Kadın Güzellik Moda Sağlık Aşk Aile Evlilik

Kadın etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Kadın etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Cinsellik söz konusu olduğunda, kapalı gözlerin ardındaki görüntüler bazen gerçek hayatta yaşananlardan çok daha çılgınca olabiliyor.Sokak röportajları yapan bir muhabir sizi yolda durdurup en tuhaf cinsel fantezinizi sorsa, bunu ona anlatmaya cesaret edebilir misiniz? Muhtemelen hayır! Peki en yakın arkadaşınızla sohbet ederken bu konuda rahatça konuşabilir misiniz? Cevap yine hayır!

Konu seks; özellikle de cinsel fanteziler olduğunda, çoğumuz hayal gücümüzün akıllara ziyan ürünlerini kendimize saklamayı tercih ederiz. Bunun iki sebebi vardır.

• Birincisi; fantezilerimizin kişiliğimize, özlemlerimize, beklentilerimize, hatta bazı durumlarda cinsel sorunlarımıza dair ipuçları taşıdığını biliriz.

• Dolayısıyla onları açığa vurmak bizim için ortalıkta çırılçıplak dolaşmak kadar imkânsızdır. İkincisi; bu fanteziler zihnimizde ne kadar anlamlı ve doğalsa, anlatınca bize o derece anlamsız, olağandışı ve gülünç gelir.

• Sonuç olarak pek çok kadın, cinsel içerikli hayallerini kendine saklamayı tercih eder. Öyle ki bu hayalleri sevgilisinden ya da eşinden bile uzak tutar.

• Daha edepli olanları hafızasının bir köşesinde saklarken, uç noktalarda gezinen hayallerini acilen unutmayı tercih eder.

• Kadınlar için cinsel fantezileri hakkında konuşmak, cinsel hayatları hakkında konuşmaktan bile daha zorken, seksologların halini düşünebiliyor musunuz?

• Onlar için asıl cazip olan yüzlerce kez dinledikleri iktidarsızlık, yatakta iletişim bozukluğu ya da isteksizlik hikâyeleri değil, beynimizin bize oynadığı tutku oyunlarıdır ama bu oyunlara ulaşmaları hiç de kolay sayılmaz.
Fiziksel ihtiyacın, dışında önemli bir psikolojik unsur olarak da görülen seksin, hayatımızdaki olumlu ya da olumsuz etkilerini artık hepimiz biliyoruz. Bu konuda yapılan araştırmalar, iyi bir seks hayatı olan kişilerin, mutlu ve huzurlu olduğunu ortaya çıkarıyor. Özellikle cinsel yaşamında mutlu olamayan kişilerin, hayattan zevk almakta da güçlük çektikleri belirtilmiş. Hayatımızda büyük bir yer tutan seksin, ne derecede önemli olduğu tartışılırken, uzun süreli ilişkilerde karşılaşılan sorunların çiftleri seksten soğuttuğunun ve yeni arayışlara ittiğinin altını çiziyor.
Her konuda olduğu gibi bu konuda da iki farklı görüş söz konusu... Seksin çok önemli olduğunu iddia edenlerin görüşleriyle, önemli olmadığını savunanların görüşlerini araştırdık. İşte sonuçlar...

Seks önemli çünkü...

