya çıkarmaktır.
Bu da ancak ışık, gölge ve rengin doğru olarak kullanılmasıyla gerçekleşir.
Makyajda da sanatta olduğu gibi "chiaroscuro" olarak adlandırılan ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür.
"Chiaroscuro" ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır.
İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir. Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir. Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.
Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.
Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.
Hızlı makyaj yaparken
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin. Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin. Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin. Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin. Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
leyditürk.com
Bu da ancak ışık, gölge ve rengin doğru olarak kullanılmasıyla gerçekleşir.
Makyajda da sanatta olduğu gibi "chiaroscuro" olarak adlandırılan ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür.
"Chiaroscuro" ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır.
İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir. Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir. Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.
Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.
Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.
Hızlı makyaj yaparken
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin. Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin. Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin. Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin. Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
leyditürk.com
MENAPOZ NEDİR ?
Menapoz bir kadının son adet kanamasına verilen isimdir. Ancak bu terim daha çok son adetten önceki ve sonraki dönemi kapsayan zamanı anlatmak için kullanılır. 40’lı yaşlardan itibaren yumurtalıkların aktiviteleri yavaşlar ve östrojen hormonu yapımında azalmalar başlar. Yumurtalık fonksiyonlarının azalması sonucu başlayan adet düzensizliği dönemine premenopoz, adetler kesildikten ortalama 1 yıl sonra başlayan ve devam eden döneme ise postmenopozal dönem denir.
MENAPOZ HANGİ YAŞTA BAŞLAR ?
Türkiye’de kadınlar ortalama olarak 48 yaşında menopoza girmektedir. Genel olarak menopoz 45-55 yaşları arasında başlar. Hormonal bir problem nedeniyle veya yumurtalıkların kaybına bağlı olarak çok daha erken yaşlarda da oluşabilir. Buna prematür (erken) menapoz denir.
MENAPOZUN BELİRTİLERİ
Adet kanamalarında düzensizlik veya kesilme
Sıcak basmaları, gece terlemeleri
Çarpıntı,
Uykusuzluk
Sinirlilik, depresyon, unutkanlık ve ağlama nöbetleri
Zihinsel fonksiyonların yavaşlaması ve konsantrasyon güçlüğü
Cilt kuruluğu, saç kırılması ve dökülmesi
Kilo almaya yatkınlık
İdrar kaçırma, idrar yollarında yanma
Ağrılı cinsel ilişki
Eklem ağrıları
Osteoporoz (kemik erimesi)
MENOPOZDA YAŞAM KALİTESİNİ KORUMANIN SIRLARI
Yılda 1 defa doktora gidin.
40 yaşlarından sonra meme röntgeni ve ultrasonunuzu ihmal etmeyin.
Özellikle gençlik yıllarından itibaren kalsiyumlu yiyecekleri tüketin.
Kalsiyum için gerekli olan güneş ışığından yararlanın.
Günlük egzersiz alışkanlığı edinin ve kilo almaktan kaçının.
Menopoza erken yaşlardan itibaren bilinçle hazırlanmak için belirtileri beklemeden, mutlaka bir jinekoloğa (kadın doğum uzmanına) başvurun.
Yaşamınızın ikinci baharı için Hormon Destek Tedavisi’nin gerekliliğine inanın.
HORMON DESTEK TEDAVİSİNİN FAYDALARI
Hormon Destek Tedavisi, tüm menopozal şikayetlerin tedavisinde en etkili yöntemdir. Hormon Destek Tedavisi başlamadan önce gerekli mamografi, papsmear, vajinal ultrasonografi gibi tetkikler yapılır. Doktorunuz bu tetkikler neticesinde kişiye özgü Hormon Destek Tedavisi yöntemini belirler. Tedavi süresince doktor kontrolünde olan kadın, bu dönemde oluşabilecek diğer rahatsızlıkların erken teşhisi konusunda da avantajlıdır. Yaş ilerledikçe görülen eklem ağrıları ve kemik yoğunluğunda azalma problemi ise ilerleyen yaşa rağmen Hormon Destek Tedavisi alan kadınları etkilemektedir.
Menopoz kadın yaşamının doğal bir parçasıdır. Günümüzde kadınların menopoz sonrası beklenen yaşam süresi yaklaşık 30 yıldır. Yaşlanmak ile sağlıklı olarak yaşlanmak farklı şeylerdir. Hormon Destek Tedavisi’nin amacı, kadınlara menopoz öncesinde ve menopozda yüksek yaşam kalitesini sunmaktır.
BUGÜN BİLİNÇLENİN YARIN RAHAT YAŞAYIN.
Menopoz döneminde sizi kadın yapan hormonlarınızı uygun tedavi yöntemleriyle yeniden kazanın; menopoz sıkıntılarının yaşam kalitenizi, sağlığınızı ve mutluluğunuzu olumsuz etkilemesine izin vermeyin
deryabaykal.com
Menapoz bir kadının son adet kanamasına verilen isimdir. Ancak bu terim daha çok son adetten önceki ve sonraki dönemi kapsayan zamanı anlatmak için kullanılır. 40’lı yaşlardan itibaren yumurtalıkların aktiviteleri yavaşlar ve östrojen hormonu yapımında azalmalar başlar. Yumurtalık fonksiyonlarının azalması sonucu başlayan adet düzensizliği dönemine premenopoz, adetler kesildikten ortalama 1 yıl sonra başlayan ve devam eden döneme ise postmenopozal dönem denir.
MENAPOZ HANGİ YAŞTA BAŞLAR ?
Türkiye’de kadınlar ortalama olarak 48 yaşında menopoza girmektedir. Genel olarak menopoz 45-55 yaşları arasında başlar. Hormonal bir problem nedeniyle veya yumurtalıkların kaybına bağlı olarak çok daha erken yaşlarda da oluşabilir. Buna prematür (erken) menapoz denir.
MENAPOZUN BELİRTİLERİ
Adet kanamalarında düzensizlik veya kesilme
Sıcak basmaları, gece terlemeleri
Çarpıntı,
Uykusuzluk
Sinirlilik, depresyon, unutkanlık ve ağlama nöbetleri
Zihinsel fonksiyonların yavaşlaması ve konsantrasyon güçlüğü
Cilt kuruluğu, saç kırılması ve dökülmesi
Kilo almaya yatkınlık
İdrar kaçırma, idrar yollarında yanma
Ağrılı cinsel ilişki
Eklem ağrıları
Osteoporoz (kemik erimesi)
MENOPOZDA YAŞAM KALİTESİNİ KORUMANIN SIRLARI
Yılda 1 defa doktora gidin.
40 yaşlarından sonra meme röntgeni ve ultrasonunuzu ihmal etmeyin.
Özellikle gençlik yıllarından itibaren kalsiyumlu yiyecekleri tüketin.
Kalsiyum için gerekli olan güneş ışığından yararlanın.
Günlük egzersiz alışkanlığı edinin ve kilo almaktan kaçının.
Menopoza erken yaşlardan itibaren bilinçle hazırlanmak için belirtileri beklemeden, mutlaka bir jinekoloğa (kadın doğum uzmanına) başvurun.
Yaşamınızın ikinci baharı için Hormon Destek Tedavisi’nin gerekliliğine inanın.
HORMON DESTEK TEDAVİSİNİN FAYDALARI
Hormon Destek Tedavisi, tüm menopozal şikayetlerin tedavisinde en etkili yöntemdir. Hormon Destek Tedavisi başlamadan önce gerekli mamografi, papsmear, vajinal ultrasonografi gibi tetkikler yapılır. Doktorunuz bu tetkikler neticesinde kişiye özgü Hormon Destek Tedavisi yöntemini belirler. Tedavi süresince doktor kontrolünde olan kadın, bu dönemde oluşabilecek diğer rahatsızlıkların erken teşhisi konusunda da avantajlıdır. Yaş ilerledikçe görülen eklem ağrıları ve kemik yoğunluğunda azalma problemi ise ilerleyen yaşa rağmen Hormon Destek Tedavisi alan kadınları etkilemektedir.
Menopoz kadın yaşamının doğal bir parçasıdır. Günümüzde kadınların menopoz sonrası beklenen yaşam süresi yaklaşık 30 yıldır. Yaşlanmak ile sağlıklı olarak yaşlanmak farklı şeylerdir. Hormon Destek Tedavisi’nin amacı, kadınlara menopoz öncesinde ve menopozda yüksek yaşam kalitesini sunmaktır.
BUGÜN BİLİNÇLENİN YARIN RAHAT YAŞAYIN.
Menopoz döneminde sizi kadın yapan hormonlarınızı uygun tedavi yöntemleriyle yeniden kazanın; menopoz sıkıntılarının yaşam kalitenizi, sağlığınızı ve mutluluğunuzu olumsuz etkilemesine izin vermeyin
deryabaykal.com

Derya hanımın deryalı günler isimli programını seyreden hanımlar benimle aynı fikirdedir.evet gerçekten de harika bir tv rpogramı o.işte derya baykalın programında bazı el işlerinin örnekleri:
YAPIŞIK İKİZLER (YAZLIK BLUZ) TARİFİ
MLZ.
3 YUMAK NAKO PIRLANTA YÜN
5 NUMARA ŞİŞ
ÖN VE ARKA BEDEN
105 İLMEK BAŞLANIR.
3 TERS 2 YÜZ LASTİK ÖRÜLÜR.
34 CM ÖRÜLDÜKTEN SONRA KOL KESİMİ İÇİN,
6 İLMEK KAPATILIR. (BAŞTAN VE SONDAN)
KESİLDİKTEN SONRA 2 SIRADA BİR, BİRER İLMEK KESİLEREK 8 CM ÖRÜLÜR.
KORDONLARIN GEÇMESİ İÇİN BOŞLUKLARI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR.
BUNUN İÇİN;TERSLERİ KESİP DÜZLERİ ÖRÜYORUZ.
3 İLMEK KESİLİYOR.KESİMDEN SONRAKİ SIRADA EKSİLTTİĞİMİZ KADAR ARTTIRIYORUZ. ARTTIRDIKTAN SONRA 6 SIRA YİNE LASTİK ÖRÜLÜR.BU İŞLEMİ 3 KEZ TEKRARLIYORUZ.
KORDONLAR
PORTAKAL RENGİ 85CM
MAVİ RENGİ 105 CM
YEŞİL RENGİ 105 CM ZİNCİR ÇEKİLİR.4 KAT İPTEN YAPILIR.(9 NUMARA TIĞ İLE)
ALT BEDEN KISIM LASTİK ARALARINDAKİ ZİNCİR ÇUBUKLAR İÇİN 3,5 TIĞ İLE 19 ZİNCİR ÇEKİLİR KAPATILIR.
*BLUZUN YAKA BOYUNA KADAR OLAN TÜM UZUNLUĞU 50CM DİR.
YAPIŞIK İKİZLER (YAZLIK BLUZ) TARİFİ
MLZ.
3 YUMAK NAKO PIRLANTA YÜN
5 NUMARA ŞİŞ
ÖN VE ARKA BEDEN
105 İLMEK BAŞLANIR.
3 TERS 2 YÜZ LASTİK ÖRÜLÜR.
34 CM ÖRÜLDÜKTEN SONRA KOL KESİMİ İÇİN,
6 İLMEK KAPATILIR. (BAŞTAN VE SONDAN)
KESİLDİKTEN SONRA 2 SIRADA BİR, BİRER İLMEK KESİLEREK 8 CM ÖRÜLÜR.
KORDONLARIN GEÇMESİ İÇİN BOŞLUKLARI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR.
BUNUN İÇİN;TERSLERİ KESİP DÜZLERİ ÖRÜYORUZ.
3 İLMEK KESİLİYOR.KESİMDEN SONRAKİ SIRADA EKSİLTTİĞİMİZ KADAR ARTTIRIYORUZ. ARTTIRDIKTAN SONRA 6 SIRA YİNE LASTİK ÖRÜLÜR.BU İŞLEMİ 3 KEZ TEKRARLIYORUZ.
KORDONLAR
PORTAKAL RENGİ 85CM
MAVİ RENGİ 105 CM
YEŞİL RENGİ 105 CM ZİNCİR ÇEKİLİR.4 KAT İPTEN YAPILIR.(9 NUMARA TIĞ İLE)
ALT BEDEN KISIM LASTİK ARALARINDAKİ ZİNCİR ÇUBUKLAR İÇİN 3,5 TIĞ İLE 19 ZİNCİR ÇEKİLİR KAPATILIR.
*BLUZUN YAKA BOYUNA KADAR OLAN TÜM UZUNLUĞU 50CM DİR.
deryabaykal.com
ne yiyerek diyet yapmalıyım ? nasıl kilo verebilirim ? kilo verme hakkında önemli ipuçları burada !!!!
1: Patates ve ekmek tüketmek kilo aldırır:
Aslında tam tersidir diyebiliriz. Nişasta içeren sebzeler ve ekmek (sadece kepek ekmeği), vücudunuzda beyinden kaslara kadar ihtiyacınız olan kaliteli karbonhidratı içerirler. Elbette ekmeğinizin üzerini tereyağı ile kaplar veya patatesi haşlanmış değil de kızartma olarak tercih ederseniz, kalorileri üçe dörde katlarsınız.
2: Yemekten önce bir bardak su içmek iştahı keser:
Hem evet hem de hayır diyebiliriz. Su eğer yemekle birleştirildiyse, iştahı hafifletmekte yardımcı olur. Örnek olarak, çorba ve meyve suyunu gösterebiliriz. Yapılan bir araştırmada, bir grup kadına tavuk çorbası içirilirken, diğer gruba ise bir bardak su ve pirinçli tavuk yemeği yedirildi. Dr. Elizabeth Somer önderliğinde yapılan bu çalışmada, tavuk çorbası içen grup kendini daha doymuş hissederken, bunun yanında yüzde 27 daha az kalori almış oldu. Bu kuralın sadece bir istisnai durumu bulunuyor... Bazen açlık ve susuzluğu karıştırıyor olabilirsiniz. Kendinizi çok aç hissettiğiniz zamanlarda büyük bir bardak su için. Biraz bekledikten sonra hala açlık hissetmiyorsanız, vücudunuzun o an neye ihtiyacı olduğunu çözüp, gerekeni yapmışsınızdır.
3: Karides, istiridye gibi su kabukluları, kolestrol açısından çok zengindir:
Bir tarafta bu önermenin doğruluk payı vardır. Bir avuç karidesin, günlük kolestrolünüzün 3/1 fazlasına denk geldiği de doğrudur. Fakat ilginç olan bir durum var ! Karidesler doymuş yağ oranı açısından düşük değerlere sahiptir ve sağlıklı omega 3 yağ asitlerini bünyelerinde bulundururlar. Güney Kaliforniya Üniversitesi kapsamında yapılan çalışmada, karides ve diğer su kabuklularının her hafta 1 kez tüketilmesinin, kalp krizi riskini %59 azalttığı ortaya çıkıyor
4: Ara sıra yenilen fast-food zararlı değildir:
Aslında bu noktada 'ara sıra' teriminin sizin için ne ifade ettiği önemlidir. Eğer 'ara sıra' sizin için her Cuma akşamı demekse, bu önerme sizin için doğru olmaz. Eğer her birkaç ayda bir anlamına geliyorsa ve vücut ölçüleriniz sağlıklı değerlerdeyse, hatta bol sebze, badem, ve tam buğday tüketiyorsanız doğrudur. Ama çok azımız tamamen istediğimiz vücutlara sahibiz. Eğer canınız çekiyor ve fast-food yemek istiyorsanız, sonrasında 1-1.5 saat yürümeyi kesinlikle ihmal etmeyin.
5: Kadınlar menapoz sonrası doğal olarak kilo alırlar:
Evet suçlanabilecek birçok şey var! Akneden tutun da pre-menstural sendromun dahilindeki hormon değişikliklerine kadar! Bu noktada, fiziksel egzersizlerin kesilmemesi gerekiyor. Eğer ki düzenli egzersize devam edilirse, birbirini takiben aynı sonuçları veren çalışmaların ışığında, kadınların menopoz sonrası kilo almamaları sağlanabiliyor. Tek sır egzersizde!
6: Gazlı içeceklerin diyetleri zarar vermez:
İlk olarak size gerçek öneriyi verelim. Su, taze sıkılmış meyve suyu ve yeşil çaydan asla vazgeçmeyin. Bu içecekleri diyet gazlı içeceklerin yerine mümkün olduğunca fazla tüketin. Hem diyet hem de diyet olmayan gazlı içecekler, böbrek rahatsızlıkları ve kalp hastalıkları riskini artırır, bununla beraber diş minelerine zararlı asitleri barındırırlar.
haber3
1: Patates ve ekmek tüketmek kilo aldırır:
Aslında tam tersidir diyebiliriz. Nişasta içeren sebzeler ve ekmek (sadece kepek ekmeği), vücudunuzda beyinden kaslara kadar ihtiyacınız olan kaliteli karbonhidratı içerirler. Elbette ekmeğinizin üzerini tereyağı ile kaplar veya patatesi haşlanmış değil de kızartma olarak tercih ederseniz, kalorileri üçe dörde katlarsınız.
2: Yemekten önce bir bardak su içmek iştahı keser:
Hem evet hem de hayır diyebiliriz. Su eğer yemekle birleştirildiyse, iştahı hafifletmekte yardımcı olur. Örnek olarak, çorba ve meyve suyunu gösterebiliriz. Yapılan bir araştırmada, bir grup kadına tavuk çorbası içirilirken, diğer gruba ise bir bardak su ve pirinçli tavuk yemeği yedirildi. Dr. Elizabeth Somer önderliğinde yapılan bu çalışmada, tavuk çorbası içen grup kendini daha doymuş hissederken, bunun yanında yüzde 27 daha az kalori almış oldu. Bu kuralın sadece bir istisnai durumu bulunuyor... Bazen açlık ve susuzluğu karıştırıyor olabilirsiniz. Kendinizi çok aç hissettiğiniz zamanlarda büyük bir bardak su için. Biraz bekledikten sonra hala açlık hissetmiyorsanız, vücudunuzun o an neye ihtiyacı olduğunu çözüp, gerekeni yapmışsınızdır.