Seks, ilişkinizdeki sorunlarınızın en basit nedeni. Hayata bakış açınızı değiştirme gücüne bile sahip olan seks, mutluluğunuzun ya da asabiyetin de kaynağı aynı zamanda...
“En son ne zaman seks yaptığımı hatırlamıyorum. Hayatta seksten başka zevkler de var” diyebilirsiniz. Evet, gerçekten de hayatta zevk alabileceğiniz başka şeyler de var. Özellikle sıradan bir ilişkiniz varsa, “başka şeyleri” seksten daha önemli görebilirsiniz. İyi birer arkadaş olabilir ve iki arkadaşın yaptıklarını yaparak mutlu olabilirsiniz. Ancak gerçek cinsel birlikteliğiniz yoksa, “sevgili” olduğunuzu iddia edemezsiniz.
Bir düşünün.... Her gece aynı yatağı paylaştığınız eşinizle seks yapmıyorsunuz. Ya da seks yapma sıklığınız yok denecek kadar az. Bu durum, eşinizin ya da sevgilinizin cinsel anlamda, sizi isteyip istemediği şüphesini uyandıracaktır doğal olarak. Sonuç olarak, sıradan, mutsuz, özgüveni sarsılmış bir ruh haline sahip olacaksınız.
Gelelim seksi önemli kılan diğer tezlere... Seksi, sadece çocuk sahibi olmak için geçilen sıradan bir yol olarak görmemek gerekiyor. Çünkü mükemmel bir seks hayatı olan çiftler, aynı zamanda birbirlerini çok iyi tanıyan çiftlerdir. Yatakta birbirlerini “yakinen” tanıma fırsatı bulan partnerler, ünlük hayattaki sorunlarının üstesinden gelme konusunda daha pratiktirler.
Eğer seksi yok sayarak yaşamaya devam edersiniz, ilişkinizde “zorlanmalar” olduğunun farkına varacaksınız. Bu sorunu görmezden gelip, bu şekilde ilişkinize devam ederseniz de yapacağınız tek şey, “Hayattan zevk alacak başka şeyler de var” demek olacaktır.
Aslında bu telkin, yavaş yavaş birlikte yaşayan iki arkadaşa dönüştüğünüzü, artık bir sevgli hayatı yaşamadığınızın en önemli göstergesi. Çünkü seks, iletişimin en genel yoludur! Seksin olmadığı bir hayat, sizi bir süre sonra bunalıma sürükleyebilir.
Uzun süreli bir ilişkide hep aynı kişiyle birlikte olmak, sizi sıkmış olabilir. Eğer gerçek sebep buysa, ayrılıp yeni biriyle gizli kalmış tutkularınızı ortaya çıkartmak isteyebilirsiniz.

Önemli değil çünkü...

Herkes seks hakkında yalan yanlış bir şeyler konuşuyor. Peki seks gerçekten bu kadar önemli mi? Hayır! Yeni biriyle birlikte olmak, heyecan dolu olduğu kadar, sizin sekste ne kadar iyi olduğunuzun bir kanıtı da olabilir. Ama uzun süreli bir ilişkide her defasında daha iyi olmak zorundasınız. Ancak repertuarınız aynı olduğu sürece yeni parçalar çalamazsınız. “Seks iyidir, daha çok seks ise daha iyidir” türü bir mantık bir süre sonra monoton ve sıkıcı bir hayata dönüşecek ve seksten zevk almamaya başlamanıza yol açacaktır.
Uzun süreli bir ilişkide seks, yıllar önce aldığınız bir elbiseyi her gün giymek zorunda kalmaya benzer! Elbise aynıdır, giyme şekliniz aynıdır. Yeni olan, heyecan verici olan hiçbir şey yoktur. Eğer iyi bir seksin hayatınızda olmasını istiyorsanız, iki tercihiniz var: Ya yeni bir ilişkiye başlarsınız, ya da daha az ama daha iyi seks yapmayı tercih edersiniz. Birçok çift ikinci yöntemi uyguladıklarını ve faydasını gördüklerini anlatıyor. Sürekli ve monoton olmayan, zorunluluk ve alışkanlık haline gelmeyen seks, sizi heyecanlandırmaya devam edecektir.
Sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz. Nasıl mı?

Özel yiyecekler almadan, pahalı diyet kulüplerine katılmadan sadece hayat tarzınızı değiştirerek güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz.



1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için.

2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur.

3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.

4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun.

5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu.

6- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.

7- Öğün aralarında yeme istedi doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor.