3: Karides, istiridye gibi su kabukluları, kolestrol açısından çok zengindir:
Bir tarafta bu önermenin doğruluk payı vardır. Bir avuç karidesin, günlük kolestrolünüzün 3/1 fazlasına denk geldiği de doğrudur. Fakat ilginç olan bir durum var ! Karidesler doymuş yağ oranı açısından düşük değerlere sahiptir ve sağlıklı omega 3 yağ asitlerini bünyelerinde bulundururlar. Güney Kaliforniya Üniversitesi kapsamında yapılan çalışmada, karides ve diğer su kabuklularının her hafta 1 kez tüketilmesinin, kalp krizi riskini %59 azalttığı ortaya çıkıyor
4: Ara sıra yenilen fast-food zararlı değildir:
Aslında bu noktada 'ara sıra' teriminin sizin için ne ifade ettiği önemlidir. Eğer 'ara sıra' sizin için her Cuma akşamı demekse, bu önerme sizin için doğru olmaz. Eğer her birkaç ayda bir anlamına geliyorsa ve vücut ölçüleriniz sağlıklı değerlerdeyse, hatta bol sebze, badem, ve tam buğday tüketiyorsanız doğrudur. Ama çok azımız tamamen istediğimiz vücutlara sahibiz. Eğer canınız çekiyor ve fast-food yemek istiyorsanız, sonrasında 1-1.5 saat yürümeyi kesinlikle ihmal etmeyin.
5: Kadınlar menapoz sonrası doğal olarak kilo alırlar:
Evet suçlanabilecek birçok şey var! Akneden tutun da pre-menstural sendromun dahilindeki hormon değişikliklerine kadar! Bu noktada, fiziksel egzersizlerin kesilmemesi gerekiyor. Eğer ki düzenli egzersize devam edilirse, birbirini takiben aynı sonuçları veren çalışmaların ışığında, kadınların menopoz sonrası kilo almamaları sağlanabiliyor. Tek sır egzersizde!
6: Gazlı içeceklerin diyetleri zarar vermez:
İlk olarak size gerçek öneriyi verelim. Su, taze sıkılmış meyve suyu ve yeşil çaydan asla vazgeçmeyin. Bu içecekleri diyet gazlı içeceklerin yerine mümkün olduğunca fazla tüketin. Hem diyet hem de diyet olmayan gazlı içecekler, böbrek rahatsızlıkları ve kalp hastalıkları riskini artırır, bununla beraber diş minelerine zararlı asitleri barındırırlar.
haber3
yaşlanmayı durdurmak, genç kalmak ve genç görünmek mümkün mü ?
Yeni geliştirilen dermatokozmetik ürün grubu AFA'lar; kırışıklıkların giderilmesini sağlıyor, yeni kırışıklıkların oluşmasını engelliyor ve cilt lekelerini tedavi ediyor.Y ılların birer kanıtı olarak yüzümüzde beliren çizgilere meydan okuyan kadınlara müjde!
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar; çok yeni geliştirilmiş dermakozmetik ürün grubu 'AFA'larla uygulanan peeling yönteminin, ciltte çok güçlü antiaging etki yarattığını belirtti. AFA Peeling sisteminde, 6 seans sonunda ciltteki kırışıklıkların azaldığını ve lekelerin tedavi edilebildiğini vurgulayan Dr. Dündar, medikal cilt bakımında etkili bir seçenek olan 'AFA'larla ilgili bilgiler verdi:
'AFA'lar nedir? 'AFA'lar; çok yeni geliştirilmiş dermatokozmetik ürün grubudur.
Cildi yaşlanmaya karşı koruyor ve yaşlılık belirtilerini geriletiyor. Çeşitli nedenlere bağlı gelişen cilt lekelerinin ve akne vulgarisin tedavisinde, gerek tek başına gerekse mevcut tedaviye destek olarak kullanılabiliyor.
Ciltte nasıl etkiler bırakıyor?
Çok güçlü anti-aging etki yaratır.
Cildi yeniler, kırışıklıkları azaltır.
Cilde yoğun nem tutucu etki sağlar.
Etkileri hızlıdır.
Cilt üzerindeki soyucu etkileri güçlüdür.
Cilt lekelerinde üstün terapötik etki sağlar.
Herhangi bir yan etkisi olur mu?
En hassas ciltlerde dahi güvenle kullanılır. Güneş hassasiyeti de yaratmaz.
'AFA'lar hangi alanlarda kullanılabilir?
Güneş, yaşlılık ve hamilelik gibi çeşitli nedenlere bağlı oluşan cilt lekelerine karşı koruyucu ve tedaviyi destekleyici etkidedir.
Kırışıklıkların giderilmesini sağlar, yeni kırışıklıkların oluşmalarını engeller.
Akne tedavisi sonrası oluşmuş izlerin tedavisinde etkilidir.
Cildin yenilenmesi, daha sağlıklı ve canlı görünüme ulaşmasını sağlayan genel cilt bakımında anti-aging etkileri nedeniyle önerilir.
En sağlıklı sonucu alabilmek için AFA Peeling sistemi nasıl uygulanmalı?
Bir uzman gözetiminde başlayan ve daha sonra yine uzmanın önerdiği ev ürünleriyle devam eden AFA Peeling sisteminde hedeflenen sonucun alınması için şu kurallara uyulmasında fayda var:
En az 6 kez AFA Gel seansı uygulanmalı. n Seanslar haftada bir ya da iki haftada bir kez uygulanmalı.
6 seanslık kür tamamlandığında, hastalar AFA GEL EV programına kaydırılarak, uzmanın önereceği ev ürünleri ile tedavisine kendi kendine devam edebilir.
6 kürlük muayenehane uygulaması 6 ayda bir tekrarlanabilir.
AFA Peeling programı öncesinde dikkat edilmesi gereken noktalar var mı?
Uygulamadan bir önceki gece hasta, AFA Gel ve/veya Retinoik asit gibi soyucu ürün kullanmamalı.
Erkekler işlemden hemen önce tıraş olmamalı.
Kadınlar son bir hafta içinde tüy dökücü işlem uygulamamalı.
bugün
Yeni geliştirilen dermatokozmetik ürün grubu AFA'lar; kırışıklıkların giderilmesini sağlıyor, yeni kırışıklıkların oluşmasını engelliyor ve cilt lekelerini tedavi ediyor.Y ılların birer kanıtı olarak yüzümüzde beliren çizgilere meydan okuyan kadınlara müjde!
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar; çok yeni geliştirilmiş dermakozmetik ürün grubu 'AFA'larla uygulanan peeling yönteminin, ciltte çok güçlü antiaging etki yarattığını belirtti. AFA Peeling sisteminde, 6 seans sonunda ciltteki kırışıklıkların azaldığını ve lekelerin tedavi edilebildiğini vurgulayan Dr. Dündar, medikal cilt bakımında etkili bir seçenek olan 'AFA'larla ilgili bilgiler verdi:
'AFA'lar nedir? 'AFA'lar; çok yeni geliştirilmiş dermatokozmetik ürün grubudur.
Cildi yaşlanmaya karşı koruyor ve yaşlılık belirtilerini geriletiyor. Çeşitli nedenlere bağlı gelişen cilt lekelerinin ve akne vulgarisin tedavisinde, gerek tek başına gerekse mevcut tedaviye destek olarak kullanılabiliyor.
Ciltte nasıl etkiler bırakıyor?
Çok güçlü anti-aging etki yaratır.
Cildi yeniler, kırışıklıkları azaltır.
Cilde yoğun nem tutucu etki sağlar.
Etkileri hızlıdır.
Cilt üzerindeki soyucu etkileri güçlüdür.
Cilt lekelerinde üstün terapötik etki sağlar.
Herhangi bir yan etkisi olur mu?
En hassas ciltlerde dahi güvenle kullanılır. Güneş hassasiyeti de yaratmaz.
'AFA'lar hangi alanlarda kullanılabilir?
Güneş, yaşlılık ve hamilelik gibi çeşitli nedenlere bağlı oluşan cilt lekelerine karşı koruyucu ve tedaviyi destekleyici etkidedir.
Kırışıklıkların giderilmesini sağlar, yeni kırışıklıkların oluşmalarını engeller.
Akne tedavisi sonrası oluşmuş izlerin tedavisinde etkilidir.
Cildin yenilenmesi, daha sağlıklı ve canlı görünüme ulaşmasını sağlayan genel cilt bakımında anti-aging etkileri nedeniyle önerilir.
En sağlıklı sonucu alabilmek için AFA Peeling sistemi nasıl uygulanmalı?
Bir uzman gözetiminde başlayan ve daha sonra yine uzmanın önerdiği ev ürünleriyle devam eden AFA Peeling sisteminde hedeflenen sonucun alınması için şu kurallara uyulmasında fayda var:
En az 6 kez AFA Gel seansı uygulanmalı. n Seanslar haftada bir ya da iki haftada bir kez uygulanmalı.
6 seanslık kür tamamlandığında, hastalar AFA GEL EV programına kaydırılarak, uzmanın önereceği ev ürünleri ile tedavisine kendi kendine devam edebilir.
6 kürlük muayenehane uygulaması 6 ayda bir tekrarlanabilir.
AFA Peeling programı öncesinde dikkat edilmesi gereken noktalar var mı?
Uygulamadan bir önceki gece hasta, AFA Gel ve/veya Retinoik asit gibi soyucu ürün kullanmamalı.
Erkekler işlemden hemen önce tıraş olmamalı.
Kadınlar son bir hafta içinde tüy dökücü işlem uygulamamalı.
bugün
Akşam bir partiye davetlisiniz ve kuaföre gitmek içinizden gelmiyorsa, belki de saçınızı kendiniz yapmalısınız. İlk yapmanız gereken, saçlarınızı düzgün bir şekilde taramak. Eğer saçlarınız dalgalı ise, fön kullanarak düzleştirebilirsiniz...
SAÇLARINIZI KABARTIN!
Saçlarınızın tam tepede kalan kısmını, topladığınızda daha düzgün görünmesi için kabartmalısınız. Bunun için yapmanız gereken tek şey, saçlarınızı ince tutamlar halinde alarak, ters yöne doğru taramak. Yandaki fotoğrafta bu işlemin nasıl yapılacağı görülüyor. Sabitlemek için sprey kullanın. Saçlarınızın arka kısmını kabarttıktan sonra, kötü görünmeini önlemek için, ön taraftan ince bir saç tabakasıyla kapatın. Daha sonra yine ince tutamlar halinde ayırdığınız saçlarınıza sprey sıkın. Kullandığınız sprey saçlarınızı çok fazla sertleştimeyen bir ürün olursa, şekil vermek daha kolay olur.
AT KUYRUĞU YAPIN
Saçlarınızı spreyledikten sonra, düzgün bir şekilde tarayarak arkada, at kuyruğu şeklinde toplayın. Saçlarınızı toplarken ince bir lastik toplayın. Topladıktan sonra, saçınızdan ince bir tutam ayırın ve lastiği kapatacak şekilde üzerine dolayarak sarın.
SIRA SON RUTUŞLARDA...
Son olarak saçlarınızın sarkan kısmını toplamanın zamanı geldi. Resimde de gördüğünüz gibi, saçlarınızı ufak tıtamlar halinde, tel tokalardan yararlanarak yukarıda toplayın. Eğer saç renginize uygun tel tokalar kullanırsanız, topuzunuzda çok dikkat çekmeyecek ve daha güzel görünecektir. Ve geceye hazırsınız! İşte bitti bile... Ne kuaförde sıra beklediniz, ne de gereğinden fazla oyalandınız. Şimdi kendi hazırladığınız topuzunuzla geceye hazırsınız.... Bir başka topuz önerisi için, tıklamaya devam edin! Yine ilk olarak saçlarımızı tarayarak başlıyoruz, fakat bu model dalgalı saçlarada kolayca uygulanabileceğinden, fön çekip düzeltmenize hiç gerek yok...
TUTAMLARA AYIRIN!
Saçlarınızın daha dalgalı bir form kazanası gerekiyor. Bunun için saçlarınızı küçük tutamlar halinde ayırın ve spreyleyin. Spreylediğiniz her tutamı parmağınıza dolayarak döndürün ve bir tel toka yardımıyla sabitleyin. Fönle kurutun. Saçlarınızı tel tokalarla tutturduktan sonra, fönle kurutun. Bu sayede saçlarınız çabuk kurur ve şekil alır. Bu işlemi yaptıktan sonta saçlarınız sertleşecektir. Dert etmeyin! Olması gereken tam olarak bu...
TOPLAMA ZAMANI
Saçlarınızdaki tel tokaları çıkartın. Ayırdığınız tutamların iri iri dalgalar halinde olduğunu göreceksiniz. Saçlarınızı tepeden toplayın. Ve az önce açtığınız tutamları saç tokasını gizleyecek şekilde, tokanun üstüne ve hafifçe önlere gelecek şekilde yerleştirin ve tekrar sprey sıkın...
HAZIRSINIZ...
Saçlarınız hazır bile, eğer siz de hazırsanız dışarı çıkıp eğlenmenin tam zamanı...
Takvim
SAÇLARINIZI KABARTIN!
Saçlarınızın tam tepede kalan kısmını, topladığınızda daha düzgün görünmesi için kabartmalısınız. Bunun için yapmanız gereken tek şey, saçlarınızı ince tutamlar halinde alarak, ters yöne doğru taramak. Yandaki fotoğrafta bu işlemin nasıl yapılacağı görülüyor. Sabitlemek için sprey kullanın. Saçlarınızın arka kısmını kabarttıktan sonra, kötü görünmeini önlemek için, ön taraftan ince bir saç tabakasıyla kapatın. Daha sonra yine ince tutamlar halinde ayırdığınız saçlarınıza sprey sıkın. Kullandığınız sprey saçlarınızı çok fazla sertleştimeyen bir ürün olursa, şekil vermek daha kolay olur.
AT KUYRUĞU YAPIN
Saçlarınızı spreyledikten sonra, düzgün bir şekilde tarayarak arkada, at kuyruğu şeklinde toplayın. Saçlarınızı toplarken ince bir lastik toplayın. Topladıktan sonra, saçınızdan ince bir tutam ayırın ve lastiği kapatacak şekilde üzerine dolayarak sarın.
SIRA SON RUTUŞLARDA...
Son olarak saçlarınızın sarkan kısmını toplamanın zamanı geldi. Resimde de gördüğünüz gibi, saçlarınızı ufak tıtamlar halinde, tel tokalardan yararlanarak yukarıda toplayın. Eğer saç renginize uygun tel tokalar kullanırsanız, topuzunuzda çok dikkat çekmeyecek ve daha güzel görünecektir. Ve geceye hazırsınız! İşte bitti bile... Ne kuaförde sıra beklediniz, ne de gereğinden fazla oyalandınız. Şimdi kendi hazırladığınız topuzunuzla geceye hazırsınız.... Bir başka topuz önerisi için, tıklamaya devam edin! Yine ilk olarak saçlarımızı tarayarak başlıyoruz, fakat bu model dalgalı saçlarada kolayca uygulanabileceğinden, fön çekip düzeltmenize hiç gerek yok...
TUTAMLARA AYIRIN!
Saçlarınızın daha dalgalı bir form kazanası gerekiyor. Bunun için saçlarınızı küçük tutamlar halinde ayırın ve spreyleyin. Spreylediğiniz her tutamı parmağınıza dolayarak döndürün ve bir tel toka yardımıyla sabitleyin. Fönle kurutun. Saçlarınızı tel tokalarla tutturduktan sonra, fönle kurutun. Bu sayede saçlarınız çabuk kurur ve şekil alır. Bu işlemi yaptıktan sonta saçlarınız sertleşecektir. Dert etmeyin! Olması gereken tam olarak bu...
TOPLAMA ZAMANI
Saçlarınızdaki tel tokaları çıkartın. Ayırdığınız tutamların iri iri dalgalar halinde olduğunu göreceksiniz. Saçlarınızı tepeden toplayın. Ve az önce açtığınız tutamları saç tokasını gizleyecek şekilde, tokanun üstüne ve hafifçe önlere gelecek şekilde yerleştirin ve tekrar sprey sıkın...
HAZIRSINIZ...
Saçlarınız hazır bile, eğer siz de hazırsanız dışarı çıkıp eğlenmenin tam zamanı...
Takvim
İşte en çok görülen beş erotik rüya ve tabirleri...
Rüyanızda Johnny Depp ile birlikte olmuş ya da kız arkadaşınızı öptüğünüzü görüp korkuyla uyanmışsınızdır mutlaka. Acaba ne anlama geliyor diye aklınızı bulandırmak yerine en çok görülen beş erotik rüya ve tabirlerine bir göz atın.
Bir ünlü ile sevişmek
Rüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikliğini duyduğunuz bazı değerlerin varlığının habercisi. Birlikte olduğunuzu gördüğünüz bu ünlü kişi aslında sizin için kaliteyi temsil ediyor. Aradığınız şey daha iyi şartlar altında yaşamak başka bir deyişle. Ayrıca kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar olduğunu biliyor musunuz? Bir diğer olasılık ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmanız. Yani sadece rüya da değil günlük yaşantınızda da onu gerçekten istiyorsanız, rüyalarınıza girmesinden daha doğal ne var?
Toplum içinde sevişmek
Eğer kalabalık bir yerde herkesin önünde seviştiğinizi görüyor ve bundan keyif alıyorsanız, bu sizin bastırılmış cinsel dürtülerinizin olduğunu ve bir şok yaşamanız gerektiğini gösteriyordur. Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa cinselliğinizden utanıyor, suçluluk duyuyor ve bir türlü denge kuramıyorsunuz demektir. Günlük hayatta kendinizi daha iyi ifade edebilmenin yollarını arasanız iyi olur. Size seks hayatınızı daha eğlendirici bir hale sokmanızı öneriyoruz.
Dostunuzun erkek arkadaşıyla sevişmek
Dostunuzun erkek arkadaşıyla birlikte olmak rüya da olsa pek de hoş bir durum değildir. Hemen paniğe kapılıp onu gerçekten istediğinizi düşünmeyin. Böyle bir rüya hayatınızda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisi. Kendinize rüyada gördüğünüz ve en çok hoşunuza giden şeyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadığınız bir şey olursa şaşırmayın sakın. Küçük oyunlar, birlikte olduğunuz kişinin sosyallik yönü... İşte bunlar gibi eksiklikler size bu rüyaları gösteriyor.
Başka bir kadınla sevişmek
Rüyada başka bir kadınla sevişmek sıkça görülen bir olgudur. Eğer eşcinsel değilseniz böyle rüyalar görmek, eşcinsel olduğunuzu göstermez. Bir kadının size dokunması içinizdeki kadının daha çok ortaya çıktığını gösterir. Ayrıca daha fazla şefkate ihtiyacınızın olduğu da bir başka gerçek. Bu yüzden erkeklerle birlikte olduğunuz için yanıldığınızı sanmayın, sadece kalbinize daha çok dokunacak birine ihtiyacınız var. İsteklerinizi uygun bir dille partnerinize söylerseniz, o da sizi mutlu edecektir.
Şişman ve çirkin patronunuzla sevişmek
Evet, aslında ona karşı içten içe bir aşk besliyorsunuz, dersek inanmayın. Çünkü rüyanızda patronunuzla birlikte olmak bir tür güç hesaplaşmasından ibaret. İş hayatınızda aldığınız sorumluluklar bir yana kendinizi güçsüz hissetmenizin bilinçaltınıza yansıması bu şekilde. Yani bir tür denge kurabilmek için beyninizin size oynadığı oyun bu. Rüyanızda iğrenç bir adamla birlikte oluyorsanız bu sizin kendinizi yargıladığınız anlamına da geliyor. Ket vurduğunuz duygularınızın vücut dilinizle rüyalarınızda açığa çıkması da diyebiliriz.
leyditürk.com
Rüyanızda Johnny Depp ile birlikte olmuş ya da kız arkadaşınızı öptüğünüzü görüp korkuyla uyanmışsınızdır mutlaka. Acaba ne anlama geliyor diye aklınızı bulandırmak yerine en çok görülen beş erotik rüya ve tabirlerine bir göz atın.
Bir ünlü ile sevişmek
Rüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikliğini duyduğunuz bazı değerlerin varlığının habercisi. Birlikte olduğunuzu gördüğünüz bu ünlü kişi aslında sizin için kaliteyi temsil ediyor. Aradığınız şey daha iyi şartlar altında yaşamak başka bir deyişle. Ayrıca kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar olduğunu biliyor musunuz? Bir diğer olasılık ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmanız. Yani sadece rüya da değil günlük yaşantınızda da onu gerçekten istiyorsanız, rüyalarınıza girmesinden daha doğal ne var?
Toplum içinde sevişmek
Eğer kalabalık bir yerde herkesin önünde seviştiğinizi görüyor ve bundan keyif alıyorsanız, bu sizin bastırılmış cinsel dürtülerinizin olduğunu ve bir şok yaşamanız gerektiğini gösteriyordur. Eğer bu durum sizi rahatsız ediyorsa cinselliğinizden utanıyor, suçluluk duyuyor ve bir türlü denge kuramıyorsunuz demektir. Günlük hayatta kendinizi daha iyi ifade edebilmenin yollarını arasanız iyi olur. Size seks hayatınızı daha eğlendirici bir hale sokmanızı öneriyoruz.
Dostunuzun erkek arkadaşıyla sevişmek
Dostunuzun erkek arkadaşıyla birlikte olmak rüya da olsa pek de hoş bir durum değildir. Hemen paniğe kapılıp onu gerçekten istediğinizi düşünmeyin. Böyle bir rüya hayatınızda gün geçtikçe eksilen tutku ve tatminin habercisi. Kendinize rüyada gördüğünüz ve en çok hoşunuza giden şeyi sorun. Gerçek hayatta sahip olmadığınız bir şey olursa şaşırmayın sakın. Küçük oyunlar, birlikte olduğunuz kişinin sosyallik yönü... İşte bunlar gibi eksiklikler size bu rüyaları gösteriyor.
Başka bir kadınla sevişmek
Rüyada başka bir kadınla sevişmek sıkça görülen bir olgudur. Eğer eşcinsel değilseniz böyle rüyalar görmek, eşcinsel olduğunuzu göstermez. Bir kadının size dokunması içinizdeki kadının daha çok ortaya çıktığını gösterir. Ayrıca daha fazla şefkate ihtiyacınızın olduğu da bir başka gerçek. Bu yüzden erkeklerle birlikte olduğunuz için yanıldığınızı sanmayın, sadece kalbinize daha çok dokunacak birine ihtiyacınız var. İsteklerinizi uygun bir dille partnerinize söylerseniz, o da sizi mutlu edecektir.
Şişman ve çirkin patronunuzla sevişmek
Evet, aslında ona karşı içten içe bir aşk besliyorsunuz, dersek inanmayın. Çünkü rüyanızda patronunuzla birlikte olmak bir tür güç hesaplaşmasından ibaret. İş hayatınızda aldığınız sorumluluklar bir yana kendinizi güçsüz hissetmenizin bilinçaltınıza yansıması bu şekilde. Yani bir tür denge kurabilmek için beyninizin size oynadığı oyun bu. Rüyanızda iğrenç bir adamla birlikte oluyorsanız bu sizin kendinizi yargıladığınız anlamına da geliyor. Ket vurduğunuz duygularınızın vücut dilinizle rüyalarınızda açığa çıkması da diyebiliriz.
leyditürk.com
Birçok kadın daha önce hiç orgazmı tadamadığından şikayetçi. Peki ya siz?
Dürüst olalım. Her kadın kendi orgazmının yeterince uzun, yeterince doyurucu, kısaca yeterince iyi olup olmadığın merak eder. Üstelik birçok kadın eğer geç orgazm oluyorsa, frijit olma korkusu yaşar. Bunca meraka rağmen neden hala bu konuya öcü muamelesi yapılıyor?
Belki de kadınlar bu konuda yeterince konuşmuyor, ya da utandıkları için soramıyorlar. Şimdi tabuları bir kenara koyma vakti geldi, orgazm hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevapları burada…
Soru: Orgazmım çok kısa sürüyor. Bunu uzatmak için bir yol var mı?
Cevap: Uzmanlara göre, evet. Bunun için egzersiz yapıp pelvik kaslarınızı geliştirmeniz gerekiyor. Mesela günde 10 – 20 kez birkaç saniye süreyle kalçalarınızı sıkıp, bırakın. Eğer yapabiliyorsanız daha sık ve çok yapın. Bu sayede orgazmınız daha uzun sürecektir.
Bunun bir diğer yolu da hemen sonuca ulaşmaya değil de, eğlenmeye de çalışmak. Örneğin, tam orgazm olacakken kendinizi geri çekin, bunu birkaç kere yapın. Böyle durumlarda daha belirgin ve uzun orgazmlar yaşayabilirsiniz.
Soru: Ben asla ilişki sırasında orgazm olamıyorum. Orgazm olabilmem için oral ilişkiye ihtiyaç duyuyorum. Bu değişebilir mi?
Cevap: Kulübe hoş geldin. Bu kadınların çoğunun yaşadığı bir problemdir. Cinsel ilişki her ne kadar hamile kalmak için iyi bir yol olsa da, kadının bu yolla orgazma ulaşması oldukça zahmetlidir. Tabii ki bunu değiştirmek için birkaç ipucumuz var. Örneğin ilişkiye girmeden önce ön sevişmeye ve oral ilişkiye öncelik verir. Aceleci ver sert olmaktansa, yavaş olun ve partnerinizin ihtiyaç duyduğunuz zamanı size tanımasını sağlayın.
Soru: Birden fazla orgazma ulaşmanın en iyi yolu nedir?
Cevap: bu basit değil, fakat mümkün. Bazı kadınlar orgazm olduktan sonra daha duyarlı hale geliyorlar. Bu arabayı ilk kez çalıştırmanızdan sonra, motorun daha çabuk ısınmasına benzer. Birinciden sonra orgazm daha kolay gelir. Hatta sonraki orgazmların 15 saniye gibi kısa sürelerde geldiği bile olur.
Soru: Sadece G noktası sayesinde orgazm olabilir miyim ve G noktası nerededir?
Cevap: G noktası genellikle uyarıldığında kadınlardaki cinsel isteği arttırır. Ve her kadının bir g noktası vardır. Bu alan vajinanın önünden servikse uzanan bölümdedir. Kadınlar bu nokta sayesinde orgazm olduklarında, daha etkili ve derin hissederler. Fakat bazı kadınlar bundan hoşlanmaz, G noktası oldukça siniz bozucu olabilir.
Soru: Orgazm olmam çok uzun zaman alıyor. Acaba nasıl daha çabuk olabilir? Partnerimi nasıl yavaşlatabilirim?
Cevap: Birçok çift için sadece erkeğin orgazm olması daha kolaydır. Erkeğinizi yavaşlatmak için ona bir akıl oyunu yapabilirsiniz. Ona batmakta olan bir botta olduğunu ve o sonra mutlaka geleceğini anlatın. Şelaleden eninde donunda düşecektir ama bunu geciktirebilir. Tam şelalenin ucuna geldiğinde durmasını söyleyin. Bu durumda içinizde hareket etmesin. Böylece kasılan kasları rahatlayacak ve devam etmeye gücü olacaktır.
Soru: Kimse bana orgazm yaşatamadı. Yardım edin!
Cevap: İlk olarak orgazm bir doğum günü hediyesi değildir. Kimse size veremez. Bu surumda biraz gizliliğe ihtiyacınız olacak. Vücudunuzda nelerin işe yaradığını öğrenmelisiniz. Ayrıca partnerinizi nasıl yönlendireceğinizi de öğrenmelisiniz. Onunla birlikte yataktayken ona kibar iltifatlar yerine, daha kirli iltifatlarda bulunun. Sevişirken bir erkeğe ayakkabılarını çok beğendim demek komik olacaktır. Kendinize zaman verin ve sevgilinize sürekli gelip gelmediğini sormaktan vazgeçin.
leyditürk
Dürüst olalım. Her kadın kendi orgazmının yeterince uzun, yeterince doyurucu, kısaca yeterince iyi olup olmadığın merak eder. Üstelik birçok kadın eğer geç orgazm oluyorsa, frijit olma korkusu yaşar. Bunca meraka rağmen neden hala bu konuya öcü muamelesi yapılıyor?
Belki de kadınlar bu konuda yeterince konuşmuyor, ya da utandıkları için soramıyorlar. Şimdi tabuları bir kenara koyma vakti geldi, orgazm hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevapları burada…
Soru: Orgazmım çok kısa sürüyor. Bunu uzatmak için bir yol var mı?
Cevap: Uzmanlara göre, evet. Bunun için egzersiz yapıp pelvik kaslarınızı geliştirmeniz gerekiyor. Mesela günde 10 – 20 kez birkaç saniye süreyle kalçalarınızı sıkıp, bırakın. Eğer yapabiliyorsanız daha sık ve çok yapın. Bu sayede orgazmınız daha uzun sürecektir.
Bunun bir diğer yolu da hemen sonuca ulaşmaya değil de, eğlenmeye de çalışmak. Örneğin, tam orgazm olacakken kendinizi geri çekin, bunu birkaç kere yapın. Böyle durumlarda daha belirgin ve uzun orgazmlar yaşayabilirsiniz.
Soru: Ben asla ilişki sırasında orgazm olamıyorum. Orgazm olabilmem için oral ilişkiye ihtiyaç duyuyorum. Bu değişebilir mi?
Cevap: Kulübe hoş geldin. Bu kadınların çoğunun yaşadığı bir problemdir. Cinsel ilişki her ne kadar hamile kalmak için iyi bir yol olsa da, kadının bu yolla orgazma ulaşması oldukça zahmetlidir. Tabii ki bunu değiştirmek için birkaç ipucumuz var. Örneğin ilişkiye girmeden önce ön sevişmeye ve oral ilişkiye öncelik verir. Aceleci ver sert olmaktansa, yavaş olun ve partnerinizin ihtiyaç duyduğunuz zamanı size tanımasını sağlayın.
Soru: Birden fazla orgazma ulaşmanın en iyi yolu nedir?
Cevap: bu basit değil, fakat mümkün. Bazı kadınlar orgazm olduktan sonra daha duyarlı hale geliyorlar. Bu arabayı ilk kez çalıştırmanızdan sonra, motorun daha çabuk ısınmasına benzer. Birinciden sonra orgazm daha kolay gelir. Hatta sonraki orgazmların 15 saniye gibi kısa sürelerde geldiği bile olur.
Soru: Sadece G noktası sayesinde orgazm olabilir miyim ve G noktası nerededir?
Cevap: G noktası genellikle uyarıldığında kadınlardaki cinsel isteği arttırır. Ve her kadının bir g noktası vardır. Bu alan vajinanın önünden servikse uzanan bölümdedir. Kadınlar bu nokta sayesinde orgazm olduklarında, daha etkili ve derin hissederler. Fakat bazı kadınlar bundan hoşlanmaz, G noktası oldukça siniz bozucu olabilir.
Soru: Orgazm olmam çok uzun zaman alıyor. Acaba nasıl daha çabuk olabilir? Partnerimi nasıl yavaşlatabilirim?
Cevap: Birçok çift için sadece erkeğin orgazm olması daha kolaydır. Erkeğinizi yavaşlatmak için ona bir akıl oyunu yapabilirsiniz. Ona batmakta olan bir botta olduğunu ve o sonra mutlaka geleceğini anlatın. Şelaleden eninde donunda düşecektir ama bunu geciktirebilir. Tam şelalenin ucuna geldiğinde durmasını söyleyin. Bu durumda içinizde hareket etmesin. Böylece kasılan kasları rahatlayacak ve devam etmeye gücü olacaktır.
Soru: Kimse bana orgazm yaşatamadı. Yardım edin!
Cevap: İlk olarak orgazm bir doğum günü hediyesi değildir. Kimse size veremez. Bu surumda biraz gizliliğe ihtiyacınız olacak. Vücudunuzda nelerin işe yaradığını öğrenmelisiniz. Ayrıca partnerinizi nasıl yönlendireceğinizi de öğrenmelisiniz. Onunla birlikte yataktayken ona kibar iltifatlar yerine, daha kirli iltifatlarda bulunun. Sevişirken bir erkeğe ayakkabılarını çok beğendim demek komik olacaktır. Kendinize zaman verin ve sevgilinize sürekli gelip gelmediğini sormaktan vazgeçin.
leyditürk
İdrar tutamama, cinsel ilişkide ağrı, isteksizlik, orgazm olamama... Kadınların hayatını cehenneme çeviren bu şikayetler pelvik organ sarkmasının belirtileri. Türkiye’de kadınların yüzde 17’si bu sorunla karşı karşıya olmasına rağmen utandığından ya da çaresiz olduğunu düşündüğünden doktora gitmiyor
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst üste normal doğum, sık sık kilo alıp verme, kronik öksürük, cinsel ilişki sırasında iki tarafında haz almaması gibi şikayetleri olan her 9 kadından birinin pelvik organ sarkması (vajina ön ve arka duvarı ile mesane) nedeniyle cerrahi müdahale geçirdiğini söylüyor. Vajinal sarkmaları vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirdiklerini belirten Prof. Dr. Uludağ, Pelvik organ sarkmalarının en büyük belirtisinin idrar tutamamak olduğunu, bunun da kadınların hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor.
Pelvik organ sarkmalarının doğum yapmamış kadınların da yaklaşık yüzde ikisinde görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Seyfettin Uludağ şunları söylüyor: “Vajinal yoldan doğum yapmış olan kadınların hemen hepsinde az ya da çok, vajina duvarı sarkmaları görülebilir. Doğum olayı pelvik organlarda sarkmaya, genişlemeye sebep olabilir. Yardımsız doğum yapanlarda uzun süre ıkınmaya bağlı olarak pelvik organların sarkması kaçınılmazdır. Pelvik organların sarkmasının en sık rastlanan belirtisi, idrar tutamamaktır. Özellikle öksürürken, gülerken ya da ağır bir şey kaldırırken ıkınma durumunda kadınlar idrar kaçırırlar.”
Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin arada sırada idrarını kaçırdığını söyleyen Prof. Dr. Uludağ, “Sarkmalara bağlı idrar kaçırma doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve tekrarlar. Yaş ilerledikçe bu oran artar. Organ sarkmaları her doğumdan sonra ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkma derecesi artar. Eğer doğum esnasında oluşan yırtıklar uygun şekilde tamir edilmez ise bu sarkmalara daha da artar” diyor.
Cinsel ilişkiye zarar verir
Uludağ, sarkmalara bağlı olan idrar kaçırmalarının vajinal yoldan yapılan ameliyatlar ile tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor: “Kadınlar organ sarkması olduğunu öncelikle idrarını tutamadıkları zaman anlarlar. Onları doktora götüren en önemli sebep idrar kaçırmadır. Özellikle havuza ve denize girdikten sonra sık sık tekrarlayan akıntılar, sık sık oluşan sistit belirtileri ve bütün bunlara ek olarak cinsel ilişki sırasında eşinin ya da kendinin eskisi gibi mutlu olamaması gibi belirtiler pelvik organ sarkmalarının işaretidir. Kabızlık ve büyük abdestini yaparken ağrı duymak ya da zorlanmak da bu belirtiler arasında yer alır. Sık tekrarlayan akıntılar, vajina yırtık ve genişlemelerine bağlı yaşanan cinsel sorunlar da ameliyatı gerektiren sebeplerdir. Vajinal sarkmalar aşağıdan vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirilir. Ancak menopozdan sonra tekrarlalama olasılığı vardır.”