8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.

9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.

10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.

11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.

12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin.

13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.

14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar.

15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.

16- Ev işi yaparak da kalori yamanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.

17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.

18- Sık ama az yiyin.

19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.

20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.
Kısa ve etkileyici konuşun , Kadınlar konuşarak sevinçlerini paylaşırken, erkekler daha çok hareketleri kullanır. Konuşarak sevinmek veya şükretmek onlara uymaz. Erkeklerin aşk hakkında uzun uzun konuşmayı sevmemesi, sizi ruhunuzu okşayan bu tür konulardan mahrum bırakmamalı. Sevgilinize ilgisine ne kadar muhtaç olduğunuz açık açık anlatmalısınız. Erkekler sessizlikten hoşlanır Diyelim ki çılgınlar gibi seviştiniz ve birbirinizin kollarında yatıyorsunuz. O anda, siz ona ne kadar çok bağlı olduğunuzu söylemek isterken, o gözlerini kapatıp, anın büyüleyici rahatlığının tadını çıkarmak ister. İlişkinizin büyüsünü sizin kadar hissetmediği için onu suçlamak yerine, erkeklerin duygularını kadınlardan farklı ifade ettiklerini hatırlayın. Yoğun duygular içinde olan bir kadın bunu konuşarak dışa vurmayı tercih ederken, erkekler bu tür anları kendi kendilerine yaşamayı tercih eder. Duygularını paylaşmazlar Deşarj olmak için kadınlar sorunlarını dile getirmeye çalışırken, erkekler konuyu fazla uzatmadan çözüm bulmak ister. Erkekler sorunları sistematik olarak ele alır ve adım adım çözmeye çalışır. Ağlama krizlerinden hoşlanmazlar Erkekler gerçekten dramatik olayların dışında pek ağlamazlar. Kadınlar ise neredeyse her şey için ağlarlar. Onlar için kızgınlık, sinirlilik, yorgunluk, sevinç ağlama sebebi olabilir. Bir an için kendinizi sevgilinizin yerine koymayı deneyin ve kendinize onun gözüyle bakın. Bir dakika mutlusunuz, sonraki dakika gözyaşlarınız dökülmeye başlar. Ortada gerçek bir sorun yoksa, sevgiliniz ruh halinizi anlamakta ve size destek vermekte zorlanacak ve siz bu davranışı duygusuzluk olarak algılayacaksınız. Ağlama olayında kadınlar ve erkekler arasındaki yaklaşım farklılığını sevgilinizle konuşarak halledebilirsiniz. Özür dilemeyi sevmezler Erkekler tartışmayı bitirmek için illa bir formüle ihtiyaç duymaz. Onlar hiçbir şey söylemeden de tartışmayı bitirebilir. Uzun lafın kısası, erkeklerden özür dilemelerini bekliyorsanız, çoğu zaman boşa beklersiniz. Bu durum karşısında öfkelenmeye veya onların vicdan azabı duymayan, kalpsiz biri olduklarını düşünmenize gerek yok. Erkekler için özür dilemek olayı yeniden yaşamak anlamına geldiği için yaşananları tekrar etmeden özür dilemeyi seçerler. Sonuçta durup dururken arabanızı yıkaması, birkaç özür kelimesi söylemesinden daha iyi değil mi?
Cilt lekeleri, ölü deriler, kırılmış tırnaklar için çözümler elinizin altında olabilir. İşte etrafınızdaki ufak tefek şeylerle gelen güzellik. Yarım limon Güneş lekeleri için evinizdeki limon iyi bir çözüm olabilir. Limonu ortadan kesin ve lekelrinize sürün. Yüzünüz bu şekilde 3 dakika bekleyin ve durulayın.

Kibrit kutusundan törpü
Tırnağınız kırıldı ancak törpünüzü evinizde unuttunuz.. Kibrit kutusunun yakma şeridi ile tırnağınızı kısa sürede törpüleyebilirsiniz.