Sezaryen sarkmaları azaltır
Pelvik organ sarkmalarından kurtulmanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, “Az doğum yapmak bir önlem olabilir. Doktor kontrolünde doğum yapmak, doğum süresinin gereksiz uzatılmaması, doğumu kolaylaştırıcı kesilerin yapılması ve doğum sonu oluşmuş yırtıkların dikkatli onarılması sarkmaları azaltır. Sezaryen ile yapılan doğum da sarkmaları azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü yer çekimi olduğu sürece yaşlanmaya bağlı olarak ve geçirilen gebeliklerin yaptığı değişimler sonucunda da sarkmalar oluşabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkmalar da artar.
35-50 yaş arasında sık görülür
Pelvik organ sarkmalarına sadece doğumlar sebep olmaz. Bunun dışında sigara içmek, stres, düzgün beslenmemek, özellikle yeşil sebze ve meyveden yoksun çarpık beslenme aşırı kilolu olmak, egzersiz ya da spor yapmamak, kronik öksürük ve aşırı derede ağır spor yapmak da (halter gibi) pelvik organ sarkmalarına sebep olabilir. Pelvik organ sarkmaları 35-50 yaş grubunda sık görülür. Bu yaş grubu kadının toplumda aktif olduğu çağdır.
Belirtileri:
n İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe
n İdrar yapamama
n Ciddi kabızlık
n Gaz kaçırma
n İlişkide bulunamama ya da sakınma
n İlişki sırasında ağrı
n İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama
n İlişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma
n Vajinada ağırlık, basınç ve ağrı hissetme
n Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı
n Vajinal akıntı ve kanama
Vatan
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst üste normal doğum, sık sık kilo alıp verme, kronik öksürük, cinsel ilişki sırasında iki tarafında haz almaması gibi şikayetleri olan her 9 kadından birinin pelvik organ sarkması (vajina ön ve arka duvarı ile mesane) nedeniyle cerrahi müdahale geçirdiğini söylüyor. Vajinal sarkmaları vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirdiklerini belirten Prof. Dr. Uludağ, Pelvik organ sarkmalarının en büyük belirtisinin idrar tutamamak olduğunu, bunun da kadınların hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor.
Pelvik organ sarkmalarının doğum yapmamış kadınların da yaklaşık yüzde ikisinde görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Seyfettin Uludağ şunları söylüyor: “Vajinal yoldan doğum yapmış olan kadınların hemen hepsinde az ya da çok, vajina duvarı sarkmaları görülebilir. Doğum olayı pelvik organlarda sarkmaya, genişlemeye sebep olabilir. Yardımsız doğum yapanlarda uzun süre ıkınmaya bağlı olarak pelvik organların sarkması kaçınılmazdır. Pelvik organların sarkmasının en sık rastlanan belirtisi, idrar tutamamaktır. Özellikle öksürürken, gülerken ya da ağır bir şey kaldırırken ıkınma durumunda kadınlar idrar kaçırırlar.”
Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin arada sırada idrarını kaçırdığını söyleyen Prof. Dr. Uludağ, “Sarkmalara bağlı idrar kaçırma doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve tekrarlar. Yaş ilerledikçe bu oran artar. Organ sarkmaları her doğumdan sonra ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkma derecesi artar. Eğer doğum esnasında oluşan yırtıklar uygun şekilde tamir edilmez ise bu sarkmalara daha da artar” diyor.
Cinsel ilişkiye zarar verir
Uludağ, sarkmalara bağlı olan idrar kaçırmalarının vajinal yoldan yapılan ameliyatlar ile tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor: “Kadınlar organ sarkması olduğunu öncelikle idrarını tutamadıkları zaman anlarlar. Onları doktora götüren en önemli sebep idrar kaçırmadır. Özellikle havuza ve denize girdikten sonra sık sık tekrarlayan akıntılar, sık sık oluşan sistit belirtileri ve bütün bunlara ek olarak cinsel ilişki sırasında eşinin ya da kendinin eskisi gibi mutlu olamaması gibi belirtiler pelvik organ sarkmalarının işaretidir. Kabızlık ve büyük abdestini yaparken ağrı duymak ya da zorlanmak da bu belirtiler arasında yer alır. Sık tekrarlayan akıntılar, vajina yırtık ve genişlemelerine bağlı yaşanan cinsel sorunlar da ameliyatı gerektiren sebeplerdir. Vajinal sarkmalar aşağıdan vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirilir. Ancak menopozdan sonra tekrarlalama olasılığı vardır.”
Sezaryen sarkmaları azaltır
Pelvik organ sarkmalarından kurtulmanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, “Az doğum yapmak bir önlem olabilir. Doktor kontrolünde doğum yapmak, doğum süresinin gereksiz uzatılmaması, doğumu kolaylaştırıcı kesilerin yapılması ve doğum sonu oluşmuş yırtıkların dikkatli onarılması sarkmaları azaltır. Sezaryen ile yapılan doğum da sarkmaları azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü yer çekimi olduğu sürece yaşlanmaya bağlı olarak ve geçirilen gebeliklerin yaptığı değişimler sonucunda da sarkmalar oluşabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkmalar da artar.
35-50 yaş arasında sık görülür
Pelvik organ sarkmalarına sadece doğumlar sebep olmaz. Bunun dışında sigara içmek, stres, düzgün beslenmemek, özellikle yeşil sebze ve meyveden yoksun çarpık beslenme aşırı kilolu olmak, egzersiz ya da spor yapmamak, kronik öksürük ve aşırı derede ağır spor yapmak da (halter gibi) pelvik organ sarkmalarına sebep olabilir. Pelvik organ sarkmaları 35-50 yaş grubunda sık görülür. Bu yaş grubu kadının toplumda aktif olduğu çağdır.
Belirtileri:
n İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe
n İdrar yapamama
n Ciddi kabızlık
n Gaz kaçırma
n İlişkide bulunamama ya da sakınma
n İlişki sırasında ağrı
n İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama
n İlişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma
n Vajinada ağırlık, basınç ve ağrı hissetme
n Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı
n Vajinal akıntı ve kanama
Vatan
Diyetin en zor kısmı canınızın bir şeyler çektiği zamanlar. Eğer siz de iştahınıza hakim olamıyor, sürekli bir şeyler yeme arzusu duyuyorsanız Diyetisyen Yasemin Batmaca'nın önerilerine kulak verin.
ATIŞTIRMA KRİZLERİNDEN KURTULUN
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
ÇİĞNEYEREK YİYİN
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!
TAT ALMA DUYUNUZU UYANDIRIN
Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
BOL BOL SU İÇİN
Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.
GÜÇ GEREKTİREN EGZERSİZLER YAPIN
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
YEME İSTEĞİ BEYİNDE BAŞLIYOR
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz.
haber3
ATIŞTIRMA KRİZLERİNDEN KURTULUN
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
ÇİĞNEYEREK YİYİN
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!
TAT ALMA DUYUNUZU UYANDIRIN
Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
BOL BOL SU İÇİN
Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.
GÜÇ GEREKTİREN EGZERSİZLER YAPIN
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
YEME İSTEĞİ BEYİNDE BAŞLIYOR
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz.
haber3
"Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif"
Dünya Aerobic Şampiyonu Gil Lopes, dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye gelen Gil Lopes Türk kadınlarını görünce şaşırdığını söylüyor: “Çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. İtiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif.”
39 yaşında, Brezilyalı ve haliyle oldukça enerjik bir adam Gil Lopes. Bugün dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aerobic yarışmalarında dünya şampiyonlukları var. Hatta koçluğunu ve koreografilerini yaptığı pek çok ülkenin aerobic takımına da altın madalyalar kazandırmış. Bugün İtalya’da yaşıyor, başta ABD olmak üzere, Portekiz, İspanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Rusya, Japonya ve İngiltere’de masterclasslar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Hillside City Club-Trio’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Lopes ile aerobic ve fitness üzerine konuştuk.
Alanınızda iddialı bir isim olmanızı neye borçlusunuz?
GL: Adrenalini seviyorum. İnsan fazlasıyla heyecan duyduğu bir şeyi çok da iyi yapmak ister. Ben de özellikle aerobic’te en iyisini yapmak istedim. Sporcu bir aileden geliyor olmam da bana spor disiplinini çocukluktan kazandırmıştı. Severek yaptım ve başarılı oldum. Derslerimde de insanları rahatlatıyorum, sürekli espriler yapıyorum, tıpkı bir animatör gibi çalışıyorum.
Türk insanının genel görüntüsü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Buna dürüst cevap vereceğim. Beklediğim gibi değil. Kültür farklıklıklarından dolayı Türkleri hayalimde daha farklı canlandırmıştım. Ama gerçekten etkilendiğimi söyleyebilirim. Hem oryantal, hem de modern bir havaları var. Burada olduğum süre içinde çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. Hatta itiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, ülkemin yani Brezilya kadınlarının kalçalarından farksız.
Yaz yaklaşıyor. Herkesin derdi 1.5-2 ayda içinde forma girmek. Siz nasıl bir program önerirsiniz?
Bu kadar kısa sürede forma girmek mümkün. Önce gerçekten istekli olmalısınız. Sonra yediklerinize dikkat etmelisiniz. Akşam saat 6’dan sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler yememelisiniz. Yağlı, kızartma türü yemeklerden uzak durup, bol bol sebze ve meyve tüketmelisiniz. Bol su içmelisiniz. Ve mümkün olduğunca zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir. Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine etmelerini öneririm; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic...
Neden biri değil de kombinasyon öneriyorsunuz?
Çünkü tüm bu karışımlar vücutta pek çok değişik bölgeye, birçok amaca hizmet edecektir ve kişi hedefine daha hızlı ulaşılacaktır. Elbette düzenli olarak bir spor kulübüne gidiyor olmak, uzman eğitmenler eşliğinde, bilinçli spor yapıyor olmak size çok daha büyük fayda sağlayacaktır. Özellikle CoreBoard, Bosu gibi özel aletlerin bulunduğu spor kulüplerini tercih ederseniz, bu aletlerle vücudunuzda varlığından bile haberdar olmadığınız kaslarınızı dahi çalıştırabilir ve kısa sürede kendinizi fit hissedebilirsiniz.
3-4 yıl sonra pilates popülerliğini yitirir
Size göre şu sıralar en popüler spor akımları nedir?
Pilates çok eski bir uygulama olmasına rağmen şu anda dünyada bir patlama yaşıyor. Ama bence 3-4 sene içinde popülerliğini yitirecek. Zamandan tasarruf etmek için kısa sürede etkisini bölgesel olarak gösteren PowerPlate gibi vibrasyon yaratan aletler şu sıralar oldukça popüler. CoreBoard, Bosu gibi dengeye dayalı ve vücudun pek çok kullanılmayan kasını çalıştıran aletlerle egzersizler sıklıkla tercih ediliyor. Bu aletlerle çok eğlenceli grup egzersizleri de yapılıyor. Hillside’da bunlar var mesela. Bir de Hillside’da görünce gerçekten çok etkilendiğim, canlı DJ müziği eşliğinde spor yapılan kardiyo ve gym alanları...
Yabancı ve Türk kadınlarını karşılaştırsanız ne dersiniz?
Güzel her yerde güzeldir. Milliyetleri benim için önemli değil. Ve burada da gerek fizik, gerekse yüz olarak çok güzel kadınlar gördüm. Örneğin İtalya’da kadınların çoğu incecik. Skinny olmak onların hedefi. Bu benim hiç onaylamadığım bir şey. Ama gördüğüm kadarıyla Türk kadınları daha sportif, daha fitler.
Egzersizleri kombine ederek hedefe kolay ulaşın
n Akşam 18.00’den sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler tüketilmemeli.
n Zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir.
n Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine edin; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic... Çünkü tüm bu karışımlar vücutta değişik bölgelerde, pek çok amaca hizmet eder, kişi hedefine daha hızlı ulaşır.
Kadınların yapması gereken 5 spor
n Kardiyo vasküler egzersizler (koşubandı, bisiklet, vs..),
n Pilates
n Yoga
n Aletli ya da ağırlıklarla egzersizler
n Streching.
Vatan
Dünya Aerobic Şampiyonu Gil Lopes, dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye gelen Gil Lopes Türk kadınlarını görünce şaşırdığını söylüyor: “Çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. İtiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif.”
39 yaşında, Brezilyalı ve haliyle oldukça enerjik bir adam Gil Lopes. Bugün dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aerobic yarışmalarında dünya şampiyonlukları var. Hatta koçluğunu ve koreografilerini yaptığı pek çok ülkenin aerobic takımına da altın madalyalar kazandırmış. Bugün İtalya’da yaşıyor, başta ABD olmak üzere, Portekiz, İspanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Rusya, Japonya ve İngiltere’de masterclasslar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Hillside City Club-Trio’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Lopes ile aerobic ve fitness üzerine konuştuk.
Alanınızda iddialı bir isim olmanızı neye borçlusunuz?
GL: Adrenalini seviyorum. İnsan fazlasıyla heyecan duyduğu bir şeyi çok da iyi yapmak ister. Ben de özellikle aerobic’te en iyisini yapmak istedim. Sporcu bir aileden geliyor olmam da bana spor disiplinini çocukluktan kazandırmıştı. Severek yaptım ve başarılı oldum. Derslerimde de insanları rahatlatıyorum, sürekli espriler yapıyorum, tıpkı bir animatör gibi çalışıyorum.
Türk insanının genel görüntüsü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Buna dürüst cevap vereceğim. Beklediğim gibi değil. Kültür farklıklıklarından dolayı Türkleri hayalimde daha farklı canlandırmıştım. Ama gerçekten etkilendiğimi söyleyebilirim. Hem oryantal, hem de modern bir havaları var. Burada olduğum süre içinde çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. Hatta itiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, ülkemin yani Brezilya kadınlarının kalçalarından farksız.
Yaz yaklaşıyor. Herkesin derdi 1.5-2 ayda içinde forma girmek. Siz nasıl bir program önerirsiniz?
Bu kadar kısa sürede forma girmek mümkün. Önce gerçekten istekli olmalısınız. Sonra yediklerinize dikkat etmelisiniz. Akşam saat 6’dan sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler yememelisiniz. Yağlı, kızartma türü yemeklerden uzak durup, bol bol sebze ve meyve tüketmelisiniz. Bol su içmelisiniz. Ve mümkün olduğunca zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir. Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine etmelerini öneririm; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic...
Neden biri değil de kombinasyon öneriyorsunuz?
Çünkü tüm bu karışımlar vücutta pek çok değişik bölgeye, birçok amaca hizmet edecektir ve kişi hedefine daha hızlı ulaşılacaktır. Elbette düzenli olarak bir spor kulübüne gidiyor olmak, uzman eğitmenler eşliğinde, bilinçli spor yapıyor olmak size çok daha büyük fayda sağlayacaktır. Özellikle CoreBoard, Bosu gibi özel aletlerin bulunduğu spor kulüplerini tercih ederseniz, bu aletlerle vücudunuzda varlığından bile haberdar olmadığınız kaslarınızı dahi çalıştırabilir ve kısa sürede kendinizi fit hissedebilirsiniz.
3-4 yıl sonra pilates popülerliğini yitirir
Size göre şu sıralar en popüler spor akımları nedir?
Pilates çok eski bir uygulama olmasına rağmen şu anda dünyada bir patlama yaşıyor. Ama bence 3-4 sene içinde popülerliğini yitirecek. Zamandan tasarruf etmek için kısa sürede etkisini bölgesel olarak gösteren PowerPlate gibi vibrasyon yaratan aletler şu sıralar oldukça popüler. CoreBoard, Bosu gibi dengeye dayalı ve vücudun pek çok kullanılmayan kasını çalıştıran aletlerle egzersizler sıklıkla tercih ediliyor. Bu aletlerle çok eğlenceli grup egzersizleri de yapılıyor. Hillside’da bunlar var mesela. Bir de Hillside’da görünce gerçekten çok etkilendiğim, canlı DJ müziği eşliğinde spor yapılan kardiyo ve gym alanları...
Yabancı ve Türk kadınlarını karşılaştırsanız ne dersiniz?
Güzel her yerde güzeldir. Milliyetleri benim için önemli değil. Ve burada da gerek fizik, gerekse yüz olarak çok güzel kadınlar gördüm. Örneğin İtalya’da kadınların çoğu incecik. Skinny olmak onların hedefi. Bu benim hiç onaylamadığım bir şey. Ama gördüğüm kadarıyla Türk kadınları daha sportif, daha fitler.
Egzersizleri kombine ederek hedefe kolay ulaşın
n Akşam 18.00’den sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler tüketilmemeli.
n Zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir.
n Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine edin; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic... Çünkü tüm bu karışımlar vücutta değişik bölgelerde, pek çok amaca hizmet eder, kişi hedefine daha hızlı ulaşır.
Kadınların yapması gereken 5 spor
n Kardiyo vasküler egzersizler (koşubandı, bisiklet, vs..),
n Pilates
n Yoga
n Aletli ya da ağırlıklarla egzersizler
n Streching.
Vatan
Makyajda amaç yüzün güzel bölümlerini ortaya çıkarmaktır.
Bu da ancak ışık, gölge ve rengin doğru olarak kullanılmasıyla gerçekleşir.
Makyajda da sanatta olduğu gibi "chiaroscuro" olarak adlandırılan ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür.
"Chiaroscuro" ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır.
İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir. Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir. Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.
Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.
Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.
Hızlı makyaj yaparken
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin. Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin. Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin. Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin. Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
leyditürk.com
Bu da ancak ışık, gölge ve rengin doğru olarak kullanılmasıyla gerçekleşir.
Makyajda da sanatta olduğu gibi "chiaroscuro" olarak adlandırılan ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür.
"Chiaroscuro" ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır.
İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir. Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir. Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.
Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.
Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.
Hızlı makyaj yaparken
Ten
Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin. Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin. Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.
Göz
Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin. Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.
Dudak
Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin. Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.
leyditürk.com
MENAPOZ NEDİR ?
Menapoz bir kadının son adet kanamasına verilen isimdir. Ancak bu terim daha çok son adetten önceki ve sonraki dönemi kapsayan zamanı anlatmak için kullanılır. 40’lı yaşlardan itibaren yumurtalıkların aktiviteleri yavaşlar ve östrojen hormonu yapımında azalmalar başlar. Yumurtalık fonksiyonlarının azalması sonucu başlayan adet düzensizliği dönemine premenopoz, adetler kesildikten ortalama 1 yıl sonra başlayan ve devam eden döneme ise postmenopozal dönem denir.
MENAPOZ HANGİ YAŞTA BAŞLAR ?
Türkiye’de kadınlar ortalama olarak 48 yaşında menopoza girmektedir. Genel olarak menopoz 45-55 yaşları arasında başlar. Hormonal bir problem nedeniyle veya yumurtalıkların kaybına bağlı olarak çok daha erken yaşlarda da oluşabilir. Buna prematür (erken) menapoz denir.
MENAPOZUN BELİRTİLERİ
Adet kanamalarında düzensizlik veya kesilme
Sıcak basmaları, gece terlemeleri
Çarpıntı,
Uykusuzluk
Sinirlilik, depresyon, unutkanlık ve ağlama nöbetleri
Zihinsel fonksiyonların yavaşlaması ve konsantrasyon güçlüğü
Cilt kuruluğu, saç kırılması ve dökülmesi
Kilo almaya yatkınlık
İdrar kaçırma, idrar yollarında yanma
Ağrılı cinsel ilişki
Eklem ağrıları
Osteoporoz (kemik erimesi)
MENOPOZDA YAŞAM KALİTESİNİ KORUMANIN SIRLARI
Yılda 1 defa doktora gidin.
40 yaşlarından sonra meme röntgeni ve ultrasonunuzu ihmal etmeyin.
Özellikle gençlik yıllarından itibaren kalsiyumlu yiyecekleri tüketin.
Kalsiyum için gerekli olan güneş ışığından yararlanın.
Günlük egzersiz alışkanlığı edinin ve kilo almaktan kaçının.
Menopoza erken yaşlardan itibaren bilinçle hazırlanmak için belirtileri beklemeden, mutlaka bir jinekoloğa (kadın doğum uzmanına) başvurun.
Yaşamınızın ikinci baharı için Hormon Destek Tedavisi’nin gerekliliğine inanın.
HORMON DESTEK TEDAVİSİNİN FAYDALARI
Hormon Destek Tedavisi, tüm menopozal şikayetlerin tedavisinde en etkili yöntemdir. Hormon Destek Tedavisi başlamadan önce gerekli mamografi, papsmear, vajinal ultrasonografi gibi tetkikler yapılır. Doktorunuz bu tetkikler neticesinde kişiye özgü Hormon Destek Tedavisi yöntemini belirler. Tedavi süresince doktor kontrolünde olan kadın, bu dönemde oluşabilecek diğer rahatsızlıkların erken teşhisi konusunda da avantajlıdır. Yaş ilerledikçe görülen eklem ağrıları ve kemik yoğunluğunda azalma problemi ise ilerleyen yaşa rağmen Hormon Destek Tedavisi alan kadınları etkilemektedir.
Menopoz kadın yaşamının doğal bir parçasıdır. Günümüzde kadınların menopoz sonrası beklenen yaşam süresi yaklaşık 30 yıldır. Yaşlanmak ile sağlıklı olarak yaşlanmak farklı şeylerdir. Hormon Destek Tedavisi’nin amacı, kadınlara menopoz öncesinde ve menopozda yüksek yaşam kalitesini sunmaktır.
BUGÜN BİLİNÇLENİN YARIN RAHAT YAŞAYIN.
Menopoz döneminde sizi kadın yapan hormonlarınızı uygun tedavi yöntemleriyle yeniden kazanın; menopoz sıkıntılarının yaşam kalitenizi, sağlığınızı ve mutluluğunuzu olumsuz etkilemesine izin vermeyin
deryabaykal.com
Menapoz bir kadının son adet kanamasına verilen isimdir. Ancak bu terim daha çok son adetten önceki ve sonraki dönemi kapsayan zamanı anlatmak için kullanılır. 40’lı yaşlardan itibaren yumurtalıkların aktiviteleri yavaşlar ve östrojen hormonu yapımında azalmalar başlar. Yumurtalık fonksiyonlarının azalması sonucu başlayan adet düzensizliği dönemine premenopoz, adetler kesildikten ortalama 1 yıl sonra başlayan ve devam eden döneme ise postmenopozal dönem denir.
MENAPOZ HANGİ YAŞTA BAŞLAR ?
Türkiye’de kadınlar ortalama olarak 48 yaşında menopoza girmektedir. Genel olarak menopoz 45-55 yaşları arasında başlar. Hormonal bir problem nedeniyle veya yumurtalıkların kaybına bağlı olarak çok daha erken yaşlarda da oluşabilir. Buna prematür (erken) menapoz denir.
MENAPOZUN BELİRTİLERİ
Adet kanamalarında düzensizlik veya kesilme
Sıcak basmaları, gece terlemeleri
Çarpıntı,
Uykusuzluk
Sinirlilik, depresyon, unutkanlık ve ağlama nöbetleri
Zihinsel fonksiyonların yavaşlaması ve konsantrasyon güçlüğü
Cilt kuruluğu, saç kırılması ve dökülmesi
Kilo almaya yatkınlık
İdrar kaçırma, idrar yollarında yanma
Ağrılı cinsel ilişki
Eklem ağrıları
Osteoporoz (kemik erimesi)
MENOPOZDA YAŞAM KALİTESİNİ KORUMANIN SIRLARI
Yılda 1 defa doktora gidin.
40 yaşlarından sonra meme röntgeni ve ultrasonunuzu ihmal etmeyin.
Özellikle gençlik yıllarından itibaren kalsiyumlu yiyecekleri tüketin.
Kalsiyum için gerekli olan güneş ışığından yararlanın.
Günlük egzersiz alışkanlığı edinin ve kilo almaktan kaçının.
Menopoza erken yaşlardan itibaren bilinçle hazırlanmak için belirtileri beklemeden, mutlaka bir jinekoloğa (kadın doğum uzmanına) başvurun.
Yaşamınızın ikinci baharı için Hormon Destek Tedavisi’nin gerekliliğine inanın.
HORMON DESTEK TEDAVİSİNİN FAYDALARI
Hormon Destek Tedavisi, tüm menopozal şikayetlerin tedavisinde en etkili yöntemdir. Hormon Destek Tedavisi başlamadan önce gerekli mamografi, papsmear, vajinal ultrasonografi gibi tetkikler yapılır. Doktorunuz bu tetkikler neticesinde kişiye özgü Hormon Destek Tedavisi yöntemini belirler. Tedavi süresince doktor kontrolünde olan kadın, bu dönemde oluşabilecek diğer rahatsızlıkların erken teşhisi konusunda da avantajlıdır. Yaş ilerledikçe görülen eklem ağrıları ve kemik yoğunluğunda azalma problemi ise ilerleyen yaşa rağmen Hormon Destek Tedavisi alan kadınları etkilemektedir.
Menopoz kadın yaşamının doğal bir parçasıdır. Günümüzde kadınların menopoz sonrası beklenen yaşam süresi yaklaşık 30 yıldır. Yaşlanmak ile sağlıklı olarak yaşlanmak farklı şeylerdir. Hormon Destek Tedavisi’nin amacı, kadınlara menopoz öncesinde ve menopozda yüksek yaşam kalitesini sunmaktır.
BUGÜN BİLİNÇLENİN YARIN RAHAT YAŞAYIN.
Menopoz döneminde sizi kadın yapan hormonlarınızı uygun tedavi yöntemleriyle yeniden kazanın; menopoz sıkıntılarının yaşam kalitenizi, sağlığınızı ve mutluluğunuzu olumsuz etkilemesine izin vermeyin
deryabaykal.com

Derya hanımın deryalı günler isimli programını seyreden hanımlar benimle aynı fikirdedir.evet gerçekten de harika bir tv rpogramı o.işte derya baykalın programında bazı el işlerinin örnekleri:
YAPIŞIK İKİZLER (YAZLIK BLUZ) TARİFİ
MLZ.
3 YUMAK NAKO PIRLANTA YÜN
5 NUMARA ŞİŞ
ÖN VE ARKA BEDEN
105 İLMEK BAŞLANIR.
3 TERS 2 YÜZ LASTİK ÖRÜLÜR.
34 CM ÖRÜLDÜKTEN SONRA KOL KESİMİ İÇİN,
6 İLMEK KAPATILIR. (BAŞTAN VE SONDAN)
KESİLDİKTEN SONRA 2 SIRADA BİR, BİRER İLMEK KESİLEREK 8 CM ÖRÜLÜR.
KORDONLARIN GEÇMESİ İÇİN BOŞLUKLARI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR.
BUNUN İÇİN;TERSLERİ KESİP DÜZLERİ ÖRÜYORUZ.
3 İLMEK KESİLİYOR.KESİMDEN SONRAKİ SIRADA EKSİLTTİĞİMİZ KADAR ARTTIRIYORUZ. ARTTIRDIKTAN SONRA 6 SIRA YİNE LASTİK ÖRÜLÜR.BU İŞLEMİ 3 KEZ TEKRARLIYORUZ.
KORDONLAR
PORTAKAL RENGİ 85CM
MAVİ RENGİ 105 CM
YEŞİL RENGİ 105 CM ZİNCİR ÇEKİLİR.4 KAT İPTEN YAPILIR.(9 NUMARA TIĞ İLE)
ALT BEDEN KISIM LASTİK ARALARINDAKİ ZİNCİR ÇUBUKLAR İÇİN 3,5 TIĞ İLE 19 ZİNCİR ÇEKİLİR KAPATILIR.
*BLUZUN YAKA BOYUNA KADAR OLAN TÜM UZUNLUĞU 50CM DİR.
YAPIŞIK İKİZLER (YAZLIK BLUZ) TARİFİ
MLZ.
3 YUMAK NAKO PIRLANTA YÜN
5 NUMARA ŞİŞ
ÖN VE ARKA BEDEN
105 İLMEK BAŞLANIR.
3 TERS 2 YÜZ LASTİK ÖRÜLÜR.
34 CM ÖRÜLDÜKTEN SONRA KOL KESİMİ İÇİN,
6 İLMEK KAPATILIR. (BAŞTAN VE SONDAN)
KESİLDİKTEN SONRA 2 SIRADA BİR, BİRER İLMEK KESİLEREK 8 CM ÖRÜLÜR.
KORDONLARIN GEÇMESİ İÇİN BOŞLUKLARI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR.
BUNUN İÇİN;TERSLERİ KESİP DÜZLERİ ÖRÜYORUZ.
3 İLMEK KESİLİYOR.KESİMDEN SONRAKİ SIRADA EKSİLTTİĞİMİZ KADAR ARTTIRIYORUZ. ARTTIRDIKTAN SONRA 6 SIRA YİNE LASTİK ÖRÜLÜR.BU İŞLEMİ 3 KEZ TEKRARLIYORUZ.
KORDONLAR
PORTAKAL RENGİ 85CM
MAVİ RENGİ 105 CM
YEŞİL RENGİ 105 CM ZİNCİR ÇEKİLİR.4 KAT İPTEN YAPILIR.(9 NUMARA TIĞ İLE)
ALT BEDEN KISIM LASTİK ARALARINDAKİ ZİNCİR ÇUBUKLAR İÇİN 3,5 TIĞ İLE 19 ZİNCİR ÇEKİLİR KAPATILIR.
*BLUZUN YAKA BOYUNA KADAR OLAN TÜM UZUNLUĞU 50CM DİR.
deryabaykal.com
kalça ve basen sorununuz mu var ? o halde hemen spora başlayın.pasif spor aletleri burada sadece destekleyici rol oynar.tek başına onlardan sonuç alamazsınız.bunu bilin.
bence ilk önce bir uzmana danışın ve plan hazırlayın...düzenli bir spor eşliğinde uzun vadede kararlılıkla fazlalıklarınızdan kurtulacağınıza eminim.
lütfen kısa vadede alınacak sonuçlardan medet ummayın.size asla yarar sağlamaz bu.şok diyetler, mucize tarifler sizin çareniz değil...tek yol uzun vadede azar azar yol katetmek...
yürüyün...ne kadar çok yürürseniz o kadar iyi olur...
bence ilk önce bir uzmana danışın ve plan hazırlayın...düzenli bir spor eşliğinde uzun vadede kararlılıkla fazlalıklarınızdan kurtulacağınıza eminim.
lütfen kısa vadede alınacak sonuçlardan medet ummayın.size asla yarar sağlamaz bu.şok diyetler, mucize tarifler sizin çareniz değil...tek yol uzun vadede azar azar yol katetmek...
yürüyün...ne kadar çok yürürseniz o kadar iyi olur...
göbek sorunu olanlar göbeğinizi eritmek istiyorsanız egzersiz şart bunu biliyorsunuz değil ?
göbek eritmek için :
mekik çekin
yürüyün
yokuş çıkın
merdiven çıkın
step yapın
dans edin
akşam az yiyin
iyi uyuyun
şeker kullanmayın
ama şok diyetlerden uzak durun kesinlikle faydası yok bunu bilin
göbek eritmek için :
mekik çekin
yürüyün
yokuş çıkın
merdiven çıkın
step yapın
dans edin
akşam az yiyin
iyi uyuyun
şeker kullanmayın
ama şok diyetlerden uzak durun kesinlikle faydası yok bunu bilin
Siyah Noktalara Yoğurt ve Limon Suyu
Cildimizdeki istenmeyen misafirlerden biri de siyah noktalar. Daha temiz bir cilt için evinizde kolaylıkla yapabileceğiniz limon suyu ve yoğurtla hazırlanan maskeyle, sivilce ve siyah noktalardan kurtulabilirsiniz.Bir kâse yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
Yulaf Ezmesi Maskesi
Yulaf maskesi ile siyah noktalardan kurtulun yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır.
Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı bir sonuca ulaşabilirsiniz.
Siyah noktalara elma sirkesi…
SİYAH noktaları elma sirkesi ile yok edebilirsiniz. Su ile karıştırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, akneye yol açan mikropları öldürecektir.
Siyah Noktalar ve SivilcelerÇok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah nokta oluştuğunu belirten uzmanlar, hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktaların oluşumunun engellenebileceğini kaydetti.
Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini kaydetti. Cildin yağlandığı zaman gözeneklerin açıldığını ifade eden uzmanlar, yapılan araştırmalar sonunda ultraviyole ışınlarının da gözenekleri genişlettiğinin belirlendiğini vurguladılar. İşte uzmanlara göre sivilceyle başa çıkmanın yolları:Gözenekleri daraltmak için
Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım.
Yağlı ciltler daima su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var.
35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaşın altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması kolaydır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35′in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.
Gözenekleri temizleyen bantlar işe yarıyor mu?
Siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biri de bantlardır. Siyah noktaları kimi zaman tümüyle ortadan kaldıran bu bantların kullanımı çok kolaydır. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz. Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözenekteki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen bölümü alabilen bantların, dokunun içindeki kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değil.
Siyah noktalardan nasıl kurtulursunuz?
Siyah noktalar oluştuktan hemen sonra bir uzmana başvurup temizletilerek, uygun ürünle tekrar oluşmamasını sağlamak gerekir. Oluşmaması için de cildi, sabah akşam temizlemek gerekir. Ancak bunu sabunla yapmamak uygundur.
Cildi nasıl temizlemeli?
Cildi, türüne göre temizleme sütü ve tonikle temizlemek en doğrusudur. Ardından sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. Makyaj yapılmasa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam mutlaka temizlemek gerekir.
Siyah noktalarınızı siz temizlemeyin
Yapılan yanlışlardan biri de siyah noktaları bilinçsizce sıkmak. Böylece kılcal damarlarda ve doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebiliyor. En iyisi bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmek.
botanizoldan alıntıdır
Cildimizdeki istenmeyen misafirlerden biri de siyah noktalar. Daha temiz bir cilt için evinizde kolaylıkla yapabileceğiniz limon suyu ve yoğurtla hazırlanan maskeyle, sivilce ve siyah noktalardan kurtulabilirsiniz.Bir kâse yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.
Yulaf Ezmesi Maskesi
Yulaf maskesi ile siyah noktalardan kurtulun yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır.
Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı bir sonuca ulaşabilirsiniz.
Siyah noktalara elma sirkesi…
SİYAH noktaları elma sirkesi ile yok edebilirsiniz. Su ile karıştırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, akneye yol açan mikropları öldürecektir.
Siyah Noktalar ve SivilcelerÇok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah nokta oluştuğunu belirten uzmanlar, hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktaların oluşumunun engellenebileceğini kaydetti.
Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini kaydetti. Cildin yağlandığı zaman gözeneklerin açıldığını ifade eden uzmanlar, yapılan araştırmalar sonunda ultraviyole ışınlarının da gözenekleri genişlettiğinin belirlendiğini vurguladılar. İşte uzmanlara göre sivilceyle başa çıkmanın yolları:Gözenekleri daraltmak için
Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım.