Türk kahvesiyle peeling
İçtiğiniz türk kahvesinin telvesini dökmeyin. Kahve telvesiyle bepanten kremi karıştırın ve yüzünüze dairesel hareketlerle sürün. Hoş görünmese de ölü derilerden kurtulmak için en basit çözüm.
Eski maskaralar kullanılabilir Tarihi geçen maskaranız hala işinize yarayabilir. Eski maskaranızı alt kirpiklerinize sürün. Kalıntılarını temizlemek kolay olurken daha doğal görümüm elde edebilirsiniz.

Bal ile cildiniz parlasın
Kurumuş ve çatlamış ciltler için bir kaşık bal ile şekeri karıştırın. Dudaklarınıza sürün ve bekletin. Böylece yumuşacık ve pürüzsüz, canlı dudaklara sahip olabilirsiniz.
Çiftlerle yapılan görüşmeler sonucu elde edilen bilgilere göre aşağıdaki kişilik özellikleri evlilikte doyumu ve uyumu belirliyor. Erkekte sıcakkanlılık, sosyal ilişki kurma isteği arttıkça evlilikte uyum azalıyor. Erkeğin makbulü, evin dışında fazla ilişkisi olmayanı. Kadın için sıcakkanlılık uyum faktörleri içinde sayılmıyor bile.

• Strese tolerans her iki cins açısından önemli. Eksikliği sorun çıkarıyor.

• Enerjik, canlı ve hayatiyeti yüksek erkek ve kadın ideal. Ama erkekler için bir paradoks var: Hem canlı hem sosyal ilişki yoksunu olacak, evden ayrılmayacak!

• Değişime açıklık erkekte önemli, kadında değil. Aşırısı zararlı, sık eş değiştirmekle sonuçlanabiliyor.

• Kendini sorgulama her iki cinste ne kadar yüksek olursa, ilişkide uyum o kadar azalıyor.

• Gergin erkek evliliği zora sokuyor.

• Bir grup içinde olmak temel ihtiyacı olmamalı. (Erkekte bu ihtiyaç yüksek olduğunda, eşi kendisinden uzaklaştığını düşünüyor)

• Yeniliğe açık olmalı. Ama fazla değil. Aşırı yeniliğe açık olmak erkekleri, geleneğe, düzene, otoriteye hatta evliliğe tepkiye yöneltir.

Mutlu beraberlikler için birkaç öneri
Duygusal iniş çıkışları yoğun olan ve uzun süren kadınlar bir endokrinoloğa (hormon uzmanı) başvurmalı.

Eşleri ‘ayın muayyen günlerinde’ yoğun ve şiddetli iniş çıkışlar gösteren erkekler, bu süreçte yaşananları anlayışla karşılamalı.

Kadınlar bazı kokuları hiç de çekici bulmayabilir. Bu onların beyninin kokulara daha fazla hassas olmasından kaynaklanır! (Erkekler deodorant kullanmayı ihmal etmeyin!)

Eğer bir erkekle uzun süreli bir ilişkiyi planlıyorsanız, saygı duyduğunuz ve beğendiğiniz özellikleri olduğundan emin olun. Böylece ‘kimyamız çok tutuyor’ safhası geçtikten sonra yeterli miktarda endofin salgılamaya zemin yaratırsınız. Bu da sizi epey idare edecektir.

Sizin için ideal sevgilinizde başarı isteği veya görünüş önemli ise, kandırılmadığınızdan emin olun. Çevreden ve arkadaşlarından ipuçları almaya çalışın.

Herhangi bir uzlaşma girişiminin içinde mutlaka kadınlar bulunmalıdır. Erkeklerin işi kestirip atma eğilimine karşı, onlar konuşma ve ilişkiyi kotarma eğiliminde olacaklardır.
Related Posts with Thumbnails

Haberler Haberler Haberler