Yağlı ciltler daima su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var.
35 yaş altı ciltlerde, gözenekler kendiliğinden kapanır. Dengeli bir cildin gözenekleri kendiliğinden kapanır. 35 yaşın altındaki genç ciltlerde gözeneklerin kapanması kolaydır. Eğer cildin su ve yağ dengesi düzelirse gözenekler ya kendiliğinden, ya bakımla ya da maskeyle kapatılabilir. Ama yaşınız 35′in üzerindeyse deri kalınlaşmış, çizgiler kırık çizgi haline gelmişse, bu gözenekleri kapatmak biraz daha zordur. Gözenekleri kapatmak için mücadele vermek yerine, daha fazla büyümemelerini önlemek daha iyi bir çözümdür.
Gözenekleri temizleyen bantlar işe yarıyor mu?
Siyah noktaları azaltmak için uygulanan yöntemlerden biri de bantlardır. Siyah noktaları kimi zaman tümüyle ortadan kaldıran bu bantların kullanımı çok kolaydır. Bantları yapıştırmadan önce uygulayacağınız alanı ıslatıyorsunuz, suyla birlikte yapışkan bir özelliğe kavuşan bandı yapıştırıp kuruyunca çıkartıyorsunuz. Ancak siyah noktaları alan bu bantlar, gözenekteki yağları boşaltamıyor. Oksitlenen bölümü alabilen bantların, dokunun içindeki kanalı kapatan yağ kütlesini alması mümkün değil.
Siyah noktalardan nasıl kurtulursunuz?
Siyah noktalar oluştuktan hemen sonra bir uzmana başvurup temizletilerek, uygun ürünle tekrar oluşmamasını sağlamak gerekir. Oluşmaması için de cildi, sabah akşam temizlemek gerekir. Ancak bunu sabunla yapmamak uygundur.
Cildi nasıl temizlemeli?
Cildi, türüne göre temizleme sütü ve tonikle temizlemek en doğrusudur. Ardından sürülecek bir nemlendirici kremle bakım tamamlanabilir. Makyaj yapılmasa bile, gündüz çok kirlenen cildi akşam mutlaka temizlemek gerekir.
Siyah noktalarınızı siz temizlemeyin
Yapılan yanlışlardan biri de siyah noktaları bilinçsizce sıkmak. Böylece kılcal damarlarda ve doku altı hücrelerinde tahribat meydana gelebiliyor. En iyisi bir cilt uzmanına gidip siyah noktaları temizletmek.
botanizoldan alıntıdır
Sivilce veya tıbbî adıyla akne, gençlerin ergenlik döneminde yaşadığı en büyük problem.
En sık rastlanılan cilt problemlerinden biri olan sivilce, âdeta gençlerin korkulu rüyası. En çok yanaklarda, alında ve sırtta oluşan akne, yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Uzmanlar siyah noktaların, sivilcenin habercisi olduğunu söylüyor.
Sivilcenin temiz olmayan bir cildin göstergesi olduğunu belirten uzmanlar, cilt temizliğinin önemine dikkat çekiyor.
Dermatolog Yasemin Fatih, siyah noktaların cilt altında oluşan yağ ve kirin sembolü olduğunu ifade ediyor. Sivilcenin ergenlik döneminin kaçınılmaz bir sonucu olarak görüldüğünü bildiren Fatih, cilt temizliğiyle bu sorunun önüne geçilebileceğini aktarıyor. Siyah noktaların mutlaka temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Fatih, “Siyah noktalar daha sonra oluşacak sivilcenin habercisidir. Yani siyah nokta yoksa sivilce de yoktur.” diye konuşuyor.
Özellikle sivilceleşmeye meyilli ciltlerin tonik yardımı ile günlük olarak temizlenmesi gerektiğini aktaran Fatih, yüzünde siyah nokta olanların buhar banyosu yapması gerektiğini söylüyor. Siyah noktaların kesinlikle tırnakla sıkılmaması gerektiğini belirten Fatih, ciltlerinde siyah noktası olan kişilerin yüzlerini on dakika havlu altında buhar banyosu yaptırmasının yararlı olacağını bildiriyor
Banyonun ardından siyah noktaların el değmeden kulak temizleyicisiyle temizlenmesinin daha doğru olduğunu anlatan dermatolog Fatih, cilt üzerinde çok sayıda siyah nokta bulunması halinde mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini vurguluyor.
Sivilce oluşumunun doğru bir bakımla büyük oranda önüne geçilebileceğini ifade eden dermatolog Yasemin Fatih sözlerine şöyle devam ediyor: “Sivilceler cildin yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Yağ bezlerinin cilde açılan kanalları tıkandığında sivilceler ortaya çıkar
Yağ bezleri, sebum adı verilen bir madde salgılarlar. Ergenlik döneminde sebum salgısı artar ve ciltteki gözenekleri tıkar. Gözeneklerin tıkanması, sivilce oluşumunun ilk aşamasıdır.” Bu aşamadan sonra gözeneklerin genişleyerek siyah noktaları oluşturduğunu ifade eden Fatih, bu alanlara kir, sabun ve makyaj artıkları, yağ ve ölü hücrelerin birikerek sivilceyi oluşturduğunu açıklıyor. Dermatolog Fatih, bu yüzden sivilce problemi olan kişilerin akne problemini daha az yaşaması için her gece yastığını değiştirmesi gerektiğini anlatıyor
Akne konusunda bilinmesi gerekenler
Akneli ciltlerde pH dengesi bozulduğu için mutlaka cilde en uygun olan pH 5,5 temizleyicilerin kullanılması gerekiyor.
Sabun şeklindeki temizleyiciler, siyah noktaların oluşumunu arttırır. Bu yüzden jel kıvamındaki ürünler kullanılmalıdır.
Kaşınan veya sıkılan sivilceler ciltte kalıcı izler bırakabilir.
Yüzlerinde akne olan erkekler jilet yerine elektrikli tıraş makinesi kullanmalıdır.
Akneli cilde, yüz yıkandıktan hemen sonra nemlendirici kesinlikle sürülmemelidir.
netten alıntıdır
En sık rastlanılan cilt problemlerinden biri olan sivilce, âdeta gençlerin korkulu rüyası. En çok yanaklarda, alında ve sırtta oluşan akne, yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Uzmanlar siyah noktaların, sivilcenin habercisi olduğunu söylüyor.
Sivilcenin temiz olmayan bir cildin göstergesi olduğunu belirten uzmanlar, cilt temizliğinin önemine dikkat çekiyor.
Dermatolog Yasemin Fatih, siyah noktaların cilt altında oluşan yağ ve kirin sembolü olduğunu ifade ediyor. Sivilcenin ergenlik döneminin kaçınılmaz bir sonucu olarak görüldüğünü bildiren Fatih, cilt temizliğiyle bu sorunun önüne geçilebileceğini aktarıyor. Siyah noktaların mutlaka temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Fatih, “Siyah noktalar daha sonra oluşacak sivilcenin habercisidir. Yani siyah nokta yoksa sivilce de yoktur.” diye konuşuyor.
Özellikle sivilceleşmeye meyilli ciltlerin tonik yardımı ile günlük olarak temizlenmesi gerektiğini aktaran Fatih, yüzünde siyah nokta olanların buhar banyosu yapması gerektiğini söylüyor. Siyah noktaların kesinlikle tırnakla sıkılmaması gerektiğini belirten Fatih, ciltlerinde siyah noktası olan kişilerin yüzlerini on dakika havlu altında buhar banyosu yaptırmasının yararlı olacağını bildiriyor
Banyonun ardından siyah noktaların el değmeden kulak temizleyicisiyle temizlenmesinin daha doğru olduğunu anlatan dermatolog Fatih, cilt üzerinde çok sayıda siyah nokta bulunması halinde mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini vurguluyor.
Sivilce oluşumunun doğru bir bakımla büyük oranda önüne geçilebileceğini ifade eden dermatolog Yasemin Fatih sözlerine şöyle devam ediyor: “Sivilceler cildin yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Yağ bezlerinin cilde açılan kanalları tıkandığında sivilceler ortaya çıkar
Yağ bezleri, sebum adı verilen bir madde salgılarlar. Ergenlik döneminde sebum salgısı artar ve ciltteki gözenekleri tıkar. Gözeneklerin tıkanması, sivilce oluşumunun ilk aşamasıdır.” Bu aşamadan sonra gözeneklerin genişleyerek siyah noktaları oluşturduğunu ifade eden Fatih, bu alanlara kir, sabun ve makyaj artıkları, yağ ve ölü hücrelerin birikerek sivilceyi oluşturduğunu açıklıyor. Dermatolog Fatih, bu yüzden sivilce problemi olan kişilerin akne problemini daha az yaşaması için her gece yastığını değiştirmesi gerektiğini anlatıyor
Akne konusunda bilinmesi gerekenler
Akneli ciltlerde pH dengesi bozulduğu için mutlaka cilde en uygun olan pH 5,5 temizleyicilerin kullanılması gerekiyor.
Sabun şeklindeki temizleyiciler, siyah noktaların oluşumunu arttırır. Bu yüzden jel kıvamındaki ürünler kullanılmalıdır.
Kaşınan veya sıkılan sivilceler ciltte kalıcı izler bırakabilir.
Yüzlerinde akne olan erkekler jilet yerine elektrikli tıraş makinesi kullanmalıdır.
Akneli cilde, yüz yıkandıktan hemen sonra nemlendirici kesinlikle sürülmemelidir.
netten alıntıdır
sivilce sorunu özellikle ergenlik çaığında bizi çok zorluyor.hele de cildimiz eğilimliyse vay halimize.bunun için bazı pratik tarifler var tabi ki.doğal ve pratik siyah nokta giderme yolları :
Siyah Noktalar için, genellikle tavsiye edilen maske için ihtiyacınız olan; yalnızca bir kase yoğurt ve bir limonun suyu...
Limon suyu ile yoğurdu karıştırıp gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 15 dakika kadar bekleyin.
Limon suyu cildinizi dezenfekte eder, sivilcelerinizi kurutur ve siyah noktaların azalmasına yardımcı olurken; yoğurt ise cildinizi beseleyerek nemlendirici vazifesi görür. Aynı zamanda cildinizin yağ miktarını dengeler.
Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maskenin ardından yüzünüzü ılık su ile yıkayabilirsiniz.
Ayrıca isterseniz, maskenizi çıkardıktan sonra, cildinizi içerisine papatya çiçekleri atılmış, kaynamış su buharına 5 dakika kadar tutabilirsiniz. Papatya cildinizi dinlendirir ve canlılık kazandırır..
Bir başka etkili olan yöntem ise;
1 tatlı kaşığı mısır unu ve 1 tatlı kaşığı yoğurdu karıştırıp, göz çevreniz hariç cildinize uygulayın.. 15 dakika kadar sonra cildinizi yıkayın..
İsterseniz, ardından papatyalı su buharına yüzünüzü 5 dakika kadar tutabilirsiniz.
Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maske, siyah noktaların azalmasına yardımcı olacaktır.
Siyah Noktalar için, genellikle tavsiye edilen maske için ihtiyacınız olan; yalnızca bir kase yoğurt ve bir limonun suyu...
Limon suyu ile yoğurdu karıştırıp gözlerinize değmeyecek şekilde yüzünüze sürün ve 15 dakika kadar bekleyin.
Limon suyu cildinizi dezenfekte eder, sivilcelerinizi kurutur ve siyah noktaların azalmasına yardımcı olurken; yoğurt ise cildinizi beseleyerek nemlendirici vazifesi görür. Aynı zamanda cildinizin yağ miktarını dengeler.
Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maskenin ardından yüzünüzü ılık su ile yıkayabilirsiniz.
Ayrıca isterseniz, maskenizi çıkardıktan sonra, cildinizi içerisine papatya çiçekleri atılmış, kaynamış su buharına 5 dakika kadar tutabilirsiniz. Papatya cildinizi dinlendirir ve canlılık kazandırır..
Bir başka etkili olan yöntem ise;
1 tatlı kaşığı mısır unu ve 1 tatlı kaşığı yoğurdu karıştırıp, göz çevreniz hariç cildinize uygulayın.. 15 dakika kadar sonra cildinizi yıkayın..
İsterseniz, ardından papatyalı su buharına yüzünüzü 5 dakika kadar tutabilirsiniz.
Haftada bir defa uygulayabileceğiniz bu maske, siyah noktaların azalmasına yardımcı olacaktır.
KULÜBE BÖREKLER
KULÜBE BÖREK.
8 milföy hamuru
100 gr. peynir
1 tutam maydanoz
1 yumurta
HAZIRLANIŞI:
Milföy hamurlarının 6 tanesini merdane ile inceltin.
2 tanesini ortadan ikiye keserek üçgen elde edin.
bir kare milföy ve bir üçgen milföy ile ev ve çatıyı
yapın. üzerine peynir,maydanoz ve yumurta karışımının
yarısını koyun. yine üzerine bir kare ve bir üçgen hamur
kapatın. hamurları yumurta akı ile yapıştırabilirsiniz.
daha sonra kalan hamurlardan baca ve merdiven
hazırlayın. bunları da böreğe monte edin. böylece 2 tane
klübe hazırlayabilirsiniz.üzerine yumurta sarısı sürüp
kızarana kadar pişirin.
oktay ustanın tariflerinden
KULÜBE BÖREK.
8 milföy hamuru
100 gr. peynir
1 tutam maydanoz
1 yumurta
HAZIRLANIŞI:
Milföy hamurlarının 6 tanesini merdane ile inceltin.
2 tanesini ortadan ikiye keserek üçgen elde edin.
bir kare milföy ve bir üçgen milföy ile ev ve çatıyı
yapın. üzerine peynir,maydanoz ve yumurta karışımının
yarısını koyun. yine üzerine bir kare ve bir üçgen hamur
kapatın. hamurları yumurta akı ile yapıştırabilirsiniz.
daha sonra kalan hamurlardan baca ve merdiven
hazırlayın. bunları da böreğe monte edin. böylece 2 tane
klübe hazırlayabilirsiniz.üzerine yumurta sarısı sürüp
kızarana kadar pişirin.
oktay ustanın tariflerinden
PİRİNÇLİ BÖREK
MALZEMELER:
hamuru için:
3 su b. un
1 tatlı k. tuz
1 tatlı k. karbonat
bir iki damla limon suyu
su
üzeri için:
1 yumurta akı
iç harcı için:
1 su b. pirinç
250 gr kıyma
1 kuru soğan
karabiber,tuz
HAZIRLANIŞI:
Hamuru için unu,tuzu alalım. karbonatın
üzerine limon suyu sıkıp kabarttıktan
sonra ekleyelim. su ilave ederek kulak
memesi kıvamında bir hamur hazırlayıp
dinlendirelim. daha sonra yufka gibi
açalım. bir yumurta akını üzerine
sürelim ki yapıştırma işlemi kolay olsun.
içi için haşlanmış pirinci,çiğ kıymayı,
rende soğanı,tuz ve baharatları
karıştıralım. Hamura içten koyup
tabak yardımı ile tıpkı çiğ börekte
olduğu gibi keselim. elimizle kenarlarını
bastırıp kızgın yağda kızartalım.
kıyması az ama bir o kadar da
lezzetli ve ekonomik bir börek.
oktay aymelekten
MALZEMELER:
hamuru için:
3 su b. un
1 tatlı k. tuz
1 tatlı k. karbonat
bir iki damla limon suyu
su
üzeri için:
1 yumurta akı
iç harcı için:
1 su b. pirinç
250 gr kıyma
1 kuru soğan
karabiber,tuz
HAZIRLANIŞI:
Hamuru için unu,tuzu alalım. karbonatın
üzerine limon suyu sıkıp kabarttıktan
sonra ekleyelim. su ilave ederek kulak
memesi kıvamında bir hamur hazırlayıp
dinlendirelim. daha sonra yufka gibi
açalım. bir yumurta akını üzerine
sürelim ki yapıştırma işlemi kolay olsun.
içi için haşlanmış pirinci,çiğ kıymayı,
rende soğanı,tuz ve baharatları
karıştıralım. Hamura içten koyup
tabak yardımı ile tıpkı çiğ börekte
olduğu gibi keselim. elimizle kenarlarını
bastırıp kızgın yağda kızartalım.
kıyması az ama bir o kadar da
lezzetli ve ekonomik bir börek.
oktay aymelekten
TOST MAKİNESİNDE 1 DAKİKADA PEYNİRLİ PAÇANGA...
1 yufka
beyaz peynir
kaşar peyniri
maydanoz
sıvıyağ
HAZIRLANIŞI:
Yufkanızı dör üçgen parçaya kesin. içine peynir
maydanoz karışımını paylaştırın. paçanga böreği
gibi geniş sarın. tost makinesinde sıvıyağ ile
yağlayarak pişirin.
oktay ustanan pratik bir tarifti bu
1 yufka
beyaz peynir
kaşar peyniri
maydanoz
sıvıyağ
HAZIRLANIŞI:
Yufkanızı dör üçgen parçaya kesin. içine peynir
maydanoz karışımını paylaştırın. paçanga böreği
gibi geniş sarın. tost makinesinde sıvıyağ ile
yağlayarak pişirin.
oktay ustanan pratik bir tarifti bu
PEYNİRLİ SARMA BÖREK
yarım kg un
150 gr tereyağı
yarım çay b. sıvıyağ
1 yumurta
ılık su
tuz
iç harcı için:
200 gr karışık peynir
açmak için:
nişasta
HAZIRLANIŞI:
Önce unu karıştırma kabına alın. içine
sıvıyağı yumurtayı,ılık su ve tuz ilave
ederek kulak memesi kıvamında bir
hamur hazırlayın. Hamuru 16 bezeye bölün.
hamur dinlendikten sonra bezeleri tatlı tabağı
büyüklüğünde açın. 4 tanesini aralarına nişasta
koyarak üst üste koyun ve açabildiğiniz kadar
ince açın. tereyağını eritip dörtte birini hamura
sürün. daha sonra peynirleri karıştırıp yine
dörtte birini serpin. daha sonra rulo yapıp
tepsinin ortasından başlayarak rulo yapın.
diğer hamurlara da aynı işlemi yapıp tepsiyi
doldurun. üzerine bir yumurta sarısı sürüp
susam serpin. 180 derecede iyice kızarana
kadar pişirin. dilimleyerek ılık servis yapın.
baklava hamuru gibi çıtır çıtır bir börek..
oktay ustadan
yarım kg un
150 gr tereyağı
yarım çay b. sıvıyağ
1 yumurta
ılık su
tuz
iç harcı için:
200 gr karışık peynir
açmak için:
nişasta
HAZIRLANIŞI:
Önce unu karıştırma kabına alın. içine
sıvıyağı yumurtayı,ılık su ve tuz ilave
ederek kulak memesi kıvamında bir
hamur hazırlayın. Hamuru 16 bezeye bölün.
hamur dinlendikten sonra bezeleri tatlı tabağı
büyüklüğünde açın. 4 tanesini aralarına nişasta
koyarak üst üste koyun ve açabildiğiniz kadar
ince açın. tereyağını eritip dörtte birini hamura
sürün. daha sonra peynirleri karıştırıp yine
dörtte birini serpin. daha sonra rulo yapıp
tepsinin ortasından başlayarak rulo yapın.
diğer hamurlara da aynı işlemi yapıp tepsiyi
doldurun. üzerine bir yumurta sarısı sürüp
susam serpin. 180 derecede iyice kızarana
kadar pişirin. dilimleyerek ılık servis yapın.
baklava hamuru gibi çıtır çıtır bir börek..
oktay ustadan
AVCI BÖREĞİ
AVCI BÖREĞİ:
2 yufka
200 gr. kıyma
1 soğan
2 çorba k. bulgur
1 avuç ceviz
1 çorba k. salça
1 tutam maydanoz
tuz, karabiber
sıvıyağ
Panelemek için:
2 yumurta
yarım çay b. süt
galeta unu
Kızartmak için:
sıvıyağ
HAZIRLANIŞI:
1 adet soğanı yemeklik kesin.
Tavaya sıvıyağı alın üzerine soğanı
ekleyin ve kavurun.
Üzerine 200 gr.kıymayı ekleyin ve kavurun.
Üzerine ceviz,ıslatılmış bulguru,tuz,karabiber
pulbiber,kekik ve 1çorba kaşığı salçayı ekleyip
soteleyin.
Üzerine ince kıyılmış maydonozu ekleyip bir iç
harç elde edin.
Panelemek için ise bir karıştırma kabına
2 yumurtayı kırın.Üzerine yarım çay bardağı
süt ekeyip birlikte çırpın.
2 adet yufkayı üst üste serin.
Yufkaları üçgen parçalara bölün.
Her bir parçanın üzerine kıymalı harçtan koyun.
Yufkanın uç kısımlarını kapatarak rulo yapıp sarın.
Hazırladığınız börekleri ilk önce sosa batırın.Daha sonra
galeta ununa bulayıp sıvıyağda kızartın.
Sıcak olarak servis edin.
oktay ustadan
AVCI BÖREĞİ:
2 yufka
200 gr. kıyma
1 soğan
2 çorba k. bulgur
1 avuç ceviz
1 çorba k. salça
1 tutam maydanoz
tuz, karabiber
sıvıyağ
Panelemek için:
2 yumurta
yarım çay b. süt
galeta unu
Kızartmak için:
sıvıyağ
HAZIRLANIŞI:
1 adet soğanı yemeklik kesin.
Tavaya sıvıyağı alın üzerine soğanı
ekleyin ve kavurun.
Üzerine 200 gr.kıymayı ekleyin ve kavurun.
Üzerine ceviz,ıslatılmış bulguru,tuz,karabiber
pulbiber,kekik ve 1çorba kaşığı salçayı ekleyip
soteleyin.
Üzerine ince kıyılmış maydonozu ekleyip bir iç
harç elde edin.
Panelemek için ise bir karıştırma kabına
2 yumurtayı kırın.Üzerine yarım çay bardağı
süt ekeyip birlikte çırpın.
2 adet yufkayı üst üste serin.
Yufkaları üçgen parçalara bölün.
Her bir parçanın üzerine kıymalı harçtan koyun.
Yufkanın uç kısımlarını kapatarak rulo yapıp sarın.
Hazırladığınız börekleri ilk önce sosa batırın.Daha sonra
galeta ununa bulayıp sıvıyağda kızartın.
Sıcak olarak servis edin.
oktay ustadan
EZMELİ ÜÇGEN BÖREK
150 gr. margarin
yarım çay b.sıvıyağ
yarım kg un
1 yumurta
1 çay b. ıspanak
tuz
1 tatlı k. sirke
1 çay k. kabartma tozu
peynir ezmesi
zeytin ezmesi
1 çorba k. ketçap
1 yumurta sarısı
HAZIRLANIŞI:
Karıştırma kabına yumuşatılmış margarini,
sıvıyağı,yumurtayı ,sirkeyi alın.Üzerine
püre yapılmış ıspanak yapraklarını, un
ve kabartma tozunu,tuzu ekleyip hamur
haline getirin.Hamur dinlendikten sonra
açıp karelere kesin. içlerine ezilmiş peynir
(içine bir yumurta akı koyarsanız akmaz)
veya zeytin ezmesi koyup üçgen şeklinde
kapatın. üzerine yumurta sarısı sürüp birer
damla ketçap koyun.Üzeri kızarınca alıp
ılık ikram edin. yeşil renkle nefis bir börek
oktay aymelek tarifi
150 gr. margarin
yarım çay b.sıvıyağ
yarım kg un
1 yumurta
1 çay b. ıspanak
tuz
1 tatlı k. sirke
1 çay k. kabartma tozu
peynir ezmesi
zeytin ezmesi
1 çorba k. ketçap
1 yumurta sarısı
HAZIRLANIŞI:
Karıştırma kabına yumuşatılmış margarini,
sıvıyağı,yumurtayı ,sirkeyi alın.Üzerine
püre yapılmış ıspanak yapraklarını, un
ve kabartma tozunu,tuzu ekleyip hamur
haline getirin.Hamur dinlendikten sonra
açıp karelere kesin. içlerine ezilmiş peynir
(içine bir yumurta akı koyarsanız akmaz)
veya zeytin ezmesi koyup üçgen şeklinde
kapatın. üzerine yumurta sarısı sürüp birer
damla ketçap koyun.Üzeri kızarınca alıp
ılık ikram edin. yeşil renkle nefis bir börek
oktay aymelek tarifi
MALATYA KÖMBESİ
4 su b. un
1 su b. sıvıyağ
1 çorba k. tozşeker
yarım p. yaşmaya
tuz,su
iç harcı için:
200 gr kıyma
1 çorba biber salçası
1 soğan
2 çorba k. ince bulgur
1 çay b. ceviz
sıvıyağ
tuz,karabiber
üzeri için:
2 çorba k. yoğurt
sıvıyağ
1 yumurta sarısı
HAZIRLANIŞI:
Önce karıştırma kabına unu alın. içine tozşekeri,
tuzu ekleyin ve karıştırın. ortasını açın. sıvıyağı ve
mayayı alın. mayayı eritin.daha sonra unu yavaş
yavaş katarak yumuşak bir hamur hazırlayın.
hamur dinlenirken diğer tarafta sıvıyağda soğan
ve kıymayı kavurun. içine bulguru,cevizi,tuz ve
karabiberi ekleyin.hamuru ikiye bölüp tepsi
büyüklüğünde açın. tepsiye birinci hamuru
yerleştirin. kıymalı harcı içine dökün. diğer hamuru
üzerine kapatın. yoğurt,yumurta ve sıvıyağ karışımını
üzerine sürün.180 derecede alt üst pişirin.
oktay usta tariflerinden
4 su b. un
1 su b. sıvıyağ
1 çorba k. tozşeker
yarım p. yaşmaya
tuz,su
iç harcı için:
200 gr kıyma
1 çorba biber salçası
1 soğan
2 çorba k. ince bulgur
1 çay b. ceviz
sıvıyağ
tuz,karabiber
üzeri için:
2 çorba k. yoğurt
sıvıyağ
1 yumurta sarısı
HAZIRLANIŞI:
Önce karıştırma kabına unu alın. içine tozşekeri,
tuzu ekleyin ve karıştırın. ortasını açın. sıvıyağı ve
mayayı alın. mayayı eritin.daha sonra unu yavaş
yavaş katarak yumuşak bir hamur hazırlayın.
hamur dinlenirken diğer tarafta sıvıyağda soğan
ve kıymayı kavurun. içine bulguru,cevizi,tuz ve
karabiberi ekleyin.hamuru ikiye bölüp tepsi
büyüklüğünde açın. tepsiye birinci hamuru
yerleştirin. kıymalı harcı içine dökün. diğer hamuru
üzerine kapatın. yoğurt,yumurta ve sıvıyağ karışımını
üzerine sürün.180 derecede alt üst pişirin.
oktay usta tariflerinden
BOLU BÖREĞİ
4 su b. un
1 p. kabartma tozu
3 çorba k. sıvıyağ
2 yumurta
2 çorba k. sirke
1 çay b. yoğurt suyu
1 çay b. yoğurt
150 gr tereyağı
1 tatlı k. tuz
iç harcı için:
2 sap yeşil soğan
1 kase beyaz peynir
2 kırmızı biber
2 yeşil biber
1 kase mantar
1 tutam maydanoz
tuz,karabiber
HAZIRLANIŞI:
Unu karıştırma kabına alın. ortasına sıvıyağı,
tereyağının yarısını,yumurtanın bir tanesini,sirkeyi,
yoğurt ve yoğurt suyunu,tuzu,kabartma tozunu ekleyip
yoğurun. hamur dinlenirken içini hazırlayın. yeşil soğanları
doğrayın. içine biberleri,mantarları,maydanozları doğrayarak
ekleyin.beyaz peyniri içine ezin. tuzunu ve karabiberi ekleyin.
hamuru ikiye bölün. tepsi büyüklüğünde açın.üzerine tereyağını
eriterek yarısını dökün. tepsiye birinci hamuru yayın. hazırladığınız harcı dökün.
diğer hamurun üzerine kalan yağı döküp harcın üzerini bu hamurla kapatın.
ayırdığınız bir yumurtayı üzerine sürüp 180 derecede nar gibi pişirin.
oktay ustadan
4 su b. un
1 p. kabartma tozu
3 çorba k. sıvıyağ
2 yumurta
2 çorba k. sirke
1 çay b. yoğurt suyu
1 çay b. yoğurt
150 gr tereyağı
1 tatlı k. tuz
iç harcı için:
2 sap yeşil soğan
1 kase beyaz peynir
2 kırmızı biber
2 yeşil biber
1 kase mantar
1 tutam maydanoz
tuz,karabiber
HAZIRLANIŞI:
Unu karıştırma kabına alın. ortasına sıvıyağı,
tereyağının yarısını,yumurtanın bir tanesini,sirkeyi,
yoğurt ve yoğurt suyunu,tuzu,kabartma tozunu ekleyip
yoğurun. hamur dinlenirken içini hazırlayın. yeşil soğanları
doğrayın. içine biberleri,mantarları,maydanozları doğrayarak
ekleyin.beyaz peyniri içine ezin. tuzunu ve karabiberi ekleyin.
hamuru ikiye bölün. tepsi büyüklüğünde açın.üzerine tereyağını
eriterek yarısını dökün. tepsiye birinci hamuru yayın. hazırladığınız harcı dökün.
diğer hamurun üzerine kalan yağı döküp harcın üzerini bu hamurla kapatın.
ayırdığınız bir yumurtayı üzerine sürüp 180 derecede nar gibi pişirin.
oktay ustadan
PÜRELİ BÖREK
MALZEMELER:
2 yufka
1 kase patates püresi
100 gr.kaşar peynir rendesi
1 su b.galeta unu
1 çay b.sıvıyağ
tuz
karabiber
muskat
HAZIRLANIŞI:
Yufkaların birini yayın. suyla yağı karıştırın.yufkaların
üzerine gezdirin. ikinci yufkayı yayın. yağlı sudan
gezdirin.yufkayı artı şeklinde dörde bölün. her parçayı
uzunlamasına bir daha bölüp 8 parça elde edin.patates
püresine kaşar peynir karabiber ve muskatı ekleyerek
karıştırın.1' er çorba kaşığı yufkaların geniş kısımına koyun.
sigara böreği gibi sarın.buzdolabında 2 saat bekletin. tabağı
musluğun altında sudan geçirin. galeta ununa bulayın.
önceden ısıtılmış 180 dercelik fırında 30 dk. pişirin.
oktay aymelek
MALZEMELER:
2 yufka
1 kase patates püresi
100 gr.kaşar peynir rendesi
1 su b.galeta unu
1 çay b.sıvıyağ
tuz
karabiber
muskat
HAZIRLANIŞI:
Yufkaların birini yayın. suyla yağı karıştırın.yufkaların
üzerine gezdirin. ikinci yufkayı yayın. yağlı sudan
gezdirin.yufkayı artı şeklinde dörde bölün. her parçayı
uzunlamasına bir daha bölüp 8 parça elde edin.patates
püresine kaşar peynir karabiber ve muskatı ekleyerek
karıştırın.1' er çorba kaşığı yufkaların geniş kısımına koyun.
sigara böreği gibi sarın.buzdolabında 2 saat bekletin. tabağı
musluğun altında sudan geçirin. galeta ununa bulayın.
önceden ısıtılmış 180 dercelik fırında 30 dk. pişirin.
oktay aymelek
TAVUK KIYMALI BÖREK
MALZEMELER:
1 tavuk gögsü
1 soğan
1 domates
2 sivri biber
tuz,karabiber
sıvıyağ
krep için:
4 yumurta
1 çay b. sıvıyağ
1 çay b. su
1 su b.süt
2 su b. un
panelemek için:
1 çay b.süt
1 yumurta
mısır unu
HAZIRLANIŞI:
Tavuk gögsünü çok minik doğrayın. doğranmış
soğanla birlikte tencereye alın. biraz sıvıyağ
ilave ederek soteleyin. daha sonra üzerine
yune doğranmış domates ve biberleri ekleyin.
tuz ve baharat ilave ederek pişmeye bırakın.
krep için yumurtaları kırın. üzerine sıvıyağı,suyu
sütü ve unu ekleyin. akıcı ayran kıvamında olan
hamuru kepçeyle tavaya dökerek pişirin. krepler
soğuduktan sonra tavuklu harcı paylaştırın ve
börek gibi kenarlarını kıvırarak sarın. önce süt ve
yumurta karışımına batırın daha sonra arzuya
göre mısır ununa veya galeta ununa batırarak
tepsiye alın. fırında 180 derecede üzeri kızarana
kadar pişirin. dilimleyerek servis yaparsanız çok
da bereketli olur.
oktay aymelek
MALZEMELER:
1 tavuk gögsü
1 soğan
1 domates
2 sivri biber
tuz,karabiber
sıvıyağ
krep için:
4 yumurta
1 çay b. sıvıyağ
1 çay b. su
1 su b.süt
2 su b. un
panelemek için:
1 çay b.süt
1 yumurta
mısır unu
HAZIRLANIŞI:
Tavuk gögsünü çok minik doğrayın. doğranmış
soğanla birlikte tencereye alın. biraz sıvıyağ
ilave ederek soteleyin. daha sonra üzerine
yune doğranmış domates ve biberleri ekleyin.
tuz ve baharat ilave ederek pişmeye bırakın.
krep için yumurtaları kırın. üzerine sıvıyağı,suyu
sütü ve unu ekleyin. akıcı ayran kıvamında olan
hamuru kepçeyle tavaya dökerek pişirin. krepler
soğuduktan sonra tavuklu harcı paylaştırın ve
börek gibi kenarlarını kıvırarak sarın. önce süt ve
yumurta karışımına batırın daha sonra arzuya
göre mısır ununa veya galeta ununa batırarak
tepsiye alın. fırında 180 derecede üzeri kızarana
kadar pişirin. dilimleyerek servis yaparsanız çok
da bereketli olur.
oktay aymelek
KESTANELİ SEBZE ÇORBASI
MALZEMELER:
1 kuru soğan
1 tatlı k. domates salçası
1 kereviz
1 havuç
1 çorba k. un
1 kase kestane
1 su b. et suyu
tuz,karabiber
sıvıyağ
su
HAZIRLANIŞI:
Kuru soğanları,havuçları ve kerevizleri küp küp doğrayın.
tencereye sıvıyağ ile birlikte alın. şöyle bir çevirip üzerine
unu alın. daha sonra salçasını ve rondoda iyice çekilmiş
haşlanmış kestaneleri de ekleyin. en son tuz,karabiber
ve etsuyunu ekleyin.kıvamını ayarlayıp kaynamaya bırakın.
servis yapmadan önce ince doğranmış kereviz yapraklarını
üzerine serpiştirin. yemeye doyulmaz bir çorba..
oktay ustadan bu tarif .....
MALZEMELER:
1 kuru soğan
1 tatlı k. domates salçası
1 kereviz
1 havuç
1 çorba k. un
1 kase kestane
1 su b. et suyu
tuz,karabiber
sıvıyağ
su
HAZIRLANIŞI:
Kuru soğanları,havuçları ve kerevizleri küp küp doğrayın.
tencereye sıvıyağ ile birlikte alın. şöyle bir çevirip üzerine
unu alın. daha sonra salçasını ve rondoda iyice çekilmiş
haşlanmış kestaneleri de ekleyin. en son tuz,karabiber
ve etsuyunu ekleyin.kıvamını ayarlayıp kaynamaya bırakın.
servis yapmadan önce ince doğranmış kereviz yapraklarını
üzerine serpiştirin. yemeye doyulmaz bir çorba..
oktay ustadan bu tarif .....
KEŞKEK:
2 su b. buğday
2 soğan
yarım kg. kuzu gerdan
sıvıyağ
tuz, karabiber
Sosu için:
1 çorba k. tereyağı
1 çorba k. salça
tuz, karabiber
kekik
HAZIRLANIŞI:
Buğdayı önceden haşlayın.
Tencereye yemeklik kesilmiş soğanı alın ve kavurun.
Üzerine haşlanmış olan buğdayı ekelyin.
Yarım kg.kuzu etini haşlayın ve didikleyin.
Kuzu etini tencereye ilave edin.
Kaşık veya bir tahta kaşıkla devamlı dövün.
İyice özleşmesi için.
Üzerine kıvamı bağlamak için tencereye et suyunu
ilave edin.Devamlı özleşene kadar keşkeki pişirin.
Sosu için tavaya 1 çorb akaşığı tereyağını alın.Üzerine
salça,tuz ,karabiber ve kekik ilave ederek bir sos elde edin.
Servis tabağına keşkeği alıon üzerine sosu dökerek servis edin.
oktay ustadan
2 su b. buğday
2 soğan
yarım kg. kuzu gerdan
sıvıyağ
tuz, karabiber
Sosu için:
1 çorba k. tereyağı
1 çorba k. salça
tuz, karabiber
kekik
HAZIRLANIŞI:
Buğdayı önceden haşlayın.
Tencereye yemeklik kesilmiş soğanı alın ve kavurun.
Üzerine haşlanmış olan buğdayı ekelyin.
Yarım kg.kuzu etini haşlayın ve didikleyin.
Kuzu etini tencereye ilave edin.
Kaşık veya bir tahta kaşıkla devamlı dövün.
İyice özleşmesi için.
Üzerine kıvamı bağlamak için tencereye et suyunu
ilave edin.Devamlı özleşene kadar keşkeki pişirin.
Sosu için tavaya 1 çorb akaşığı tereyağını alın.Üzerine
salça,tuz ,karabiber ve kekik ilave ederek bir sos elde edin.
Servis tabağına keşkeği alıon üzerine sosu dökerek servis edin.
oktay ustadan
Dr. Ender Saraç, Esma'ül-Hüsna’yı zikretmenin insana huzur verdiğini söyledi...
Sağlıklı yaşam, doğal tıp, doğru beslenme, obezite, stres gibi konularda gelir seviyesi yüksek kesime danışmanlık yapan Dr. Ender Saraç, Allah’ın 99 ismini yani Esmaü’l-Hüsna’yı zikretmenin insana huzur verdiğini söylüyor. Merhametsizlere ‘Er Rahim’ ve ‘Er Rahman’, aşırı sinirlilere ‘El Halim’, yaşamında sevgi ve muhabbeti az olanlara ‘Ya Vedud’, nereye gideceğini bilemeyenlere ‘El Hadi’, sıkıntı içinde olanlara ‘El Vekil’ ismini zikretmelerini tavsiye eden Saraç, “Allah’ın isimlerini zikretmek, meditasyon ve diğer enerji teknikleri gibi pozitif enerji verebilecek etkili bir yöntem. Bu doğru olarak yapıldığında insanın içinde eksik olan enerjileri tamamlar, zarar veren enerjileri de törpüler ve kişiyi rahatlatır. Esmaü’l-Hüsna ile yapılan zikir, beynin bazı merkezlerinde birtakım enerjileri daha çok aktive eder. Zikirden elde edilecek maddi ve manevi güç, diğer insanların acılarını hafifletmek, topluma daha yararlı olmak için kullanılmalı.” diyor.
Dr. Ender Saraç, hepimizin bildiği gibi uzman bir hekim. Sağlıklı yaşam, doğal tıp, doğru beslenme, obezite, stres gibi konularda gelir seviyesi üst düzey grubuna yıllardan beri hizmet veriyor. Mısır’ın piramitlerinden Hindistan’ın aşramlarına, Kâbe-i Muazzama’dan Vatikan’daki Katolik kiliselerine kadar birçok yerde araştırmalar yapan Saraç, Doğu kökenli yoga, meditasyon, reiki gibi enerji tekniklerini incelemiş ve deneyimlemiş bir doktor. Bugüne kadar 100 bine yakın hasta bakan, birçok kitap yazan, kitapları çok satan bir yazar aynı zamanda. Ender Saraç kısa bir süre önce “Ruhsal Gelişimimiz ve Kader” adı altında bir kitap piyasaya çıkardı ve kitabında Allah’ın 99 ismi Esmaü’l-Hüsna’yı zikretmenin bir enerji tekniği olduğunu söyleyerek bütün dikkatleri üzerine çekti. Saraç, kitabında Esmaü’l-Hüsna’nın insanın ruhsal gelişimine nasıl katkıda bulunduğunu yazıyor. Kendini biraz katı ve merhametsiz hissedenlere “Er Rahim” ve “Er Rahman”, aşırı sinirli olanlara “El Halim”, yaşamında sevgi ve muhabbet az olanlara “Ya Vedud”, nereye gideceğini bilemeyenlere “El Hadi”, içinden çıkılamayan bir durum karşısında “El Vekil” ismini zikretmelerini söylüyor. Ayrıca her burcun etkilendiği isimlerin neler olduğunu anlatıyor. Mesela İkizler burcunun baskın isimleri; Es Semi, Eş Şehid, El Mukaddim, El Basir.
Tıp fakültesinden yeni mezun olduğunda doktorluğun sadece ‘reçete yaz, tahlil iste’ gibi eylemlerden ibaret olmadığını düşünerek araştırmaya başlayan Saraç, “Başka bir derinliği vardır diye hissediyor, hatta biliyordum. Ama çok gençtim, yeterince bilgim yoktu. Bu nedenle adını koyamıyordum.” diyor. Saraç, 18 yıllık bir çalışmanın ürünü olan kitabı için, “İçimde uyanan ve tecrübelerimle geldiğim noktanın kaleme dökülmüş halidir.” yorumunu yapıyor. Saraç, kitabının ne dini ne de siyasi bir çalışma olmadığını söyleyerek aslında akılda soru işareti bırakıyor. Çünkü bir Müslüman için esmaları zikretmenin ilk amacı Allah’ın rızasını kazanmak. “Zikri ve esmaları dinden bağımsız bir şey gibi insanlara sunmak doğru mu?” sorumuza şöyle açıklık getiriyor: “Dinden soyutlamıyorum. Bu evrensel bir bilgidir. İnsanlığa yararlı olabilecek enerji inanç sistemimizde var. Bırakın pek çok insan bunların tadını alsın. Şifasını, nurunu öğrensin. Ondan sonra seçimi kendi yapsın. Pek çok insanın ulaşamayacağı ve giremeyeceği yerlere belirli bir anlatım tekniğiyle ben girdim. Bu kitap Türk toplumuna iyi bir hizmettir. İnsanlara hissedebileceği ve anlayacağı dilden ikram yapmak lazım. Sonuçta ben de bazı şeyleri nasıl yapacağımı hissediyorum.” diyor. Ender Saraç, yoga, meditasyon gibi Batı toplumlarında çok popüler olan tüm enerji tekniklerini denemiş hastalarının, “En büyük teknik nedir?” sorusuna, “Kalben tam teslim olarak yaşamak.” cevabını veriyor.
Ayete’l-Kürsî’nin koruyucu etkisi bilimsel olarak ispatlanacak
Ender Saraç, artık dünyada her şeyin bilimsel ve teknik şeylerle açıklandığını ve bunun aslında en ileri teknolojinin kaynağı olan El Alîm esmasının tecellisi olduğunu belirtiyor. Saraç, “Ayete’l-Kürsî, Felak ve Nas sûreleri okunduğunda insanın aurasının kalınlaştığı yani insanın korunduğu, çok kısa süre içinde birtakım ince aletlerle tespit edilecek. Nazar diye bir enerji olduğu ve nazara karşı bazı sûrelerle korunmanın insanın aurasını genişlettiği bilimsel olarak açıklanacak.” diyor.
Ender Saraç’a göre;
* İnsanoğluna indirilmiş en son ve bir üst modeli gelmeyecek tek yazılım programı Kur’an-ı Kerim. Kur’an’da insana şifa verecek pek çok bilgi var.
* Zikir, meditasyon ve diğer enerji teknikleri gibi pozitif enerji verebilecek etkili bir yöntem.
* Zikir doğru olarak yapıldığında insanın içinde eksik olan enerjileri tamamlar, keskin olup zarar veren enerjileri de törpüler ve kişiyi rahatlatır.
* Esmaü’l-Hüsna ile yapılan zikir, beynin bazı merkezlerinde birtakım enerjileri daha çok aktive ediyor.
* Zikirden elde edilecek maddi ve manevi güç, diğer insanların acılarını hafifletmek, topluma daha yararlı olmak için kullanılmalı.
* Toplumda herkes enerji emen bireyler olarak yaşıyor. Ortadaki kaptan herkes emmek istiyor. Kimsenin kaba verecek malzemesi yok.
* Kur’an’da söylendiği gibi insanların kalpleri mühürlü. Yani kalp şakraları kapalı. Bu nedenle 40 gün El Basid esması zikredilebilir. Bu zikir kalbi açar, rahatlatır, genişletir.
* “O kadın benle evlensin, bu adam beni boşasın, çok zengin olayım, şu işi ben kapayım” gibi egomuzu savunmak ve ön plana çıkarmak için korkunç bir şekilde ben merkezli enerji harcanıyor. Ego merkezli yaşamayı bırakıp, tam teslimiyet haline geçildiğinde beyin enerji tasarrufu yapıyor ve o zaman bütün istekler oluyor.
* Bizim inanç sistemimizin kökü sevgi. Toplumda gerilim yaratan değil, toplumda daha olumlu enerjiler veren insanların oranı arttıkça Batı’ya bile meditasyon ve reikilerden çok daha güzel şeyler sunacağız.
netten alıntıdır !!!!!!
Sağlıklı yaşam, doğal tıp, doğru beslenme, obezite, stres gibi konularda gelir seviyesi yüksek kesime danışmanlık yapan Dr. Ender Saraç, Allah’ın 99 ismini yani Esmaü’l-Hüsna’yı zikretmenin insana huzur verdiğini söylüyor. Merhametsizlere ‘Er Rahim’ ve ‘Er Rahman’, aşırı sinirlilere ‘El Halim’, yaşamında sevgi ve muhabbeti az olanlara ‘Ya Vedud’, nereye gideceğini bilemeyenlere ‘El Hadi’, sıkıntı içinde olanlara ‘El Vekil’ ismini zikretmelerini tavsiye eden Saraç, “Allah’ın isimlerini zikretmek, meditasyon ve diğer enerji teknikleri gibi pozitif enerji verebilecek etkili bir yöntem. Bu doğru olarak yapıldığında insanın içinde eksik olan enerjileri tamamlar, zarar veren enerjileri de törpüler ve kişiyi rahatlatır. Esmaü’l-Hüsna ile yapılan zikir, beynin bazı merkezlerinde birtakım enerjileri daha çok aktive eder. Zikirden elde edilecek maddi ve manevi güç, diğer insanların acılarını hafifletmek, topluma daha yararlı olmak için kullanılmalı.” diyor.
Dr. Ender Saraç, hepimizin bildiği gibi uzman bir hekim. Sağlıklı yaşam, doğal tıp, doğru beslenme, obezite, stres gibi konularda gelir seviyesi üst düzey grubuna yıllardan beri hizmet veriyor. Mısır’ın piramitlerinden Hindistan’ın aşramlarına, Kâbe-i Muazzama’dan Vatikan’daki Katolik kiliselerine kadar birçok yerde araştırmalar yapan Saraç, Doğu kökenli yoga, meditasyon, reiki gibi enerji tekniklerini incelemiş ve deneyimlemiş bir doktor. Bugüne kadar 100 bine yakın hasta bakan, birçok kitap yazan, kitapları çok satan bir yazar aynı zamanda. Ender Saraç kısa bir süre önce “Ruhsal Gelişimimiz ve Kader” adı altında bir kitap piyasaya çıkardı ve kitabında Allah’ın 99 ismi Esmaü’l-Hüsna’yı zikretmenin bir enerji tekniği olduğunu söyleyerek bütün dikkatleri üzerine çekti. Saraç, kitabında Esmaü’l-Hüsna’nın insanın ruhsal gelişimine nasıl katkıda bulunduğunu yazıyor. Kendini biraz katı ve merhametsiz hissedenlere “Er Rahim” ve “Er Rahman”, aşırı sinirli olanlara “El Halim”, yaşamında sevgi ve muhabbet az olanlara “Ya Vedud”, nereye gideceğini bilemeyenlere “El Hadi”, içinden çıkılamayan bir durum karşısında “El Vekil” ismini zikretmelerini söylüyor. Ayrıca her burcun etkilendiği isimlerin neler olduğunu anlatıyor. Mesela İkizler burcunun baskın isimleri; Es Semi, Eş Şehid, El Mukaddim, El Basir.
Tıp fakültesinden yeni mezun olduğunda doktorluğun sadece ‘reçete yaz, tahlil iste’ gibi eylemlerden ibaret olmadığını düşünerek araştırmaya başlayan Saraç, “Başka bir derinliği vardır diye hissediyor, hatta biliyordum. Ama çok gençtim, yeterince bilgim yoktu. Bu nedenle adını koyamıyordum.” diyor. Saraç, 18 yıllık bir çalışmanın ürünü olan kitabı için, “İçimde uyanan ve tecrübelerimle geldiğim noktanın kaleme dökülmüş halidir.” yorumunu yapıyor. Saraç, kitabının ne dini ne de siyasi bir çalışma olmadığını söyleyerek aslında akılda soru işareti bırakıyor. Çünkü bir Müslüman için esmaları zikretmenin ilk amacı Allah’ın rızasını kazanmak. “Zikri ve esmaları dinden bağımsız bir şey gibi insanlara sunmak doğru mu?” sorumuza şöyle açıklık getiriyor: “Dinden soyutlamıyorum. Bu evrensel bir bilgidir. İnsanlığa yararlı olabilecek enerji inanç sistemimizde var. Bırakın pek çok insan bunların tadını alsın. Şifasını, nurunu öğrensin. Ondan sonra seçimi kendi yapsın. Pek çok insanın ulaşamayacağı ve giremeyeceği yerlere belirli bir anlatım tekniğiyle ben girdim. Bu kitap Türk toplumuna iyi bir hizmettir. İnsanlara hissedebileceği ve anlayacağı dilden ikram yapmak lazım. Sonuçta ben de bazı şeyleri nasıl yapacağımı hissediyorum.” diyor. Ender Saraç, yoga, meditasyon gibi Batı toplumlarında çok popüler olan tüm enerji tekniklerini denemiş hastalarının, “En büyük teknik nedir?” sorusuna, “Kalben tam teslim olarak yaşamak.” cevabını veriyor.
Ayete’l-Kürsî’nin koruyucu etkisi bilimsel olarak ispatlanacak
Ender Saraç, artık dünyada her şeyin bilimsel ve teknik şeylerle açıklandığını ve bunun aslında en ileri teknolojinin kaynağı olan El Alîm esmasının tecellisi olduğunu belirtiyor. Saraç, “Ayete’l-Kürsî, Felak ve Nas sûreleri okunduğunda insanın aurasının kalınlaştığı yani insanın korunduğu, çok kısa süre içinde birtakım ince aletlerle tespit edilecek. Nazar diye bir enerji olduğu ve nazara karşı bazı sûrelerle korunmanın insanın aurasını genişlettiği bilimsel olarak açıklanacak.” diyor.
Ender Saraç’a göre;
* İnsanoğluna indirilmiş en son ve bir üst modeli gelmeyecek tek yazılım programı Kur’an-ı Kerim. Kur’an’da insana şifa verecek pek çok bilgi var.
* Zikir, meditasyon ve diğer enerji teknikleri gibi pozitif enerji verebilecek etkili bir yöntem.
* Zikir doğru olarak yapıldığında insanın içinde eksik olan enerjileri tamamlar, keskin olup zarar veren enerjileri de törpüler ve kişiyi rahatlatır.
* Esmaü’l-Hüsna ile yapılan zikir, beynin bazı merkezlerinde birtakım enerjileri daha çok aktive ediyor.
* Zikirden elde edilecek maddi ve manevi güç, diğer insanların acılarını hafifletmek, topluma daha yararlı olmak için kullanılmalı.
* Toplumda herkes enerji emen bireyler olarak yaşıyor. Ortadaki kaptan herkes emmek istiyor. Kimsenin kaba verecek malzemesi yok.
* Kur’an’da söylendiği gibi insanların kalpleri mühürlü. Yani kalp şakraları kapalı. Bu nedenle 40 gün El Basid esması zikredilebilir. Bu zikir kalbi açar, rahatlatır, genişletir.
* “O kadın benle evlensin, bu adam beni boşasın, çok zengin olayım, şu işi ben kapayım” gibi egomuzu savunmak ve ön plana çıkarmak için korkunç bir şekilde ben merkezli enerji harcanıyor. Ego merkezli yaşamayı bırakıp, tam teslimiyet haline geçildiğinde beyin enerji tasarrufu yapıyor ve o zaman bütün istekler oluyor.
* Bizim inanç sistemimizin kökü sevgi. Toplumda gerilim yaratan değil, toplumda daha olumlu enerjiler veren insanların oranı arttıkça Batı’ya bile meditasyon ve reikilerden çok daha güzel şeyler sunacağız.
netten alıntıdır !!!!!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)